Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Hij is waarschijnlijk verdronken.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Het paard wordt in de rivier verdronken.
Bu antik kentin adının nehre verildiği düşünülmektedir.De Duitse gemeente Kalletal is vernoemd naar deze rivier.
Çar 4. İvan, cesetleri nehre atmak üzere sokakta bırakılmasını emretti.Car rozkazał, by leżące na ulicach trupy wrzucać do rzeki.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Wtedy wrzucili ją do rzeki, żeby się utopiła.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Spotkać można zwalone pnie przegradzające rzekę.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Lisa kastar sig i floden och dör.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Vatten kunde man hämta i en flod i närheten.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Пустун падає в річку.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Část z nich naskákala do řeky a utonula.
Şirketin bir nehre kimyasal madde sızdırdığı yazmaktadır.Územím obce protéká řeka Kemijoki.
Paristen akan nehre Seine denilmektedir.Râul care curge prin Paris se numește Sena.
Syria TV, polislerin organlarının bir kısmının nehre atılmak üzere kesildiğini belirtti.A Syria TV azt állította, több rendőr holttestét megcsonkították, többeket a folyóba dobtak.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.A reményvesztett lány a folyóba öli magát.
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.Hiába hívták Rómába, nem ment.
Nehre 19 Aralık'ta ulaşıldı.Szeptember 24-én átkeltek a folyón.
Balık figürü zaman içinde su ya da nehre dönüşmüştür, bu yüzden nehirli tanrı da denilir.Vaikka se on merikala, se uskaltautuu joskus myös järviin ja jokiin, ja sitä on kutsuttu myös jokihaiksi.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Koutajoki laskee Nilakkaan Tukiaisselän Jokilahteen.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Ne sijoittuvat Reivilän halki kulkevan kylätien varrelle.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Han fandt sit bytte i et sving på floden, tæt på land.
Garrone Nehri guzergahında üç önemli akarsu bu nehre katılır: Arıège, Tarn ve Lot.I sit løb forenes Garonne med tre andre store floder, Ariège, Tarn og Lot.
Homer ve Bart'ın yiyecek bulma girişimleri sonuçsuz kalır ve nehre düşerler ve elbiselerini kaybederler.Derefter går Bart og Homer efter hjælp, men bliver skyllet ned ad et vandfald, og mister al deres tøj.
Şili Karayolu 11, nehre paralel olarak gider.Riksvei 70 går parallelt med elva.
Nehre “Río Santa María de la Mar Dulce” adını vermiştir.Han ga øya navnet Santa Maria de Guadelupe de Extremadura.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.Han fremførte et parti av Led Zeppelin-sangen «Whole Lotta Love» sammen med Leona Lewis.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Ia jatuh ke Sungai Mempawah dan tenggelam.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Nậm Cơ là một con sông đổ ra Sông Đà.
Nehre “Río Santa María de la Mar Dulce” adını vermiştir.ピンソンはこの河を「リオ・サンタ・マリア・デラ・マル・ドゥルセ(Río Santa María de la Mar Dulce, “甘き海のサンタ・マリア川”)」と呼んだ。
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.失敗すれば川に落ちるからね。
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.彼女は川に身を投げて自殺した。
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.」と川に放り出し逃がした。
Syria TV, polislerin organlarının bir kısmının nehre atılmak üzere kesildiğini belirtti.시리아 TV는 강으로 던져저 떠내려간 경찰관 시신 수 구를 수습했다고 보도했다.
Nehre “Río Santa María de la Mar Dulce” adını vermiştir.הוא קרא לאי אז "סנטה מריה דה מונטסראט".
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.הוא קפץ אל הנהר בבגדיו ובמגפיו בעודו שר את פזמון השיר "Whole Lotta Love" של הלהקה "לד זפלין".
Daha sonra küller nehre atılır.תום נשלח לזרוק את הרובים לנהר.
Benzer bir düşünce, Penguen'in ailesi tarafından nehre atmasında da kullanılmıştı.Sličan motiv je i to što su Pingvina roditelji bacili u rijeku.
Yine akaryakıt depolarından nehre akan petrol tutuşarak Volga'yı bir ateş seline çevirdi.Po nálete sa z rozbombardovaných rezervoároch na brehoch Volgy rozliala horiaca nafta aj po rieke.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Upės ištakos netoli Obiedzino kaimo.
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.Ištremtas į Rygą, jis ten ilgiau nepasiliko.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.Joje atliko grupės „Led Zeppelin“ dainą „Whole Lotta Love“.
Dağdan geniş vadilere inen bu dere buralarda bir nehre dönüşürmüş.Nuo aplinkinių kalnų į upę suteka daug intakų.
Adam onları köyün yakınındaki bir nehre götürür.Küla lähistel voolab Uhmardu jõgi.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.방글라데시로 흘러들어가는 5개 강이 있습니다.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Dit zijn de vijf grote rivieren die Bangladesh bevloeien.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Díváme se na pět hlavních řek, vtékajících na území Bangladéše.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Fijémonos en los cinco ríos más grandes que alimentan a Bangladesh.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Patrząc na pięc wielkich rzek, ktore wpadaja do Bangladeszu.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Să ne uităm la principalele 5 râuri care hrănesc Bangladeshul.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Si on regarde les cinq plus grandes rivières du Bangladesh.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Wir sehen uns die fünf grössten Flüsse, die Bangladesch versorgen.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Като гледаме петте големи реки, захранващи Бангладеш.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.Посмотрим на пять основных рек, снабжающих Бангладеш.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.מסתכלים על חמשת הנהרות המרכזיים שמזינים את בנגלדש.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.لننظر في الأنهار الرئيسية الخمسة التي تغذي بنغلاديش.
Bangladeş"i besleyen beş büyük nehre bakalım.立体的な地形を南側から見てみましょう
Ben nehre itildim, değil mi?Fui empurrado para o rio, não fui?
Ben nehre itildim, değil mi?Io finii dentro il fiume, non è vero?
Ben nehre itildim, değil mi?Jag hamnade visst i floden.
Ben nehre itildim, değil mi?Jeg havnede vist i floden.
Ben nehre itildim, değil mi?Me caí en el río, ¿verdad?