Ana içeriğe geç
Sözlük

nefes ile cümle

nefes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Immer wenn wir auf der Erde einatmen bekommen wir dieses Gemisch
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Jadi setiap kali Anda bernapas di di Bumi, ini adalah apa yang Anda akan mendapatkan.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Je to méně než 1%. Takže pokaždé, když se nadechnete na Zemi, přesně tohle přijímáte.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.지구에서 숨을 쉴 때마다 이 기체들을 마시는 겁니다
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Menos que 1%. .
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Quindi ogni volta che si respira in sulla Terra, questo è quello che stai sta per arrivare.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Za każdym razem, kiedy zaczerpniecie ziemskiego powietrza, ta mieszanina wypełni Wam płuca.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Когда мы дышим на Земле, это то, что происходит.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.Ось такі речовини Ви вдихаєте кожного разу.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.לכן בכל פעם שאתם נושמים על כדור הארץ זה הרכב האויר שתקבלו.
Bu yüzden dünya üzerinde nefes aldığınızda vücudunuza bu gazları alacaksınız.ما ستتنفسه. و قلت في الفيديو الاخير ان لدينا هذه
Cialis'i nefes tazeleştirici gibi yutarlar.הם מקפיצים גלולות סיאליס כמו סוכריות מנטה.
Cialis'i nefes tazeleştirici gibi yutarlar.그들은 구강청정용 민트먹듯이 시알리스(정력제)를 먹습니다.
Cialis'i nefes tazeleştirici gibi yutarlar.ويتناولون دواء السياليس (منشط جنسي) كما يتناولون حلوى النعناع.
Cialis'i nefes tazeleştirici gibi yutarlar.雪山で見かけるでしょ
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.Se você tem um tumor que cresce nos seus pulmões e mal consegue respirar isso é outra coisa.
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.Zvětšuje-li se vám nádor na plicích a stěží můžete dýchat je to něco jiného.
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.لو عندك ورم يكبر في رئتك و تتنفس بصعوبة
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.A szén-dioxid civilizációnk távozó lehelete, szó szerint.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 är vår civilisations andedräkt, bokstavligen.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 đang có trong hơi thở của nền văn minh chúng ta, theo nghĩa đen.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 este expiratia civilizatiei noastre, la propriu.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 ist buchstäblich das Ausatmen unserer Zivilisation.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 je doslovně výdech naší civilizace.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 je izdih naše civilizacije, dobesedno.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 jest wydechem naszej cywilizacji, dosłownie.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 je výdychom našej civilizácie, doslova.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 on sivilisaatiomme uloshengitys, kirjaimellisesti.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 secara leterlek adalah hembusan nafas peradaban kita.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 е дъхът на нашата цивилизация, буквално.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 - це видих нашої цивілізації в буквальному сенсі.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 - это выдох нашей цивилизации в буквальном смысле.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.El CO2 es literalmente la exhalación de nuestra civilización.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Il CO2 è letteralmente il rantolo della nostra civiltà.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.이산화탄소는 문자그대로 우리의 문명이 내뿜는 호흡입니다.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Le CO2 est le soupir de notre civilisation, littéralement.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Literalmente falando, o CO2 é o ar que a nossa civilização exala.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Onze beschaving ademt letterlijk CO2 uit.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Το CO2 είναι η εκπνοή του πολιτισμού μας, κυριολεκτικά.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.הפחמן הדו-חמצני הוא פשוטו כמשמעו האויר שתרבותנו נושפת.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.ثاني أكسيد الكربون هو زفير حضارتنا، بمعنى حرفي
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.そして私達は今そのプロセスを機械化してしまったのです。
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Às vezes é difícil respirar, sobretudo quando se carrega equipamentos de filmagem pesados.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.A veces es difícil respirar, en especial cuando cargas con el equipo de filmación pesado.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.A volte è difficile respirare, soprattutto quando si portano pesanti attrezzature cinematografiche.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Đôi khi rất khó để hít thở, đặc biệt là khi mang theo tất cả các thiết bị quay phim nặng nề.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.어떤때는 정말 숨을 쉬기도 힘이 듭니다. 특히 무거운 촬영 장비들을 모두 지고 올라갈 때는요.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Manchmal ist es schwierig zu atmen, besonders, wenn man das ganze schwere Filmequipment trägt.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Néha nehéz lélegezni, különösen a nehéz filmfelszerelést cipelve.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Někdy je obtížné dýchat, zejména když s sebou ještě vláčíte těžkou filmovou techniku.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Parfois c'est difficile de respirer, surtout en transportant tout le lourd matériel de tournage.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Soms krijg je bijna geen adem, vooral met die zware filmuitrusting op je rug.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Terkadang sulit untuk bernafas, terutama saat membawa perlengkapan film yang berat.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Uneori e greu de respirat, în special cărând greul echipament de filmat.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Μερικές φορές είναι δύσκολο να αναπνεύσεις, κουβαλώντας μάλιστα όλον τον βαρύ κινηματογραφικό εξοπλισμό.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Понякога е трудно да се диша, особено когато носите цялото тежко оборудване за заснемането.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.לפעמים קשה לנשום, בעיקר כשסוחבים את ציוד הצילום הכבד.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.في بعض الأحيان يكون التنفس صعب، خاصة عند حمل جميع معدات التصوير الثقيلة.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.重い撮影機材を背負っていますからね 常に二日酔いみたいに 頭がガンガンします
Çok şanslıyız ki, nefes kesici biomedikal gelişmeler devrinde yaşıyoruz.Din fericire pentru noi, trăim într-o eră uimitoare de descoperiri biomedicale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod