Gitmediğimiz neresi kaldı?Wo sind wir noch nicht hingegangen?
Gitmediğimiz neresi kaldı?Που δεν έχουμε πάει ακόμα;
Gitmediğimiz neresi kaldı?Где мы еще не были?
Gitmediğimiz neresi kaldı?Къде ли още не сме търсили?
Gitmediğimiz neresi kaldı?? איפה לא חיפשנו אותה
Gitmediğimiz neresi kaldı?الى اي مكان لم نذهب بعد ؟
Gitmediğimiz neresi kaldı?学校!
(haykırıyor) Orası neresiyse asla gitmiyorum.そんな国には行かない
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››제사장들이 각각 아는 자에게서 받아 들여서 전의 어느 곳이든지 퇴락한 것을 보거든 그것으로 수리하라 하였더니
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››Vezmou kněží k sobě, jeden každý od známého svého, a oni opraví zbořeniny domu všudy, kdež by bylo zboření.
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››יקחו להם הכהנים איש מאת מכרו והם יחזקו את בדק הבית לכל אשר ימצא שם בדק׃
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››ليأخذها الكهنة لانفسهم كل واحد من عند صاحبه وهم يرمّمون ما تهدم من البيت كل ما وجد فيه متهدما.
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››你 們 當 從 所 認 識 的 人 收 了 來 、 修 理 殿 的 一 切 破 壞 之 處
Her kâhin bunları hazine görevlilerinden alsın. Tapınağın neresinde yıkık bir yer varsa, onarılsın.››你 們當從 所 認識 的 人 收 了來 、 修理 殿 的 一切 破壞之處
Hey! "Burası" neresi?Hördu! var är "här"?
Hey! "Burası" neresi?Πού είμαστε;
Hindistan'dan Brahma Gupta. Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokBrahma Gupta... in India dus...duidelijk en eigenlijk weet ik niet waar in hij leefde in India.
Hindistan'dan Brahma Gupta. Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokBrahma Gupta... in India quindi... in realtà non so in che parte dell'India visse.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokAlso ... offensichtlich und tatsächlich weiss ich nicht, wo genau in Indien er gelebt hat.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yok Aşağı yukarı bu bölgede yaşamıştı.Det helt eksakte sted har vi ikke med her, men det er i den her del af verden.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokBrahma Gupta ... en la India.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokBrahma Gupta...
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokBrahma Gupta... Indiában.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokDoufám, že to bylo zhruba ... zhruba tam, a on také významně přispěl.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yok그가 정확히 인도 어느 지역에 살았는지는 저도 알아봐야 할 것입니다
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokNa Índia então ... obviamente, e na verdade eu não sei onde na Índia, ele viveu, eu deveria olhar que se
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokNeviem, kde presne v Indii žil, mal by som si to pozrieť.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokTak więc....niestety, nie wiem w jakiej części
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokVì vậy, ... rõ ràng và thực sự là tôi không biết nơi ông sống ở Ấn Độ . Tôi nên tìm kiếm chỗ đó.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokΈτσι... προφανώς και στην πραγματικότητα δεν ξέρω που έζησε στην Ινδία. Θα πρέπει να το κοιτάξω αυτό
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokЗащото е допринесъл с много
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokТак .... на жаль, я не знаю, в якій частині Індії він жив.Повинен пошукати.
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokהיה ברהמה גופטה בהודו
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yok.. و فى الحقيقة فأنا لست متأكداً فى أى مكان بالهند عاش هذا العالم
Hindistan'ın neresinde yaşamış olduğu hakkında bir fikrim yokインドに住んでいたと思います。 この辺です。
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın.Jokainen juomapisara, jokainen hengenveto yhdistää ihmisen mereen riippumatta asuinpaikasta pallollamme.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Als Menschen können wir spüren, wo das Gewicht eines Objekts in unserer Hand liegt.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Als mensen zijn we gevoelig voor waar een object in onze hand zwaar is.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Bởi vì con người chúng ta nhạy cảm với sức nặng của đồ vật cầm trong tay.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Ca oameni, suntem sensibili acolo unde un obiect din mâna noastră e greu.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Come esseri umani siamo sensibili alla posizione del peso di un oggetto che teniamo in mano.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Como humanos sentimos dónde pesa un objeto en la mano.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.En tant qu'humains, nous sommes sensibles au poids d'un objet dans notre main.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Jako lidé jsme velmi citliví na to, zda je objekt ve vaší ruce těžký.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Jako ludzie czujemy, gdy trzymany przedmiot jest ciężki.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.우리 인간들은 우리 손안에 있는 물건의 어느 부분이 무거운지를 느낄 수 있습니다.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Ljudje občutimo težo predmeta v naših rokah.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Ľudia dokážu rozoznať, kde je predmet v ich rukách ťažký.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Mi emberek érzékenyek vagyunk arra, hogy a kezünkben lévő tárgyak hol nehezek.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Nós humanos, somos sensíveis a onde um objecto na nossa mão é pesado.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Sebagai manusia, kita peka terhadap berat objek di tangan kita.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Som mennesker er vi følsomme for når et objekt er tungt i vores hænder.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Ως άνθρωποι, είμαστε ευαίσθητοι όταν ένα αντικείμενο στο χέρι μας είναι βαρύ.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Като човешки същества , ние усещаме в зависимост къде има натиск върху ръката ни.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Ми, люди, чутливі до ваги об'єкта в наших руках.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.Мы, люди, чувствительны к тяжести объекта в наших руках.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.כאנשים, אנחנו רגישים לאיפה אובייקט שבידינו הוא כבד.
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.نحن كبشر حساسون لمَ إذا كان الشيء في يدينا ثقيلاً ام لا
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.どこに重みがあるかに敏感です それを携帯に応用できないでしょうか?
İnsanlar sık sık bana şunu soruyorlar, "Gezegende en sevdiğin yer neresi?"Adesea sunt întrebată "Care e locul meu favorit din lume?"