Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.Ze ging ervan door. Het publiek was verbijsterd door het verschil.
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.Ακούστηκε ένα ξεφύσημα από το κοινό μόλις άκουσαν τη διαφορά.
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.Все в зале затаили дыхание — как он играл!
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.Публиката нададе възглас, когато чуха разликата.
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.Усі глядачі аж роззявили рота, коли почули різницю.
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.הקהל נאנח כששמע את ההבדל.
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.وقد تلهف المستمعون حينما ميزوا الفرق ..
Farkı duyunca seyirciler nefes nefese kaldı.しばらくして その紳士から手紙をもらいました:
Farkındalikla, bu hislere odaklanın nefesinizin yumuşak ritmi, diğer herşeyi dışarıda bırakarak...Com atenção plena, foquem-se nesta sensação, o ritmo suave da vossa respiração, e esqueçam tudo o resto.
Farkındalikla, bu hislere odaklanın nefesinizin yumuşak ritmi, diğer herşeyi dışarıda bırakarak...במודעות מלאה, התמקדו בתחושה זו, במקצב הרך של נשימתכם, עד שכל היתר ייעלם.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.- de luftede ordene med fraktale lunger.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Die ademden deze woorden uit met fractale longen.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Ellos estaban respirando esas palabras con pulmones fractales.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Fraktáltüdejükből rebegték el azokat a szavakat.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Ils respiraient ces mots avec des poumons fractals.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.역설적이게도 그들은 자신의 프랙탈 폐를 통해 그 말을 한 것입니다.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Respirau cuvintele acelea cu plămîni fractalici.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Sie atmeten diese Worte mit fraktalen Lungen.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Αυτοί ανέπνεαν αυτά τα λόγια με φράκταλ πνεύμονες.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Да они выдыхали эти слова через фрактальные лёгкие.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Те са изричали тези думи с фрактални дробове.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.נשמו את מילותיהם עם ריאות פרקטליות.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.كانوا يتنفسون تلك الكلمات برئات ذات أشكال كسرية.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.皮肉なことです ここで 自然の再帰的操作をお見せします
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Általában csak le kell nyugodnom, és mélyeket lélegeznem.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.De obicei trebuie doar să încerc să mă calmez şi să respir adânc.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Ich muss dann versuchen, mich zu beruhigen und tief durchzuatmen.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Il faut juste que, genre, j'essaye de me calmer et de respirer à fond.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.그래서 보통 한 숨 고르고 침착하려고 합니다.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Zazwyczaj wystarczy spróbować się uspokoić i wziąć głęboki oddech.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Обичайно се опитвам да се успокоя, да поема дълбоко дъх ...
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.Обычно я стараюсь успокоиться и сделать глубокий вдох.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.ואז עליי פשוט לנסות להירגע ולנשום עמוק.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.عاده أحاول أنا أهدأ وأخذ نفس عميق.
Genelde öncelikle sakinleşmeye çalışıp, derin bir nefes alırım.それに、サラ・ジョーンズは私たちには18分しかないって言うんです
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Eu mai totdeauna am un sinus înfundat aşa că deseori respir pe gură.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Io ho sempre i seni nasali congestionati, quindi spesso debbo fare tutto con la mai bocca.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Ja mam zwykle zatkane zatoki, więc muszę często oddychać ustami.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Ja vždy mávam zapchaté dutiny, takže si často musím vystačiť s ústami.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.저는 항상 부비강(두개골 속의, 코 안쪽으로 이어지는 구멍)이 꽉 막혀있어서 입으로 숨을 쉬어야 할 때가 많습니다.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Pořád mám ucpané dutiny a tak si musím vystačit s ústy.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Saya selalu memiliki sinus tersumbat sehingga saya sering harus berurusan dengan mulut saya.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Siempre tengo un seno obstruido por lo que a menudo tengo que lidiar con mi boca.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.Понеже носът ми е запушен, трябва да вдишвам с устата.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.У мене часто закладений ніс, тому я вдихаю через рот.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.ונחשוב איך אנו מכניסים את החמצן לגופנו ואיך אנו משחררים אותו חזרה לאטמוספרה.
Genellikle kapalı bir burnum oluyor onun için ben ağzımdan nefes alıyorum.أعاني دائما من انسداد في الأنف لذا علي دائما أن أتنفس باستخدام الفم
Gerçekten! Nefes alamıyorum! (I can't breathe!)정말로! 숨을 못 쉬겠어!
Gırlaktan hava geçtikten sonra nefes boroumuzdan içeri giriyor, hava için olan borudan.la cavité buccale.
Gırlaktan hava geçtikten sonra nefes boroumuzdan içeri giriyor, hava için olan borudan.הם נקראים מיתרי הקול בגלל המבנה האנטומי שלהם שנראה בערך כך. אחרי שהאויר עובר דרך הלוע - בדרכו
Gırlaktan hava geçtikten sonra nefes boroumuzdan içeri giriyor, hava için olan borudan.ولكن بعد أن يمر الهواء عبر الحنجرة وفي الطريق .... يذهب إلى القصبة الهوائية والتي تتكون تحديدا من أنبوب هواء
Gırlaktan hava geçtikten sonra nefes boroumuzdan içeri giriyor, hava için olan borudan.어쨌든 공기가 후두를 지난 후에는 - 지금은 들이마시는 과정을 설명 중입니다. - - 기도(氣道;trachea)로 갑니다. 기도는 근본적으로 공기를 위한 관입니다.
G kıyafetiyle birlikte basınçlı solunuma ihtiyacınız var ki bu nefes almanıza yardımcı olur ve vermenize de.우리는 가압호흡 시스템이 필요합니다. 중력복이 우리를 꽉 조일 때 그것이 저희가 숨을 들이쉬고 내쉬는 것을 도와주거든요.
G kıyafetiyle birlikte basınçlı solunuma ihtiyacınız var ki bu nefes almanıza yardımcı olur ve vermenize de.Man braucht Druckbeatmung mit einem Druckanzug, der einen drückt, der einem dabei hilft, ein- und auszuatmen.
G kıyafetiyle birlikte basınçlı solunuma ihtiyacınız var ki bu nefes almanıza yardımcı olur ve vermenize de.אתה צריך מערכת נשימה בלחץ עם חליפת ג'י שלוחצת עליך, שעוזרת לך לשאוף אוויר פנימה ועוזרת לך לנשוף אותו.
G kıyafetiyle birlikte basınçlı solunuma ihtiyacınız var ki bu nefes almanıza yardımcı olur ve vermenize de.締めつけの強い耐Gスーツが必要です それらは呼吸を助けてくれます 1万5千メートルを超えると 宇宙服のような与圧服が必要になります
Göz yaşı bombasından etkileniyorum ve nefes alamıyorum.Be is lélegzem, alig kapok levegőt.
Göz yaşı bombasından etkileniyorum ve nefes alamıyorum.Ich bekomme einen Schwall Tränengas ab und ich kann nicht atmen.
Göz yaşı bombasından etkileniyorum ve nefes alamıyorum.Ik krijg een hap traangas binnen en ik kan niet meer ademen.
Göz yaşı bombasından etkileniyorum ve nefes alamıyorum.Inhalez o gura de gaz lacrimogen si nu mai pot sa respir.