Bunun sebebi bu buradadır, çünkü sağ tarafta kumsal boyunca gelen suyla beslenen iki tane nehiri göreceksinizسبب وجوده هناك هو أنه بالجانب الأيمن، سترون نهرين صغيرين يجريان للأسفل بين الرمال، ويزودان هذا الحوض بالمياه.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque, se os tirássemos das ruas, iria cheirar muito melhor e... oh pois, nós bebíamos água do rio.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque si sacamos esos residuos de las calles, olerá mucho mejor, y -- cierto, también tomamos agua del río.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Usuwając odpady z ulic, nie śmierdzi tak bardzo ale z rzeki pijemy wodę.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Want als we het uit de straten verwijderen, dan stinkt het minder en... o ja, we drinken uit de rivier.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Γιατί αν τα διώχναμε από τους δρόμους, η μυρωδιά θα έφευγε και -- α ναι, πίνουμε νερό απ' το ποτάμι.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Защото, ако ги махнем от улиците, ще мирише много по-добре и - о, да, ние пием от реката.
Burada eskiden hayat vardı ve nehir balık doluydu.Dříve se to tu hemžilo takovým množstvím ryb!
Burada eskiden hayat vardı ve nehir balık doluydu.Ήταν γεμάτο ζωή! Είχε τόσα πολλά ψάρια!
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirJediné řeky zde tvoří láva o teplotě 1100°C
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirNhững con sông duy nhất ở đây đỏ rực với những dòng đá nóng chảy, nhiệt độ lên tới 1100 độ C.
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirSingurele râuri de aici sunt râuri de rocă încinsă la roşu, la temperatura arzătoare de 1.100 grade C.
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirΕδώ τα μόνα ποτάμια είναι κόκκινου καυτού πετρώματος... ...σε θερμοκρασία 1100 βαθμών Κελσίου.
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirהנהרות היחידים כאן הם נהרות אדומים של סלעים לוהטים .בחום לוהט של 1100 מעלות צלזיוס
Burada görebileceğiniz nehirler,sadece,1100 derecelik sıcaklıklarıyla erimiş kayadan oluşan kızıl nehirlerdirالأنهار الوحيدة هنا هي أنهار الصخرة الحارة الحمراء في حرارة 1100 درجة مئوية
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Cuiburile lor cu ouă de-a lungul râului care produc sute de pui. E pur și simplu o priveliște uimitoare.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.I loro nidi lungo le rive del fiume producono centinaia di piccoli. E' una scena stupenda.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.In den Nestern am Flussufer schlüpften hunderte Gaviale. Es war einfach toll.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.강변을 따라 부화하는 그들의 둥지들은 수백마리의 새끼들을 생산해냅니다. 그것은 그저 놀라운 광경이죠.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Sus nidos incubando a lo largo de las riberas produciendo cientos de crias.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Trứng trong tổ của chúng nở ra dọc bờ sông, hàng trăm con non đã ra đời.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Z gniazd położonych nad brzegiem rzeki wylęgają się setki małych.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.В их гнёздах, расположенных вдоль реки, выводятся сотни детёнышей.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Гнездата им, люпещи се край реката, от които излизат стотици люпила. Просто изумителна гледка.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.הקנים שלהם הנמצאים לאורך גדות הנהר מייצרים מאות ולדות. זה פשוט מחזה מהמם.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.وفقست اعشاشها علي جانبي النهر واخرجت المئات منها في منظر هائل
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.仔ワニが見られます 素晴らしい光景です 実はこの写真は去年のものです
Bütün o bölgeye mezopotamya deniliyordu. Yunancada iki nehir arası demektir.Цілий регіон мав назву Месопотамія. -з грецької "між двома річками"-
Bütün o bölgeye mezopotamya deniliyordu. Yunancada iki nehir arası demektir.ובבל שמרה על המסורת של שומרה
Bu ülkelerdeki kentsel atık suyunun% 90'ı arıtılmadan nehir, göl veya denize akıtılır.Nos países em desenvolvimento 90% das águas urbanas residuais despejam sem tratamento nos rios lagos ou mar.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Fű, sár... szennyes folyó szaga.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Græs, støv... lugten af beskidt flod.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Gras, modder... de geur van een vuile rivier.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Gräs, smuts... smutsig flod som luktar.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.L'erba, la terra... L'odore di un fiume fangoso.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Ruohoa, multaa... likaista joen hajua.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Trávu, hlínu... Vůni bahnité řeky.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Trawę, pył... Zapach brudnej rzeki.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Το χορτάρι, τη βρομιά... τη μυρωδιά ενός βρόμικου ποταμού.
Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Траву, землю... ...запах реки.
Çöldeki kuyular ve nehirler, beni Sina Çölünde dolaşarak geçirdiğim yıla götürdü.사막의 우물과 샘 같은 것들은 제가 시나이 사막에서 방랑하며 보냈던 해를 기억하게 했죠.
Çöldeki kuyular ve nehirler, beni Sina Çölünde dolaşarak geçirdiğim yıla götürdü.Wüstenbrunnen und Quellen brachte mich zurück zu dem Jahr, in dem ich die Sinai Wüste durchwanderte.
Çöldeki kuyular ve nehirler, beni Sina Çölünde dolaşarak geçirdiğim yıla götürdü.בארות ומעיינות המדבר לקחו אותי בחזרה לשנה שהקדשתי בשוטטות במדבר סיניי.
Çöldeki kuyular ve nehirler, beni Sina Çölünde dolaşarak geçirdiğim yıla götürdü.والصحراء والآبار والينابيع أخذني إلى السنة التي قضيتها تجولا في صحراء سيناء.
Çöldeki kuyular ve nehirler, beni Sina Çölünde dolaşarak geçirdiğim yıla götürdü.シナイ砂漠を彷徨った あの年を思い出しました それから言語はというと
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Ces rivières sont vitales pour les populations qui habitent sur les rives.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Denn diese Flüsse sind die Lebensader von allen, die an ihren Ufern leben.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.왜냐 하면 이 강들은 그들의 모든 경로와 더불어 사람들의 생명혈액이기 때문입니다.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Mert ezek a folyók éltetik a partjuk mentén élő összes embert.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Omdat deze rivieren de levensader zijn van de mensen erlangs.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Pentru că aceste râuri sunt esențiale pentru oamenii care locuiesc de-a lungul lor.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Perché questi fiumi sono linfa vitale per gli esseri umani lungo tutto il loro corso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Porque estos ríos son el alma de la gente a lo largo de su curso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Vì những con sông này là mạch máu với cư dân sống quanh dòng chảy của nó.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Επειδή αυτά τα ποτάμια είναι πηγή ζωής για τους ανθρώπους, που ζουν κατά μήκος τους.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Защото тези реки са жизнената кръв на хората по цялото си течение.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Потому что эти реки служат людям источником жизненной силы на протяжении всей жизни.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.מכיוון שהנהרות הללו הן מקור חיים עבור האנשים שחיים לידם.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.لأن هذه الأنهار هي شريان الحياة لجميع الناس على طول مسارها.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.これらの質問に答えるべく