Durkheim ‘a göre intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekiyordu.Durkheim szerint az embereknek van egy bizonyos szintű ragaszkodása a társadalomhoz.
Ankara: Erek Ofset Çevre Sorunu: Nedenler ve Çözümler.12. Prohászka Ottokár: Elbeszélések és útirajzok.
Sonuçta nedenleri olan bir durum ve birdenbire ya da kalıtımsal olarak ortaya çıkmış bir tutum değildir.Azért nincs, mert előbb-utóbb a feledés homályába merül.
Bu tür faaliyetler yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü oldukça sınırlıdır.Nem szabad túl nagy adagokat felszippantani túl gyakran a fentebb már említett okok miatt.
Bu çocukların bu hale gelme nedenleri nelerdir?(Miért csinálnak ilyen jellegzetes hibákat a gyerekek?
Bu nedenlerle cüce gezegen kategorisine girebilir.Ennek oka, hogy az óriásföldgömb térképe a falitérképek kategóriájába sorolható.
73 yaşında doğal nedenlerle Las Vegas'ta evinde 24 Kasım 2005 tarihinde vefat etti.2005. november 24-én hunyt el Las Vegas-ban, 73 éves volt.
Nürnberg pragmatik nedenlerle seçildi.Hillcoat Pittsburghöt egyúttal gyakorlatias okokból is választotta.
Aslında 45 kiloya düşmesi planlanmış ama sağlık nedenleri ile buna izin verilmemiş.Bale 45 kg-ra akart fogyni, de a film készítői nem engedték neki az egészségügyi kockázatok miatt.
Son zamanlarda, bu yöntem çeşitli nedenlerden dolayı tepki çekmektedir.Mindenesetre sokféle embert vonz ez a mozgalom, különféle okoknál fogva.
Muhtemelen ticari nedenler önemli bir faktör olmuştu.Kereskedelmi ügyletek tárgya pedig csak ingó dolog lehet.
22 Ocak - Yunanistan başbakanı Andreas Papandreu sağlık nedenleriyle görevinden çekildi.22. tammikuuta – Kreikan pääministeri Andreas Papandreu erosi terveyssyistä.
2006'da bakanlıktan "kişisel nedenlerle" istifa etmiştir.Hänkin kuitenkin lähti Thy Majesteista lokakuussa 2004 "henkilökohtaisten syiden vuoksi".
İster Şeytana ister Tanrıya inansınlar onlar kendilerini geri çekme nedenleridir."God... damn you all to hell!» »Jumalan tähden, olen palannut kotiin...
Bu farklılıkların nedenlerinin kültürel ve kurumsal etkenlerin bir karışımı olduğu düşünülmektedir.Nämä erot voidaan selittää kulttuuristen ja institutionaalisten erojen yhdistelmänä.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Haastatteluilla selvitetään ostokäyttäytymistä ohjaavia motiiveja.
84'ü çeşitli nedenlerle oy kullanmadı.Hän sai 84 ääntä, jotka eivät riittäneet valintaan.
40 yaşın üzerinde görülmesinin nedenlerinden biri budur.Se kertoo hänen 40–vuotisesta urastaan.
Ekim 2012'de Davies, dizinin kişisel nedenlerden dolayı bir araya gireceğini açıkladı.Denizli erosi tehtävästään kesällä 2012 henkilökohtaisten syiden vuoksi.
Muhtemel sebepleri arasında genetik, hormonal, çevresel ve bulaşıcı nedenler vardır.Näitä ovat muiden muassa geneettiset syyt, hormonaaliset seikat sekä ympäristötekijät.
Politik nedenler ile üniversiteden ayrıldı.Hänet erotettiin yliopistolta poliittisen toimintansa vuoksi.
Filistin nüfusunun ebatı politik nedenlerle çelişkilidir.Armenialaisten todellisesta osuudesta kiistellään.
15 Eylül 2003 tarihinde finansal ve ekonomik nedenlerle gazete yayınına son verdi.Hän siirtyi tehtävään 15. syyskuuta 2013 Ilta-Sanomien ja Taloussanomien päätoimittajan paikalta.
Gebelikte Anemi Nedenleri Nelerdir?Voiko sormenjälkitunnistinta huijata?
11 Ocak 1955 tarihinde Roma'da doğal nedenlerden hayatını kaybetti.Syyskuun 10. päivänä 1965 hän kuoli luonnollisista syistä omistamallaan maatilalla.
Bu durumun nedenleri halen tartışmalıdır.Tapahtumien syy on edelleen kiistanalainen.
Rus Ermenistanı önemli nedenlerle takip etti.Venäjä tuki Serbiaa historiallista syistä.
Hapiste kötüleşen sağlık nedenlerinden dolayı serbest bırakıldı.Tällöin hänet vapautettiin terveydellisistä syistä.
Bubba Smith'in doğal nedenlerle öldüğü sanılmaktadır.Perheen mukaan Robertson kuoli luonnollisiin syihin.
2001 yılında Be Inc. ekonomik nedenlerden Palm'e satılmıştır.Vuonna 2001 Be, Inc. myytiin Palmille (nyk.
Baş dönmeleri çok çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.Haluttomuuteen voi olla hyvin monenlaisia syitä.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Taustalla olivat Kakkosen mukaan henkilökohtaiset syyt.
Bu nedenlerle grup 1982'de dağılmaya sürüklemiştir.Hän debytoi joukkueen takalinjoilla vuonna 1982.
Fakat hafifletici nedenler dolaysıyla idam kararı hapis cezasına çevrildi.Voimakkaiden vastalauseiden johdosta tuomio kuitenkin muutettiin vankeudeksi.
Tarih boyunca insanlar çok çeşitli nedenlerle karşı cinsin kimliğine bürünmüşlerdir.Eri maissa ihmisiä on sterilisoitu vasten heidän tahtoaan useista syistä.
Ancak bu etki ve nedenler mekanik türden şeyler değildir.Tämä erilaisuus johtuu siitä, että ihminen ei ole mekaaninen väline.
Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur.Maiden välit olivat kiristyneet useasta eri syystä.
Çeşitli nedenleri olabilir.Tämä voi johtua monista eri syistä.
Horlama Nedenleri ve TedavisiSyyt ja tarpeenmukainen hoito. s.
Bu nedenlerle ülkedeki laik kesim sivil evliliğin kurumsallaşmasını istemektedir.Tänä aikana parin tulee hakea neuvoja paikalliselta neuvostolta avioliiton pelastamiseksi.
Bunun nedenleri çeşitli şekillerde anlatılmıştır.Ilmiötä on pyritty selittämään useilla tavoilla.
Hamnet bilinmeyen nedenlerden dolayı 11 yaşında öldü ve 11 Ağustos 1596'da gömüldü.Ο Χάμνετ πέθανε από άγνωστα αίτια σε ηλικία 11 ετών και τάφηκε στις 11 Αυγούστου του 1596.
Anemi olması durumunda, diğer potansiyel nedenler üzerinde de durulmalıdır.Αν υφίσταται ανεμία, θα πρέπει να ληφθούν υπόψη άλλες πιθανές αιτίες..
472 yılında doğal nedenlerle ölmüştür.Πέθανε το 421 από φυσικά αίτια.
Ancak, şarkı bilinmeyen nedenlerden dolayı yayınlanmadı.Ο λόγος για των τραγουδιών είναι άγνωστος.
İlk etapta sosyal nedenler geliyordu.Το ενδιαφέρον για την κοινωνική διάσταση υπήρχε άρα εξαρχής.
Morgan yazar olarak kişisel nedenlerden dolayı filmden ayrıl fakat yönetici yapımcı olarak yapıma devam etti.Ο Μόργκαν αποχώρησε από τη θέση του σεναριογράφου για προσωπικούς λόγους αλλά παρέμεινε ως παραγωγός.
Her ikisi de farklı nedenlerle onu geri çevirdi.Και οι δύο όμως αρνήθηκαν για διάφορους λόγους.
Hayalet yazarlar çeşitli nedenlerle işe alınırlar.Οι Φλαμανδοί καλλιτέχνες έχουν γίνει γνωστοί με ευρεία ποικιλία όρων.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Οι συνεντεύξεις συμβάλλουν στην ανίχνευση των κινήτρων που κατευθύνουν τις αγοραστικές συμπεριφορές.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Τα συνήθη αίτια περιλαμβάνουν δαγκώματα από έντομα, κατανάλωση τροφίμων και λήψη φαρμάκων.
İlçe merkezinin yeri çeşitli nedenlerle birkaç defa değiştirilmiştir.Το αρχικό σχέδιο του δεύτερου πύργου τροποποιήθηκε αρκετές φορές.
Mücadele için ileri sürülen nedenler gruptan gruba farklılık gösterir.Οι λόγοι για τους οποίους εμπλέκονται στη σύγκρουση, ποικίλλουν από ομάδα σε ομάδα.
Bazıları onun politik nedenlerle suikasta uğradığını ileri sürerler.Άλλοι πάλι ισχυρίζονται πως ο θάνατος του οφείλονταν σε φυσικά αίτια.
Filmin, 1941 versiyonundan daha başarı olma nedenlerinden biri de buydu.Η ταινία αυτή αποτελεί ένα remake της της ομότιτλης ταινίας του 1941.
1968 yılında seçildiği Dole belediye başkanlığını 1976 yılında sağlık nedenleriyle bırakmıştır.Επανεξελέγη το 1982 και παρέμεινε δήμαρχος ως την παραίτησή του το 1986, για λόγους υγείας.
Bu ödülün kendisine politik nedenlerle verildiği iddia edildi.Ο ίδιος τόνισε ότι η δίωξή του οφειλόταν στην πραγματικότητα σε πολιτικούς λόγους.
Ancak yüzyıllar boyunca bu ormanlar çeşitli nedenlerle tahrip edilmiş ve giderek azalmıştır.Με το πέρασμα των αιώνων η επιφάνεια αυτή σταδιακά διαβρώθηκε και εξαφανίσθηκε.
Baş dönmeleri çok çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.Η δυσθρεψία μπορεί να εκδηλωθεί με μεγάλη ποικιλία συμπτωμάτων.
1991-92 sezonunun sonunda mali nedenlerden dolayı liglerden çekilmişlerdir.Στην περίοδο 1990-92 κατέρρευσε το δίκαιο προσωρινά λόγω των συνεχιζόμενων μαχών.