Nedenleri çeşitlidir.Uzroci su različiti.
Bu nedenlerle epilepsiye mutlaka müdahale edilmelidir.Za definiranje epilepsije potrebno je da se dogodi barem jedan epileptički napadaj."
Bu şarkı aynı zamanda Napster Davası'nın da baş nedenlerinden biridir.Ta pjesma je ujedno jedan od najvećih hitova Natalije Oreiro.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Stanovništvo se konstantno smanjuje, uglavnom iz ekonomsko-socijalnih razloga.
Tutunma kaybına uğramanın çeşitli nedenleri olabilir.Za vrijeme uskladištenja može doći do različitih gubitaka.
Ancak, çeşitli siyasi nedenlerle her ikisi de görevlerinden azledilmiştir.Oba braka sklopljena su iz političkih razloga.
Bu öldürülme için tarihçiler çeşitli değişik nedenler vermişlerdir.Kroz povijest su postojale različito motivirane abdikacije.
İki imparatorluk arasındaki askeri çatışmaların esas nedenleri ise çeşitlidir.Druga značajna razlika između dva Carstva su bili njihovi generali.
Tipik nedenler motorlu araç kazaları ve düşmelerdir.Česti su bili kvarovi na motoru i ovjesu.
Daha sonra bu tarihte çeşitli nedenlerden dolayı ertelendi.Ten však bol z už spomínaných príčin niekoľkokrát odďaľovaný.
Bu nedenlerden dolayı insan ticareti ile insan kaçakçılığı birbirlerinden farklıdırlar.Obchodovanie s ľuďmi sa líši od pašovania ľudí.
Ancak mali nedenlerden dolayı yapının inşaatı durduruldu.Kvôli nedostatku financií ale výstavbu zastavili.
Yarışlarda teknik nedenlerden dolayı yarışı bitiremeyen ekipler olabiliyor.Preteky však pre technické problémy nedokončil ani jeden z jazdcov tímu.
Gazetenin yayımı türlü nedenlerle birkaç kez durdurulmuştur.Vydávanie časopisu bolo z politických dôvodov niekoľkokrát prerušené.
Ama bu nedenlerden dolayı Dublin’in yerli halkı tarafından çok tercih edilmemektedir.Pre svoj pôvod však nebol obľúbený medzi talianskym ľudom.
Ancak farklı nedenlerle düzenli olarak yapılamadı.Často to z rôznych dôvodov nie je dodržiavané.
Bunlar, nedenler toplamı olarak oluşan "mukadderat"tır.Sú to "zovšeobecnené súradnice".
Mali ve pratik nedenlerden dolayı, kule asla inşa edilmedi.Z ekonomických a statických dôvodov bolo divadlo postavené do svahu kopca.
Özellikle Kore Savaşı'nda bunun nedenleri belirtilmişltir.Príčinou bolo aj vypuknutie vojny v Kórei.
Sadece mali nedenlerden dolayı bu adımı atmış olamazdı.Toto právo však kvôli ekonomickým dôvodom nevyužilo.
Çeşitli nedenleri olabilir.Príčiny môžu byť viaceré.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Rozhovory pomáhajú zistiť motívy vedúce ku konaniu zákazníkov.
Farklılaşan etkilerin nedenleri çeşitlilik gösterebilir.Príčiny poškodenia mohli byť rôzne.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Ako príčinu uviedla osobné dôvody.
1968'de politik nedenlerden Kanada'ya taşındı ve on yıl orada kaldı.V roku 1957 odišiel do Kanady, kde pôsobil desať rokov.
“Rastlantı” insanların nedenlerini bilemediği veya anlayamadığı olaylara yaptığı bir yakıştırmadır.Náhoda je označenie pre príčinu, ktorú nepoznáme alebo nechápeme.
Bununla birlikte, ekonomik nedenlerden ötürü atıklarla sonuçlanabilirler.Kastrácia kancov sa robí z hospodárskych dôvodov.
Bu rahatlığın nedenlerinden biri şehrin laik yapısıdır.Základom ich tvorby bol život obyčajného mestského človeka.
1991-92 sezonunun sonunda mali nedenlerden dolayı liglerden çekilmişlerdir.Pred sezónou 2004/05 boli kontroverzne rozpustené kvôli finančným problémom.
Politik nedenler ile üniversiteden ayrıldı.Kvôli hereckej kariére opustil univerzitu.
Bazı yazarlara göre Hyacinth'ın ölümünün arkasında başka nedenler vardır.Podľa niektorých údajov mohla byť Kleopatrina smrť aj iná.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.Izvira iz medicine in zgodnjih študij vzrokov za imunost pred boleznimi.
Her biri farklı nedenlere sahip dört tür diabetes insipidus (Dİ) türü bulunmaktadır.Obstajajo štiri vrste insipidusnega diabetesa, vsak z drugačnim vzrokom nastanka.
Ancak, şarkı bilinmeyen nedenlerden dolayı yayınlanmadı.Kakorkoli že, pesmi iz neznanih razlogov kasneje niso izdali.
1953'te sağlık nedenleriyle serbest bırakıldı.Zaradi zdravstvenih razlogov je bil leta 1953 izpuščen predčasno.
Sith olmasının nedenlerinden biri de budur.Med njimi je tudi Senta.
Bu reform çeşitli nedenlerle başarısızlığa uğradıysa da büyük bir psikolojik etki yarattı.Odprava tlačanstva, ki je imela tudi zelo velik psihološki učinek, je potegnila za sabo vrsto reform.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Glavni medicinski vzroki smrti karōshi so srčni infarkt in možganska kap zaradi stresa.
Anemi olması durumunda, diğer potansiyel nedenler üzerinde de durulmalıdır.Če je prisotna slabokrvnost, je treba misliti na druge možne vzroke.
Gökyüzü, çeşitli nedenlerden ötürü tanımlaması zor bir kavramdır.Vino je posebej zanimivo iz več razlogov.
Anne babasının Katolik olmasına karşın, siyasi nedenlerle Ortodoks olarak yetiştirildi.Njeni starši so bili Katoličani in Baptisti, a vzgojili so jo katoliško.
Farklılaşan etkilerin nedenleri çeşitlilik gösterebilir.Izvori frustracije so lahko različni.
Burada hastalığın yoğunlaştığı sahalara ayrıntılı olarak bakılır ve bunun olası nedenleri araştırılır.Podrobno je treba preiskati spolne organe bolnice, da bi našli možen vzrok.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Pogosti vzroki so med drugim piki/vbodi žuželk, živila in zdravila.
"ULUSLARARASI GÖÇ: ÇEŞİTLERİ, NEDENLERİ VE ETKİLERİ" (PDF)."Izgorelost na delovnem mestu: vzroki in posledice" (PDF).
KOAH, bilinen nedenlere maruz kalınımı düşürerek önlenebilir.KOPB lahko preprečimo z zmanjšanjem izpostavljenosti znanim vzrokom.
Saçma nedenlerle ayrılmıştır.Razlogi za nemire so bili povezani.
Lise öğrenimini siyasal nedenlerle yarım bıraktı (1966).Diplomiral je na Visoki šoli za politične vede (1964).
MÖ 13 yılında doğal nedenlerle öldü.19. oktobra 2002 je zaradi naravnih vzrokov v Miamiju umrl.
Bu durumun nedenleri halen tartışmalıdır.Vzrokov za krizo je nedvomno več.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Okoljevarstveni pogledi so velikokrat sporni iz političnih ali gospodarskih razlogov.
Çeşitli nedenleri olabilir.Nastane lahko iz več razlogov.
Bu çocukların bu hale gelme nedenleri nelerdir?Kateri so vzroki za takšne rezultate?
Owen'ın annesi ölmüştür, ama bu doğal nedenler sonucunda olmuştur.V tem času ga obišče prav Owen, ki mu je mama ravno umrla - naravne smrti.
Filistin nüfusunun ebatı politik nedenlerle çelişkilidir.Vpliv piratstva na medijsko industrijo je sporen.
Parasal ve betik nedenler yüzünden özgün kitap art arda çekilecek iki film hâlinde ikiye bölündü.Zaradi finančnih razlogov in predolgega scenarija so film posneli v dveh delih.
Bu tür faaliyetler yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü oldukça sınırlıdır.V večini primerov je prisotnih več od zgoraj navedenih vzrokov.
Bu çerçevede bu nedenlerin açıklanması, kentleşmenin sebeplerini ortaya çıkaracaktır.Kar daje misliti je vzrok teh katastrof.
Ayrıca Hardy bazı nedenlerden dolayı bir süre dinlenmesi gerektiğini belirtti.Tudi teta Judith vztraja, da mora si mora odpočiti.
Kısmî hidrojene edilmiş yağlar, çeşitli nedenlerle besinlerde kullanılmaktadır.Elementarni jod se uporablja kot razkužilo v različnih oblikah.