Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.사실, 그 책들은 전부 동상이나 걷는게 얼마나 어려운지, 숨쉬는 게 얼마나 어려운지, 추운 날씨나 도전적인 자연 환경들에 대한 겁니다.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Sunt pline de degerături, înaintări dificile, respirat dificil, frig, condiții dificile.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Ve skutečnosti je to všechno o omrzlinách a těžké chůzi, o potížích s dýcháním... zimě, náročných podmínkách.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Насправді, у них йдеться про обмороження, нездатність йти і важкість дихання - холодні та вимогливі умови.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.למעשה, מדובר על כוויות קור, קשיי הליכה וקשיי נשימה-- קור, נסיבות מאתגרות.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.في الحقيقة ، هي كلّها آثار صقيع و صعوبة في المشي و صعوبة في التنفس .. برد ، و تحدّي للظروف .
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.事実 すべて凍傷と歩行困難 呼吸困難 寒さに 厳しい状況ばかり 人が幸せになる事だけを考えるなら 登頂した瞬間に言うでしょう
Aynen nefes alır gibi.Net als je ademt.
Aynen nefes alır gibi.كما تتنفس
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Allo stesso tempo devo stare attento a non inalare quello che creo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.E ao mesmo tempo faço o possível para não inalar o meu próprio trabalho, ao mesmo tempo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Et en même temps, je dois faire attention de ne pas inhaler mon propre travail, en même temps.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.그리고 동시에 숨쉬다가 작품을 실수로 빨아 들이지 않도록 조심해야하죠.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Muszę również uważać, żeby nie wciągnąć z oddechem swojej pracy.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Si in acelasi timp trebuie sa fiu atent ca sa nu inhalez munca mea, in acelasi timp.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Tegelijkertijd moet ik uitkijken dat ik mijn eigen werk niet inhaleer.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Und gleichzeitig muss ich darauf achten, dass ich nicht mein eigenes Werk dabei einatme.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Và ngay lúc đó tôi vừa phải quan sát và vừa không hít vào tác phẩm của mình.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Y, al mismo tiempo, tengo que estar atento de no inhalar mi propio trabajo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Zároveň som si musel dávať pozor, aby som moje dielo nevdýchol.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.И в същото време трябва да внимавам да не вдишам собствената си творба.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.И одновременно я постоянно слежу за тем, чтобы в это же время не вдохнуть свою собственную работу.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.ובאותו זמן אני גם צריך להזהר לא לשאוף את העבודה שלי, באותו הזמן.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.ويجب علي أن أكون حذرا ألا أستنشق عملي في ذات الوقت.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.息を吸って 作品を吸い込まないこと (笑)
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.A on na to: "Jeśli naprawdę wstrzymałeś oddech na tak długo, to dlaczego wyszedłeś z wody suchy?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Azt mondta, "Ha olyan sokáig tartottad vissza a lélegzeted, hogyhogy szárazon jöttél ki a vízből?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Han sade, "Om du verkligen höll andan så länge, hur kom det sig att du kom upp ur vattnet torr?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Han sagde, "Hvis du virkelig kunne holde vejret så lang tid, hvorfor var du så tør da du kom ud af vandet?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Hän sanoi: "Jos todella pidit henkeäsi niin kauan, miksi olit aivan kuiva, kun tulit vedestä?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Hij zegt: "Als je echt zo lang je adem inhield, waarom kwam je dan droog uit het water?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Hovorí: "Ak si ozaj zadržal dych na tak dlho, prečo si vyšiel von z vody suchý?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Imi zice: "Daca tu chiar ti-ai tinut respiratia atata timp, cum se face ca ai iesit uscat din apa?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Kluk říká: "Jestli si fakt zadržel dech na tak dlouho, jaktože si vylez z vody suchej?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.그 애가 "아저씨가 그렇게 숨을 오래 참을 수 있으면 물이 마른 다음에 나오지 그래요?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Lui disse: "Se davvero hai trattenuto il fiato così a lungo, perché sei uscito dall'acqua asciutto?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu."Se aguentaste a respiração tanto tempo, "como é que saíste da água todo seco?" E eu, tipo:
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Thằng nhỏ nói, "Nếu anh thực sự nín thở lâu như vậy, tại sao anh ra khỏi nước khô rang vậy?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Y dice: "Si de verdad aguantaste tanto tiempo sin respirar, ¿cómo es que saliste seco del agua?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.Μου είπε, "Αν στ' αλήθεια κράτησες την αναπνοή σου τόση ώρα, γιατί βγήκες από το νερό στεγνός;"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu."Ако наистина не си дишал толкова дълго, защо излезе от водата сух?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.А он: "Если ты в самом деле так долго держал дыхание, почему ты был сухим, когда вышел из воды?
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.הוא אומר "אם באמת לא נשמת כל כך הרבה זמן, איך זה שיצאת מהמים יבש?"
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.وقال " إذا كنت قد حبست أنفاسك كل هذا .. فكيف خرجت من المياه جافاً غير مُبتل ؟؟ "
Bana baktı ve "Eğer nefesini o kadar uzun süre tuttuysan, sudan nasıl kuru çıktın?" diye sordu.なんで水から上がってきたときに濡れていなかったのさ?" 私は"え 何?"と
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Azt mondja nekem, azt mondja, hogy mielőtt elment gondja volt a lélegzéssel."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Ele diz-me, ele diz-me que, antes de morrer, tinha dificuldade em respirar."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Er sagt mir, er sagt mir, bevor er ging, fiel ihm das Atmen schwer."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Han fortæller mig at han, før han døde havde svært ved at trække vejret."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Hän kertoo minulle, että ennen kuolemaansa hänellä oli vaikeuksia hengittää."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Han säger mig, han säger mig, innan han avlidit, att han hade problem med att andas."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Hij vertelt me, dat hij, voor hij doodging, moeite had met ademen."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Il me dit, il me dit qu'avant de mourir, il a eu de la peine à respirer."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Îmi spune că, îmi spune că, înainte să treacă dincolo, avea probleme cu respirația."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""그가 나에게 말하네요, 그가 나에게 말하네요, 그가 죽기 전에요, 그가 숨쉬기 어려웠데요."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Me dice, me está diciendo que antes de morir tenía problemas para respirar".
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Mi dice, mi dice, che prima di morire aveva problemi a respirare."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Ông ấy kể với tôi, ông ấy kể với tôi, trước khi qua đời, ông ấy thấy khó thở."
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Przed śmiercią... ...miał kłopoty z oddychaniem".
"Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce nefes alamaz olmuş.""Říká, říká mi, že předtím, než zemřel, měl potíže s dýcháním."