Bu resmi çektiğimde, gecenin neminden dolayı pencere donmuştu.عندما إلتقطت هذه الصورة النافذة كانت متجمدة بسبب رطوبة المساء
Bu resmi çektiğimde, gecenin neminden dolayı pencere donmuştu.夜露で窓が凍っていました でも氷の向う側では太陽が昇っていた
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Cały proces jest zależny od temperatury i wilgotności powietrza.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Der ganze Prozess reagiert sehr empfindlich auf Temperatur und Luftfeuchtigkeit.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Het is erg gevoelig voor temperatuur en vocht.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Întregul proces e foarte sensibil la temperatură și umiditate.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.전체 프로세스는 온도와 습도에 매우 민감합니다.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.L'ensemble du processus est très sensible à la température et à l'humidité.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Toàn bộ quá trình rất nhạy cảm với nhiệt độ và độ ẩm.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Tutto il processo è molto sensibile alla temperatura e all'umidità.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Весь способ очень чувствителен к температуре и влажности.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Тodo el proceso es muy sensible a la temperatura y humedad.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.Целият процес е много чувствителен на температура и влажност.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.כל התהליך הוא רגיש מאוד לטמפרטורה וללחות.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.العملية بأكملها شديدة الحساسية للرطوبة ودرجة الحراراة.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.今日お聴きいただいたものは完璧ではありません。
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.A combinação disso e a humidade elevada teve um efeito espantoso na área.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Combinația aceasta împreună cu umiditatea ridicată a avut un efect oarecum dramatic în zonă.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.De combinatie daarvan met de verhoogde vochtigheid had een nogal dramatisch effect op het lokale gebied.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.E la combinazione dell'acqua e dell'elevata umidità ha avuto un effetto significativo sulla zona circostante.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Ennek és a megemelkedett párának a hatása meglehetősen drámai volt a környezö területen.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Eso junto a la elevada humedad produjo un efecto rotundo a nivel local.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Et l'association de cela et de l'humidité élevée a eu un effet radical sur la zone locale.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.그리고 그것과 높아지는 습도의 조합이 그 지역에 아주 인상적인 영향을 끼쳤습니다.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Kombinasi hal itu dan meningkatnya kelembaban udara memiliki efek dramatis terhadap daerah setempat.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Och kombinationen av det med den förhöjda luftfuktigheten gav en dramatisk effekt på området.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Tak więc połączenie tego z podnoszeniem wilgotności, miało nieco drastyczny skutek dla najbliższych okolic.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Và sự kết hợp giữa nhà kính và độ ẩm cao đã đem lại hiệu quả khá ấn tượng trong vùng.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.Ο συνδυασμός αυτού με την αυξημένη υγρασία είχε ένα απίστευτο αποτέλεσμα στη γύρω περιοχή.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.И комбинацията от това и повишената влажност имаше доста драматичен ефект върху местната област.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.И сочетание воды и повышенной влажности сильно повлияло на окружающую местность.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.והשילוב של זה והלחות המוגברת היה עם תוצאה די דרמטית על הסביבה הקרובה.
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.وذلك عاد - فيما يخص المياه العذبة والرطوبة - على الارض المحيطة بتأثير ايجابي دراماتيكي كبير عليها
Bu ve arttırılmış nemin birleşimi yerel bölge üzerinde çarpıcı bir etkisi olmuştur.地域に大きな影響を及ぼしました この写真は温室完成時のものです
Bu yüzünü tamamen nemlendirecek bir krem.Ça hydrate vraiment bien le visage.
Bu yüzünü tamamen nemlendirecek bir krem.Ez nagyon jól hidratálja a bőrödet.
Bu yüzünü tamamen nemlendirecek bir krem.انه مرهم سيجعل بشرتك رطبة
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Ai putea să mai iei ceva din buzunar și să îl arunci acolo, poate un balsam de buze, orice.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Haal nog maar wat meer spullen uit je zakken en laat ze vallen, lippenbalsem of zo.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.주머니에 들어있는 뭔가를 일부러 떨어뜨려 볼수도 있겠죠. 챕스틱 같은거요.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Magari tirate fuori altre cose dalle tasche e buttatele per terra, magari un burro di cacao.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Quizá puedan sacar otras cosas de los bolsillos y arrojarlas; puede ser un lápiz de labios, lo que sea.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Sortez peut-être autre chose de vos poches et jetez-le par terre, un baume à lèvres, n'importe quoi.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Wyjmijcie zawartość kieszeni, rzućcie to pod nogi, pomadkę lub cokolwiek innego.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Βγάλτε μερικά ακόμα πράματα από τις τσέπες σας και πετάξτε τα κάτω και ίσως ένα βούτυρο κακάο, οτιδήποτε.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Докиньте до неї ще щось зі своєї кишені - губну помаду чи ще щось.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Или достаньте из своих карманов ещё что-нибудь и бросьте, может быть помаду, что угодно.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.אולי תוציא עוד כמה דברים מהכיסים שלך ותזרוק למטה, אולי מקל, לא משנה מה.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.خذ مزيد من الاغراض من جيبك و ارمهم، ربما قليل من التشاب ستيك او اي شيئ
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.放り投げてみてください リップとか何でも 僕は 昔 理想郷の社会-
Charlotta, tuz topak topak olmuş. Nemlenmesine izin vermişsin.Saltet får inte stå framme, för det fuktar sig.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.우리는 내구성, 습기, 흰개미 피해 등을 지켜보기위해 50가구를 지었습니다.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Abbiamo costruito 50 unità per fare un test di resistenza all'umidità e alle termiti e così via.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Am construit 50 de unități pentru a testa durabilitatea și rezistența la umezeală, termite etc.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Chúng tôi đã dựng 50 lán để thử giám sát độ bền và độ ẩm và mối mọt, vân vân.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Építettünk hát 50 darabot, hogy lássuk mennyire állnak ellen a párásodásnak, a termeszeknek, stb.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Kami membangun 50 unit sebagai percobaan untuk dimonitor daya tahan, kelembaban, rayap, dan sebagainya.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Nous avons construit 50 unités pour en tester la durabilité, l'humidité, les termites, etc.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Postavili sme 50 jednotiek, aby sme otestovali životnosť, vlhkosť, termity atď.
Dayanıklılık, nem ve termitler, vs gibi konuların... ...testi için 50 birim inşa ettik.Vi byggde därför 50 enheter för att testa för hållbarhet, fukt, termiter och så vidare.