Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.忽有不得意,輒號哭,上甚憚之。
Hülya'dan ve Arda'dan nefret etmektedir.武宗立,使安南,卻其饋。
Özellikle Coco'dan nefret etmektedir.也因此,非常痛恨COG。
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek.因為為人十分正直,不愛說謊話。
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.與伯納德相反,她對奧維爾相當信任。
10) Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek.雅志困轩冕,遗恨寄沧洲。
Pop kültüründen nefret etmek kimseyi havalı yapmaz.팝 문화를 혐오한다는 것이 당신을 멋있는 사람으로 만들어 주지는 않는다.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir."원한(怨恨): 억울하고 원통한 일을 당하여 응어리진 마음.
Hülya'dan ve Arda'dan nefret etmektedir.오호 애재(嗚呼哀哉)라, 바늘이여.
Kadınlar ondan nefret etmektedir.허나 동물들은 그를 증오한다.
Ajanların hayvan olmamasından nefret etmektedir.고민으론 동물들이 자신을 싫어한다는 느낌이 든다고 한다.
Özellikle Coco'dan nefret etmektedir.마코토를 굉장히 싫어한다.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.בקומיקס, הוא בכלל מתעב כלי נשק.
Kendinden nefret etmek.שנאה עצמית".
Robin babasından bu yüzden nefret etmektedir.בכך גורם לבן לשנוא את אביו.
Kadınlar ondan nefret etmektedir.היא שונאת אותו.
Daha sonra nefret etmekte serbesttirler.לאחר מכן היא שונתה.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Обича оръжията.
Michael, eşi Amanda'dan nefret etmektedir.Адам познавал жена си Ева добре.
8) Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek.Vole slavu i pohvalu, a mrze nepoštenje i licemjerje.
Kendinden nefret etmek.V podstate nenávidím počúvať samu seba!
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Chýbali mu však zbrane.
Eski karısı ve oğlu ise ondan nefret etmektedir.Proti sa postavili aj jeho žena a synovia.
Wallace Avary işinden nefret etmektedir.Acanthobdellae je rad pijavíc.
Fakat prenses erkeklerden ölesiye nefret etmekte ve onlara çok acımasız davranmaktaymış.Princ in njegovi pristaši so proti njima naščuvali ljudstvo, da ju je kruto umorilo.
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.Za razliko od Guya pa si Sylvie močno želi otroka.
Eski karısı ve oğlu ise ondan nefret etmektedir.Nii naine kui ka pojad surid enne teda.
Karısını hamile bırakan ağabeyi Euron'dan nefret etmektedir.Tema ema Maia jäi salajases armusuhtes Zeusist rasedaks.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Hass und Verachtung bringen uns niemals näher.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Kami tidak ingin membenci dan meremehkan satu sama lain.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Não queremos odiar ou depreciar uns aos outros
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Non vogliamo odiare e disprezzare gli altri.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.No queremos odiar o despreciarnos unos a otros.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Nu vrem sa uram, sa ne dispretuim unul pe altul;
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.Не искаме да се мразим и презираме.
Bir birimizden nefret etmek veya bir birimizi hor görmek istemiyoruz.この世界には皆の居場所がある。
Bu yüzden şu an yapabileceğim tek şey... ...senden nefret etmek.Ezért amit most tenni tudok, hogy gyűlöllek téged.
Bu yüzden şu an yapabileceğim tek şey... ...senden nefret etmek.Και γι αυτό, το μόνο πράγμα που μπορώ να κάνω είναι να σε μισώ. Είναι να σε μισώ.
Bu yüzden şu an yapabileceğim tek şey... ...senden nefret etmek.لذلك الشيء الوحيد الذي يمكنني ان اقوم به الان هو ان اكرهك
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.Có thể tôn giáo của họ không cho phép?
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.Może ich religia na to nie zezwala?
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.Peut-être leur religion s'oppose à ce genre de chose.
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.Probabilmente la loro religione non ammette una cosa del genere.
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.¿Quizá su religion no quiere eso?
Eşcinsellerden nefret etmek için kimsenin bir nedeni olamaz.本当は理由なんてないのさ
Eşcinseller nefret etmek tasvip edilemez.Gdyby tylko homoseksualiści mogli się pobrać, byłbyś naprawdę smutny, więc dlaczego oni nie mogą się pobrać?
Eşcinseller nefret etmek tasvip edilemez.Si solo la gente gay pudiera casarse, estarías muy triste, ¿por qué entonces no pueden ellos casarse?
Eşcinseller nefret etmek tasvip edilemez.じゃあ なぜ? 思うのは勝手だけど それを法律に持ち込むなよ
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.그래서 말 그대로 자신들을 부끄러워 하도록 교육받았습니다.
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.Ze leerden letterlijk zichzelf te haten.
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.Но в същото време, пуританите бяха калвинисти и бяха научени да се мразят.
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.כך שהם למדו לשנוא את עצמם, פשוטו כמשמעו.
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.لذا عٌلموا ان يكرهوا انفسهم
Yani tam anlamıyla kendilerinden nefret etmek üzerine bir öğretileri vardı.利己心は人を飲み込む