Ana içeriğe geç
Sözlük

negatif ile cümle

negatif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca atlama bozulması negatif geri besleme kullanılarak ta azaltılabilir.Isto permite que o ganho da aplicação seja ajustado utilizando a realimentação negativa.
Biri negatif diğeriyse pozitif.Algumas possuem efeito negativo, e outras efeito positivo.
Reed-Sternberg hücreleri CD30 ve CD15 pozitiv iken, CD20 ve CD45 için negatif reaksiyon verirler.É um tumor positivo para o marcador CD99 e negativo para o CD45.
Negatif sayı kullanan ilk matematikçiler Çinliydi.Os primeiros a adquirirem sobrenomes foram os chineses.
Negatif kütle negatif kütleyi çeker.Redução do peso corporal ao nível ideal.
Virüsteki nükleik asit 8 tane negatif anlamlı RNA'dan oluşur.O vírus da gripe, por exemplo, tem oito genes separados feitos de RNA.
RNA'larının yönelimine göre negatif ya da pozitif polariteli olarak sınıflandırılırlar.Dependendo da polaridade da grelha, íons positivos ou negativos são extraídos da poeira.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In tegenstelling tot het Fraunhoferdoublet is de eerste lens negatief en de tweede positief.
Reed-Sternberg hücreleri CD30 ve CD15 pozitiv iken, CD20 ve CD45 için negatif reaksiyon verirler.De cellen zijn positief voor CD30 en CD15.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.De twee soorten elektriciteit worden tegenwoordig positieve en negatieve lading genoemd.
0 sayısı pozitif ve negatif olmayan bir sayıdır.Het getal 0 is positief noch negatief.
Böylece test negatif çıkmış denir.De test is dan negatief.
Eğer diskriminant negatif ise, Ea bir hiperbol olur.Is K {\displaystyle K} negatief, dan is het heelal hyperbolisch.
Bir önceki sezonda çalınan filmin negatifleri bu sezon ortaya çıkar.De film Grand Prix werd dit seizoen opgenomen.
Örneğin bu parçacıkların negatif kütleye sahip olması.In dergelijke materialen is de brekingsindex negatief.
Orijin bu eksenlerin her birini pozitif ve negatif yarıları olarak ikiye böler.De oorsprong deelt elk van deze assen in twee helften, een positieve- en een negatieve helft.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Uitzondering op het beginsel van gelijke behandeling van mannen en vrouwen op de arbeidsmarkt.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.De negatieven van zijn foto’s, de portretten incluis, zijn verloren gegaan.
Bacteroides, gram-negatif, çubuk şekilli bakterilerdir.Het zijn beweeglijke, gram-negatieve bacteriën.
Bunun sonucu olarak orada bir negatif yük meydana gelir.Dit leidt tot een negatieve prijs-bias.
Biri negatif diğeriyse pozitif.Sommige van deze effecten zijn positief en andere negatief.
Her politik görüşün negatif sonuçlar getirmesinden korkuluyordu.De commissie die hij instelde om het mirakel te onderzoeken, kwam tot negatieve conclusies.
Koronalar pozitif ya da negatif olabilir.De kromming kan zowel positief als negatief zijn.
Bu durumda kütleçekim enerjisi gittikçe azalır ( daha fazla negatif değere kayma görülür).Dan wordt daarna de belasting weer verkleind (equivalente beastingsweerstand vergroot).
Bu nedenle para talebi ve faiz oranı arasında negatif bir ilişki olduğu söylenebilir.We kunnen dus concluderen dat het verband tussen inflatie en bbp negatief is.
Ayrıca en büyük negatif tam sayıdır.Hij is ook een van de snelste Maximals.
Böylece test negatif çıkmış denir.Za prawidłowy uznaje się test negatywny.
Antinatalizm ya da doğum karşıtlığı, doğuma negatif değer veren felsefi bir görüştür.Antynatalizm – stanowisko filozoficzne przypisujące negatywną wartość narodzinom.
Koronalar pozitif ya da negatif olabilir.Korony mogą być dodatnie i ujemne.
Örnekler atak sırasında alınmalıdır yoksa yalancı negatif sonuçlar elde edilir.Próbki należy pobrać w czasie ataku choroby, gdyż inaczej wyniki mogą być fałszywie negatywne.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.Innymi słowy, wiatr słoneczny składa się zarówno z ujemnie naładowanych elektronów, jak i kationów.
Dang hastalığının erken evrelerinde bütün bu testler negatif sonuç verebilir.Na wczesnym etapie choroby wszystkie badania mogą wyjść ujemnie.
Negatif yüklü olan elektron, bu parçacıklar arasında 9.11−31 kg ile en hafif olanıdır.Elektron jest najmniej masywną z tych trzech cząstek, z masą 9,11×10−31 kg.
(Bazı durumlarda birden çok pozitif ve negatif yük var olabilir.)(Próba określenia pozytywnych i negatywnych następstw).
Uyarana yaklaşıyorsa pozitif taksi, uyarandan uzaklaşıyorsa, negatif taksidir.Ruch w kierunku bodźca to taksja dodatnia, w kierunku przeciwnym – taksja ujemna.
Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri negatif eleştiriler aldı.Krytycy przyznali Piekłu miasta negatywne recenzje.
Filmin performansı çok övgüyle karşılandı, ancak film negatif yorumlarla bir araya geldi ve dalgalandı.Recenzje były dość przychylne, ale publiczność przyjęła film z umiarkowanym entuzjazmem.
Ancak sonuçları negatif idi.Wyniki obserwacji były negatywne.
Gelir esnekliği, normal mallar için pozitifken düşük mallar için negatiftir.Dobra nie zaliczane do dóbr niższego rzędu to dobra normalne.
Negatif eleştirilere rağmen albüm UK Chart'ta 4 Amerika'da 39 numaraya kadar çıktı.Pomimo pozytywnego przyjęcia przez krytyków, płyta dotarła zaledwie do 39. miejsca UK Albums Chart.
Negatif 10'in başkanıdır.Jest dziesiątym redaktorem naczelnym.
Negatif değer almazlar.Przyjmuje wartości ujemne.
Negatif 10'un Gurupsal Format'ıdır.Model konkurencyjnego wypierania 10.
Nikelde bu değişim negatif yönde olmaktadır.Denna variant är helt i nickel.
Y için geometrik dağılım r=1 olan özel bir negatif binom dağılımıdır.Det är det specialfall av negativ binomialfördelning i vilket r = 1.
Hem duygusal küntlük hem de anhedoni şizofreninin negatif belirtilerinden sayılır.Det lindrar både positiva symtom och negativa symtom av schizofreni.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.Det finns två typer av elektrisk laddning – positiv och negativ.
Sol tarafa çarpıklık gösteren (yani sol kuyruğu daha ağır basan) bir dağılım negatif çarpıklık gösterir.Att lägga den stängda solfjädern i vänster hand: Jag förstår dig inte.
Bunun sonucu olarak da yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçlar ortaya çıkar.Det förekommer såväl falskt positiva som falskt negativa testresultat.
Bu bir negatif geri besleme şeklidir.Detta är ett exempel på negativ återkoppling.
Negatif 10'in başkanıdır.Han är Fifas nionde president.
Negatifler kayboldu ve bugüne kadar bulunamadı.Angriparen lyckades undkomma och återfanns aldrig.
Sözcük kendisi Yunanca εικων "görüntü" sözcüğü, negatif ön eki an- ve -izm son ekinden oluşur.Ordet kommer från grekiska εικων ”bild” och det negativa prefixet an- samt suffixet –ism.
Bir önceki sezonda çalınan filmin negatifleri bu sezon ortaya çıkar.Polishuset i filmerna i denna säsong har bytts ut mot det i föregående säsong.
Tüberküloz menenjitte de faydalı olduğu görülmüş, en azından HIV negatif olan bireylerde.De verkar också vara till nytta hos de med tuberkulosmeningit, åtminstone hos de som är HIV-negativa.
Öncelikle bu alan çizgileri pozitif yükten başlar ve negatif yükte biter.Fältlinjer startar på en positiv laddning och terminerar på en negativ.
Ancak sonuçları negatif idi.Resultatet av dessa är negativt.
Negatif süpersarım, DNA'nın eksik sarılmış olduğu anlamına gelir.En defekt på DNA:t kan orsaka felaktigheter när DNA:t replikeras.
Ağız yoluyla alınır ve gram-pozitif bakteriler ile bazı gram-negatif bakterilere karşı etkindir.Det tas via munnen och är aktivt mot grampositiva bakterier och vissa gramnegativa.
Kuzey kutbu mıknatısın pozitif, güney kutbu ise negatif kısmıdır.Vinkeln mot nordpolen räknas som positiv, medan vinkeln mot sydpolen räknas som negativ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod