Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Eu cred, după cum veţi vedea, că sunt motive pentru optimism.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.I wydaje mi się, że mamy powód do optymizmu.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.이제 여러분들이 보시게 되겠지만 제 낙관론에는 근거가 있습니다.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Som ni ser finns det plats för optimism.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Und ich glaube, dass es -- Sie werden das verstehen -- Anlass zu Optimismus gibt.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Y yo creo, como verán, que hay razones para estar optimistas.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Και νομίζω ότι, θα δείτε, ότι υπάρχουν λόγοι για αισιοδοξία.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Думаю, и вы увидите, что есть причины для оптимизма.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.И мисля, както ще видите, че има причини за оптимизъм.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.Та я вважаю, ви побачите, існують причини для оптимізму.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.ואני חושב, כפי שאציג בפניכם, שיש סיבה לאופטימיות.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.وأعتقد ، كما سترون ، أن هناك أسباب تدعو إلى التفاؤل.
Bence, sizin de göreceğiniz gibi, iyimser olmak için nedenler var.これから状況は更に良くなるのです
Bencilce nedenlerim yüzünden... ...prensese engel olmaya çalıştım.Az önző érdekeim miatt sok nehézséget okoztam a hercegnőnek.
Bencilce nedenlerim yüzünden... ...prensese engel olmaya çalıştım.Και προς την μόνη απόγονο της βασιλικής οικογένειας, την Πριγκίπισσα Λι Σεολ... προκάλεσα πολλά βάσανα.
Bencilce nedenlerim yüzünden... ...prensese engel olmaya çalıştım.الاميرة لي سول الباقية الوحيدة من العائلة الملكية سببت لها الكثير من الالم
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.A co mne opravdu zaujalo bylo to, že strava zodpovídá za 30 až 35 procent nádorů způsobených vlivy prostředí.
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.I na prawdę zaintrygowało mnie gdy zobaczyłem, że dieta stanowi 30-35% środowiskowych przyczyn raka.
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.저에게 정말 흥미로웠던 것은 식습관이 암을 유발하는 환경에서의
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.Và điều khiến tôi rất hứng thú, là chế độ ăn uống chiếm 30-35% nguyên nhân môi trường gây ra ung thư.
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.ומה שממש סקרן אותי, היה שראיתי שתזונה מסבירה 30-35%
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.وما جذب أهتمامي بالفعل هو عندما رأيت أن النظام الغذائي يمثل حوالي من 30 إلى 35 %
Beni çok şaşırtan, beslenmenin, doğal nedenlerden oluşan kanserlerin yüzde 30 - 35'ine yol açması oldu.食べ物がガンを誘発する 環境要因の 30~35%を占めていたことです
Benim babam çocuklarını götürmüyordu. Birkaç sene boyunca küs kalmamızın nedenlerinden biri de buydu aslında.Az apám nem vitte volna a gyerekeit; ez volt az egyik oka pár éves szakításunknak.
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Af alle disse grunde, som jeg forventede, at de kommer i aften. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Av alla dessa skäl jag förväntade mig att de kommit i natt. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Đối với tất cả những lý do này tôi mong đợi họ đến đêm. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Für all diese Gründe, warum ich erwartet, dass sie kommen heute Abend. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Kaikista näistä syistä olen odottanut niiden tulevat-iltana. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "그들의 탈출하십시오. 내가 그들을 기대 모두 이러한 이유로 박 시키 리라. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Mindezen okok miatt vártam, hogy jön ma este. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Om al deze redenen ik ze verwacht vanavond komen. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Pentru toate aceste motive le-am aşteptat să vin la noapte. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Per tutte queste ragioni io li dovrebbe venire questa sera. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Por todas estas razões que eu esperava que eles vir a-noite ".
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Por todas estas razones que les espera venir esta noche. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Pour toutes ces raisons je les ai attendus au venir ce soir. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Untuk semua alasan ini saya harapkan mereka untuk datang ke malam. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Zaradi vseh teh razlogov sem jih pričakuje, da pridejo na noč. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Ze všech těchto důvodů jsem očekával, aby přišel v noci. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Zo všetkých týchto dôvodov som očakával, aby prišiel v noci. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Z tych wszystkich powodów Spodziewałem się ich do się w nocy. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Για όλους αυτούς τους λόγους αυτούς αναμένεται να έρχονται στο-νύχτα. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "З усіх цих причин я очікував, що вони прийти сьогодні ввечері. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "По всем этим причинам я ожидал, что они прийти сегодня вечером. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "Поради всички тези причини, аз им се очаква да дойде тази вечер. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "על הבריחה שלהם. מכל הסיבות האלה אני מצפה מהם בא הלילה. "
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "لهربهم. لكل هذه الأسباب كنت أتوقع لهم تأتي إلى الليل ".
Ben onları beklenen Tüm bu nedenlerden dolayı gece geliyor. "- 夜に来る。" "あなたは美しく、それを推論、"私は偽りのない賞賛で叫んだ。
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.A tudományban mi azokat az okokat akarjuk tudni, amiért az emberek hisznek valamiben.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.Dalam ilmu pengetahuan, kita ingin tahu apakah alasan Anda mempercayai sesuatu.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.En la ciencia, queremos saber cuáles son las razones para creer algo.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.En science, nous voulons savoir pour quelles raisons vous croyez en quelque chose.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.In der Wissenschaft wollen wir wissen, welche Gründe Sie haben, etwas zu glauben.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.In de wetenschap willen we weten wat je redenen zijn om iets aan te nemen.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.Inom vetenskap bryr vi oss om dina skäl för att tro på något.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.În ştiinţă, noi vrem să ştim care sunt motivele pentru care crezi în ceva.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.I videnskab vil vi vide hvorfor du tror noget.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.과학에서는, 사람이 어떤것을 믿는 이유를 알고 싶어합니다
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.Nella scienza, vogliamo sapere quali sono le ragioni per credere qualcosa.