Eşim ve oğlum alacaktır önce, son nefesine kadar mücadele edeceğiz.سوف أقاتل حتى النفس الأخير ، قبل أن تتخذ زوجتي وابني.
Eşim ve oğlum alacaktır önce, son nefesine kadar mücadele edeceğiz.あなたは私を非難することはできますか?"モータルの男は、ジョージのtheeを責めることはできない。
Farkındalikla, bu hislere odaklanın nefesinizin yumuşak ritmi, diğer herşeyi dışarıda bırakarak...Com atenção plena, foquem-se nesta sensação, o ritmo suave da vossa respiração, e esqueçam tudo o resto.
Farkındalikla, bu hislere odaklanın nefesinizin yumuşak ritmi, diğer herşeyi dışarıda bırakarak...במודעות מלאה, התמקדו בתחושה זו, במקצב הרך של נשימתכם, עד שכל היתר ייעלם.
Grafiğini çizmek istiyorum. - Nefesimizi tuttuk. Gayet iyi!Oke, drukt u op de grafiek. y is gelijk aan de natuurlijke logaritme van x naar de vierde plus 27.
Grafiğini çizmek istiyorum. - Nefesimizi tuttuk. Gayet iyi!Todos los derechos, prensa gráfica. y es igual al registro natural de x a la cuarta plus 27.
Grafiğini çizmek istiyorum. - Nefesimizi tuttuk. Gayet iyi!Todos os direitos, pressione gráfico. y é igual o log natural de x a quarta mais 27.
Hayır ! Onu gördüm ! Nefesini hissettim onu bıraktım !落ち着いて これはただの夢
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.Das macht der innere Luftdruck des Heliums, oder eures Atems, den ihr in den Ballon hineinblast.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.Det er det indre lufttryk af den helium, eller dine egne pust som du puster ind i ballonen.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.É a pressão interna do hélio, presa que você colocou dentro dele.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.Je to vnitřní tlak helia nebo vzduchu, který jste do balónu nadýchali.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.Je to vnútorný tlak hélia, alebo vzduchu, ktorý do balóna vydýchnete.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.그것은 헬륨이나 풍선에 불어넣는 우리의 숨의 내부적 기압입니다
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.Na balon działa wewnętrzne ciśnienie helu lub wdmuchiwanego przez Ciebie powietrza.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.זה הלחץ הפנימי של ההליום, או הנשיפה שלך לתוך הבלון.
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.انه الضغط الداخلي للهيليوم او زفيرك الذي تنفخه في البالون
Helyumun iç basıncı ya da balonun içindeki nefesinizdir.内部の気圧が発生します。 多く入れると
Her nefes alış ve verişte burnunuzun ucundaki nefesin hislerini farkedin.Apercebam-se da sensação da vossa respiração na ponta das narinas, ao inspirar e expirar.
Her nefes alış ve verişte burnunuzun ucundaki nefesin hislerini farkedin.Estén conscientes de la sensación al respirar justo en la punta de su nariz a medida que inhalan y exhalan.
Her nefes alış ve verişte burnunuzun ucundaki nefesin hislerini farkedin.היעשו מודעים לתחושת נשימתכם ממש בקצה הנחיריים בעודכם שואפים ונושפים.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Cada mañana, durante meses, me levantaba y lo primero que hacía era aguantar la respiración.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Elke morgen, maandenlang, werd ik wakker en het eerste wat ik deed was mijn adem inhouden.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Hónapokon át minden reggel, amikor felkeltem, első dolgom volt, hogy a lélegzetem visszatartsam.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Każdego ranka, miesiącami, wstawałem i pierwsze co robiłem to wstrzymywałem oddech.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Každé ráno, a to boli mesiace, som sa zobudil a prvá vec, čo som robil bolo, že som zadržal dych na
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,몇 달 동안 매일 아침마다 제가 아침에 일어나서 제일 먼저 한 것이 숨 참기 였습니다.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Mỗi buổi sáng, trong nhiều tháng, Tôi thường thức dậy và việc đầu tiên tôi làm là nín thở trong, gần 52 phút,
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Todas as manhãs, durante meses. acordava e a primeira coisa que fazia era suster a respiração.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Просыпаясь каждое утро, в течение нескольких месяцев, я первым делом занимался задержкой дыхания ...из [общих]
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,כל בוקר במשך חודשים הייתי מתעורר והדבר הראשון שהייתי עושה היה לעצור את נשימתי
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,وكل صباح ولمدة شهر كان أول ما أفعله عندما أستيقظ هو أن أحبس أنفاسي
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,起きてから最初にしたのは 呼吸を止めることでした 52分間のうち
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Chcel som skúšať zadržiavať dych všade.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Chciałem próbować wstrzymać oddech wszędzie.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Doream sa imi tin respiratia peste tot.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Halusin kokeilla hengen pidättämistä joka paikassa.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Ik wilde overal mijn adem proberen inhouden.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Jag ville testa att hålla andan överallt.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Jeg ville prøve at holde vejret over alt.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Je voulais essayer de retenir mon souffle partout.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.저는 어디서나 숨을 참고 싶었습니다.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Mindenhol ezzel akartam próbálkozni.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Probaba a aguantar la respiración en cualquier situación.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Queria suster a minha respiração em toda a parte.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Snažil jsem se zkoušet zadržovat dech všude.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Tôi muốn thử nín thở mọi nơi.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Volevo provare a trattenere il respiro ovunque.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Ήθελα να προσπαθήσω να κρατήσω την αναπνοή μου παντού.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Исках да мога да го правя навсякъде.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.Хотелось удерживать дыхание всюду.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.רציתי לנסות לעצור את נשימתי בכל מקום.
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.كنت أرغب في محاولة لحبس أنفاسي في كل مكان
Her yerde nefesimi tutmaya çalışıyordum.様々な極限の状況で試してみたかったのです
Hiç Çin'e gitmemiş biri için nefesimi boşa harcıyorum!Đúng là phí hơi với người chưa đến Trung Quốc lần nào!
Hiç Çin'e gitmemiş biri için nefesimi boşa harcıyorum!¡Estoy desperdiciando mi aliento con alguien que nunca ha estado en China!
Hiç Çin'e gitmemiş biri için nefesimi boşa harcıyorum! Hey!Je gaspille ma salive avec quelqu'un qui n'est encore jamais allé en Chine !
Hiç Çin'e gitmemiş biri için nefesimi boşa harcıyorum!Зачем я распинаюсь перед кем-то, кто никогда не поедет в Китай?
Hiç Çin'e gitmemiş biri için nefesimi boşa harcıyorum!Няма смисъл да ти обяснявам, не си бил в Китай!
İlk öğrendiğim şey, nefesinizi tutarken asla kımıldamalısınız bu enerji kaybına neden olur.Det första jag lärde mig var att när du håller andan skall du aldrig röra dig alls; det slösar energi.