Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Két generációval ezelőtt Svédországban -- vizet hoztak a patakból, tűzzel melegítették és így mostak.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Kijk hier, twee generaties geleden in Zweden -- water uit de stroom halen, verwarmen met vuur en zo wassen.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.여기를 보세요. 두 세대 전에 스웨덴에서는 하천에서 물을 길어와서 불을 피워 물을 데우고 세탁을 했습니다.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Miren aquí, hace dos generaciones en Suecia estaban cogiendo agua del rio, calentándola en leña y lavando así.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Poglejte tukaj, dve generaciji nazaj na Švedskem -- zbiranje vode v potoku, gretje na ognjišču in pranje.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Pozrite sa, pred dvoma generáciami vo Švédsku -- doniesť vodu z potoka, zohriať ju nad ohňom a tak prať.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Vedeți, cu două generaţii în urmă în Suedia -- își luau apă din pârâu, încălzeau la foc şi spălau cu mâna.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Vejam aqui, há duas gerações, na Suécia a retirar água do riacho, a aquecê-la na fogueira e a lavar assim.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Вижте тук, преди две поколения в Швеция - донасяйки вода от потока, отоплявайки с дърва и перейки така.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Погляньте, два покоління тому у Швеції - воду брали з річки, гріли на вогні і так прали.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Посмотрите, два поколения назад в Швеции воду брали из реки, нагревали на костре и так стирали.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.הביטו, לפני שני דורות בשבדיה -- שואבות מים מהנהר, מחממות בעזרת עצי הסקה ומכבסות כך.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.川から水を汲んで 火で水を温め洗濯していました この女性達も全く同じ状況で洗濯機を欲しがっているのです
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Anche il pesce arrivava ovviamente dal fiume.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu. Aynı şey.생선도 강을 통해 들어왔죠. 동일합니다.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu. Aynı şey.También venía a través del río.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu. Aynı şey.السمك كان يدخل عبر النهر أيضاً
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu. Aynı şey.ビリングズゲートは もちろん 有名な ロンドンの魚市場で
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Cá cũng tới từ sông, tất nhiên.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Dieser kam natürlich auch über den Fluss.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Fisk kom selvfølgelig også ind med floden.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Ikan tentu saja berasal dari sungai.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Le poisson aussi arrivait bien sûr par la rivière.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.O peixe, claro, também chegava pelo rio. Era a mesma coisa.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Peştele ajungea de asemenea în oraş, de pe râu.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Ryby również były transportowane drogą rzeczną.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Ryby samozřejmě přicházely také po řece.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Természetesen a hal is a folyón érkezett.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Vis kwam natuurlijk ook via de rivier. Daar geldt hetzelfde.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Τα ψάρια έρχονταν φυσικά από το ποτάμι.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Риба потрапляла також по річці.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.Рибата, разбира се, също влизала откъм реката.
Balık da aynı şekilde nehirden geliyordu.קרה בעולם הקדם-תעשייתי.
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuFolsom jezero
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuFolsom sjön farväl till rekordnivåer
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuFolsom tó
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuJahr man nennt einige Flüsse
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunu일부 하천이라고하는 심각한 버그 이 증가 강우량은 무엇인지 이다
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunulỗi nghiêm trọng và lượng mưa gia tăng này là những gì là
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunulos barrios del frente y este es el gran lago salado que se ahora cubre las vías del tren que utilizan
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuRegije lahko oborino opere sneg in led izgradnji v polarnih ledenikov
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuשנים אשר נקרא כמה נהרות באג חמור
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunuوهو ما يسمى بعض الأنهار علة خطيرة وأن هذا هو ما زيادة هطول الأمطار هو
Bazı nehirler denir ciddi hata ve bu artan yağış ne olduğunu olduğunu深刻なバグ そしてこの増加した降雨量は何であること です。 フォルサム湖
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Am fost de față la multe dintre necropsiile de pe malul râului.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Estuve allí en muchas de las autopsias en las riberas.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ho assistito a molte delle autopsie in riva il fiume.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ich war oft zum Sezieren am Flussufer.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ik deed een groot deel van de necropsieën aan de rivier.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.J'ai assisté à de nombreuses autopsies sur les berges de la rivière.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.나는 강변에서 검시를 많이 하고 있었습니다.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Sok boncoláson részt vettem a folyóparton.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Tôi có mặt khi họ mổ xác của chúng bên bờ sông.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ήμουν και εγώ εκεί για πολλές από τις νεκροψίες στην όχθη του ποταμού.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Бях там за множество дисекции край реката.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Я принял участие во вскрытии многих трупов на берегу реки.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.אני הייתי שם לרוב ניתוחי הגופות בגדת הנהר.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.وكان هنالك الكثير علي جانبي النهر
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.私達はあらゆる内臓器官を調べ上げて
Bir haberim var. Yaklaşık 200 metre güneyde nehir kıyısından küçük bir tekne çalınmış.Joen rannalta on varastettu pieni vene 200 metriä täältä etelään.