Ancak nereye doğru ilerlediğimizi biliyoruz.Ale wiemy, dokąd zmierzamy.
Ancak nereye doğru ilerlediğimizi biliyoruz.Ma noi sappiamo dove stiamo andando.
Anladým. Nereye gidiyorsun?Α, έφτασε ο Ονούρ.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Donc peu importe où vous regardez, le message, il me semble, est le même.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Dus waar je ook kijkt, de boodschap, zo lijkt het voor mij, is dezelfde.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Entonces, adondequiera que miren, me parece que el mensaje es el mismo.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Es scheint also, egal, wo man hinblickt, dieselbe Botschaft vorzuherrschen.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Insomma, ovunque ti giri il messaggio, mi sembra, è lo stesso.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.여러분이 무엇을 보던지, 그 메세지는 동일해 보입니다.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Oriunde ne uitam, mesajul este acelasi, in opinia mea.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Takže jakkoli se na to díváte, zpráva je podle mě stejná.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Takže nech sa pozriete kamkoľvek, zdá sa, že odkaz je stále rovnaký.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Tehát bármerre nézünk, ugyanazt az üzenetet találjuk.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Επομένως οπουδήποτε κι αν κοιτάξεις, το μήνυμα, νομίζω, είναι το ίδιο.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Така че, където и да гледате, посланието е, струва ми се, едно и също.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Так что, куда ни глянь - смысл тот же.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.אז לאן שלא תסתכלו, המסר, כך נראה לי, הוא זהה:
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.هكذا أينما نظرتم، العبرة ، يبدو لي، هو نفسها.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.減らすということでより多くを学べ
Anlıyor musun? Nereye gideceğim?Είναι εντάξει...
Anlıyor musun? Nereye varmaya çalıştığımı görüyor musun?¿entiendes dónde quiero ir? ... una verdadera civilización avanzada
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.A chápem ich. Viem, ako to chodí.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Chápu je. Vím, jak to chodí.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Eu percebo, sei como isto funciona.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Ich verstehe das; ich weiß, wie das läuft.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Ik begrijp het; ik weet hoe het gaat.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Inteleg; stiu cum merg lucrurile.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Jag förstår; jag vet hur det funkar.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Je comprends ; je sais comment ça se passe.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Jeg forstår det; jeg ved godt hvad der foregår.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.저는 이해합니다. 어떻게 돌아가는지 알고 있습니다.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Li capisco. So come vanno queste cose.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Rozumiem; wiem jak to działa.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Saya paham; saya tahu bagaimana itu berjalan.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Tôi hiểu điều này, tôi biết việc đó diễn ra như thế nào.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Úgyhogy megértem, tudom, hogy megy ez.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Vem kako to gre.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Yo lo entiendo, sé de qué va esto.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Καταλαβαίνω· γνωρίζω το σκεπτικό.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Знам как се случва.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Я понимаю; я знаю, как это бывает.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.Я розумію; знаю як це буває.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.אני מבין; אני יודע איך זה עובד.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.أنا أفهم , و أعرف كيف ستسير الامور.
Anlıyorum, bu nereye gidecek biliyorum.我々が改善していかなくてはなりません
Anne, nereye gidiyorsun?Był złośliwy tylko dlatego, bo chciał, byśmy dali sobie z nim spokój. Byłem głupi.
Anne, nereye gidiyorsun?Madre, ¿dónde vas?
Anne? Nereye gidiyorsunuz?Μητέρα; Πού πηγαίνειs;
Arabayı nereye park ettin?¿Dónde estacionaste el coche?
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Danno ai ricercatori la possibilità di sapere dove dirigersi.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.De ger forskare ledtrådar om var de bör forska vidare.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.De giver forskere en pejling af hvor de skal hen.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Ele dau cercetătorilor un sprijin în a şti încotro să meargă.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Elles donnent aux chercheurs la possibilité de savoir où aller.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Fogódzót adnak a kutatóknak azzal kapcsolatban, hogy merre menjenek.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.연구원들에게 어디로 나아가야 할지를 알려주는 방향타가 되어 줍니다.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Mereka memberikan pegangan kepada para ilmuwan tentang ke mmana harus melangkah.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Nó cung cấp một sự hướng dẫn cho các nhà nghiên cứu về địa điểm cần phải đi tới.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Oferecem aos investigadores uma forma de controlar para onde vão.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Poskytuje vědcům určitá vodítka.