Bağıl Nem:Відн. вологість:
Bağıl NemВідносна вологість
Bağıl Nem:Влажност:
Bağıl Nem:Влажность:
Bağıl NemОтносителна влажност
Bağıl NemОтносительная влажность
Bağıl Nemלחות
Bağıl Nem:לחות יחסית:
Bağıl Nemالرطوبة النسبية
Bağıl Nem:الرطوبة النسبية:
Bağıl Nem:湿度:
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.Azt hiszem, a "friss" remek szó, és inkább a pozitív kategóriába helyezi, mint a "szagok és izzadság ellen".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime."Čerstvý" je skvelé slovo, obracia túto kategóriu do pozitívna, oproti "bojuje s pachmi a vlhkosťou".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.제 생각에는 "상큼함"이 이 분야를 긍정적인 단어로 전환시킵니다, "냄새와 액취차단"과는 대조적으로 말이지요.
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.Tôi nghĩ "đầy sức sống" là một cách diễn đạt tuyệt vời, trái ngược với "những mùi khó chịu"
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.אני חושב ש"רענן" היא מילה מצויינת שממש מכוונת את הקטגוריה לכיוון החיובי, לעומת "נלחם בריח וברטיבות."
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.وأعتقد أن "طازجة" هي كلمة كبيرة تدور حقا في هذه الفئة إيجابيا، مقابل "رائحة الرطوبة والمعارك".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.この手の商品を魅力的に見せます いつも爽やか
"Ben güzel ve taze bir koku ve Nemli, "dedi."Czuję coś miłego i świeże i wilgotnym, "powiedziała.
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herAina löydän itseni yhä synkkä noin suuhun aina kun se on kostea, tihkuinen
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herBất cứ khi nào tôi thấy mình đang phát triển khắc nghiệt về miệng, bất cứ khi nào nó là một, ẩm ướt drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen her때마다 나 자신이 입에 대한 잔인한 성장 발견, 그것은 습기, drizzly 때마다
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herHa azon kapom magam, egyre komor a szája, amikor ez a nedves, szitáló
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herImmer, wenn ich mich immer über den Mund grimmig; wann immer es einem feuchten, regnerischen
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herKadarkoli se mi zdi sam vedno mračni o usta, kadar je vlažno, sipi
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herKdykoliv jsem se ocitl rostoucí ponurý kolem úst, když je vlhko, mrholení
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herKedykoľvek som sa ocitol rastúce ponurý okolo úst, keď je vlhko, mrholenie
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herKiedy znalazłem się coraz ponury o ustach; gdy jest wilgotne, drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herNär jag befinner mig växer bistra om munnen, när det är en fuktig, drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herNår jeg befinder mig stadig dystre om munden, når det er en fugtig, drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herOgni volta che mi trovo sempre più triste sulla bocca quando si tratta di un umido, piovigginoso
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herOri de câte ori mă aflu în creştere sumbre cu privire la gură, ori de câte ori este o drizzly umed,
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herSempre que me vejo crescendo sombrio sobre a boca; sempre que é um pano úmido e chuvoso
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herSetiap kali saya menemukan diri saya semakin suram tentang mulut, setiap kali itu adalah, basah gerimis
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herTelkens als ik merk dat ik steeds meer grimmige over de mond, wanneer het is een vochtige, druilerige
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herΚάθε φορά που πιάνω τον εαυτό μου αυξανόμενη ζοφερή για το στόμα? Όποτε είναι ένα υγρό, βροχερό
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herВсякий раз, когда я ловлю себя на растущую мрачным вокруг рта; всякий раз, когда он влажный, дождливый
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herВсякий раз, коли я ловлю себе на зростаючу похмурим навколо рота; всякий раз, коли він вологий, дощовий
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herКогато и да намеря себе си мрачен около устата, когато тя е влажна, drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herבכל פעם אני מוצא את עצמי הולך וגדל עגומה על הפה, כאשר היא לחה, וגשום
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen herأجد نفسي كلما تزايد قاتمة حول الفم كلما كان ذلك رطبة ، drizzly
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen her私の魂の11月、私は自分自身が不本意に棺の前に一時停止見つけるたびに、
Bikini, nemlendirici, güneş gözlüğü, eşofman, ayakkabılar.Bikini, crème antirides pour les yeux, lunettes de soleil, chaussures...
Bikini, nemlendirici, güneş gözlüğü, eşofman, ayakkabılar.Bikini, szemránckrém, napszemüveg, cipők...
Bikini, nemlendirici, güneş gözlüğü, eşofman, ayakkabılar.Μπικίνι, ενυδατική κρέμα, γυαλιά ηλίου, αθλητικά ρούχα, παπούτσια.
Bikini, nemlendirici, güneş gözlüğü, eşofman, ayakkabılar.بيكيني، ومرطب، نظارات، ملابس رياضية ، أحذية.
Bitkilerin, ısıya, sıcağa, neme ve yer çekimine ihtiyacı var.Una planta requiere calor, temperatura, humedad, gravedad...
Bitkilerin, ısıya, sıcağa, neme ve yer çekimine ihtiyacı var.То се нуждае от топлина, температура, влага, гравитация, всичките тези неща.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Also wenn eine feuchte Briese von der See weht, bilden sich Wassertropfen auf dem Panzer des Käfers.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Așa că atunci când briza umedă bate către mare, Pe carapacea cărăbușului se formează aceste picături de apă.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Así que cuando sopla el viento húmedo desde el mar se forman estas gotas en el caparazón del escarabajo.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Così quando soffia la brezza dal mare, sulla sua corazza si formano queste goccioline d'acqua.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Dus als de vochtige bries vanuit de zee wordt ingeblazen, vormen zich deze waterdruppels op het keverschild.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Dzięki temu wilgotna bryza nadpływająca znad morza, skrapla się na jego odwłoku.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Ezért mikor a tenger felől nedves szellő fúj, vízcseppek csapódnak le a bogár páncélján.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.그래서 바다에서 습한 바람이 불 때, 딱정벌레의 껍질에 작은 물방울이 맺히게 됩니다.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Quando vem do mar uma brisa húmida, formam-se uma gotículas de água na carapaça do escaravelho.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Så när den fuktiga luften blåser in från havet så bildas vattendroppar på insektens skal.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Vì thế khi những cơn gió ẩm thổi từ ngoài biển vào, những giọt nước nhỏ sẽ đọng lại trên vỏ của nó.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Έτσι, όταν το υγρό αεράκι φυσάει από τη θάλασσα, σχηματίζονται σταγόνες στο κέλυφος του σκαθαριού.