Çeşitli nedenlerden dolayı bu oldukça şaşırtıcı.This is quite surprising for several reasons.
O, nedenlerden biri.That's one of the reasons.
Tom doğal nedenlerle öldü.Tom died of natural causes.
Tom'un doğal nedenlerden ötürü ölmediğini mi düşünüyorsun?Are you suggesting Tom didn't die of natural causes?
Tom'un nedenlerini sorguluyorum.I question Tom's motives.
Nedenlerimi sorguluyor musun?Are you questioning my motives?
Marlon'un davranışının nedenlerini bilmiyorum.I don't know the motives for Marlon's behaviour.
Tüm nedenleri bilmene gerek yok.You don't need to know all the reasons.
İstifa etmem için yeterince çok nedenler var.There are plenty enough reasons for me to resign.
Tom'dan şüphelenmek için herhangi başka nedenlerin var mı?Do you have any other reasons to suspect Tom?
Tom'un yaptığı her şey için nedenleri var gibi görünüyor.Tom seems to have reasons for everything he did.
Yaptığını yaptığın için nedenlerin vardı.You had your reasons for doing what you did.
Geri zekalılar her zaman aptalca nedenlerle birbirlerine bağırırlar.The idiots are always yelling at each other for stupid reasons.
Tom sağlık nedenleriyle sık sık Almanya'ya seyahat eder.Tom often travels to Germany for health reasons.
Tom yanlış nedenlerle doğru olanı yaptı.Tom did the right thing for the wrong reasons.
Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.There are several current theories about the possible causes of gamma-ray bursts.
Yanlış nedenlerden dolayı kendini aşağıladı.He abases himself for the wrong reasons.
Nedenler yüzünden Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom because reasons.
Tom'dan nefret etmek için iyi nedenlerim var.I have good reasons for hating Tom.
Birçok nedenlerden dolayı Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom for many reasons.
Nedenleri nelerdir?What are the causes?
Nedenler belirsiz.The reasons are unclear.
Nedenleri anlaşılabilir.The reasons are understandable.
Belki başka nedenler vardır.Perhaps there are other reasons.
Kendimce nedenlerim vardı.I had my reasons.
Onlar bize nedenlerini vermedi.They didn't give us their reasons.
Tom tıbbi nedenlerle kenevir kullanmaktadır.Tom uses cannabis for medical reasons.
Maria birçok nedenlerden dolayı işinden nefret ediyor.Maria hates her job for many reasons.
Onu yapmamak için bütün nedenleri listeye yazalım.Let's list all the reasons not to do that.
Onu yapmamız gereken tüm nedenleri listeleyelim.Let's list all the reasons we should do that.
Kral 1700 yılında, tanımlanmamış nedenlerle 80 yaşında öldü.In 1700, the king died at age 80 of unspecified causes.
O doğal nedenlerden ölmüştü.He had died of natural causes.
Teknik nedenlerle, şu anda arama özelliği devre dışıdır.Due to technical reasons, the search feature is currently disabled.
Bu negatif doğal sonuçların arkasındaki ana nedenler nedir?What are the main reasons behind these negative concomitants?
Profesör kişisel nedenlerden beni reddetti!The professor rejected me for personal reasons!
Nakliyeciler kitap okuyan insanlardan hoşlanmazlar. Ama en azından iyi bir nedenleri var.Movers don't like people who read books. But at least they have a good reason.
Endişelenmek için nedenleri var.They have reason to worry.
Mutlu olmamız için gereken tüm nedenleri listeleyelim.Let's list all the reasons we should be happy.
Bunu yapmamız için gereken tüm nedenleri listeleyelim.Let's list all the reasons we need to do this.
Çeşitli nedenlerle kendilerini böyle bir durumda bulan birçok insan var.There are a lot of people who find themselves in such a situation for various reasons.
Fadıl, 76 yaşında doğal nedenlerden dolayı hapishanede öldü.Fadil died in prison, aged 76, of natural causes.
Kediler ve köpekler farklı nedenlerle esnerler.Cats and dogs yawn for different reasons.
Sağlık nedenleriyle ayrılmak zorunda kaldım.I had to quit for health reasons.
Gizlilik nedenlerinden dolayı o web sitesini kullanmıyorum.I don't use that website for privacy reasons.
Gizlilik nedenlerinden dolayı o siteyi kullanmıyorum.I don't use that site for privacy reasons.
Bazı nedenlerden dolayı benim adım listede yok.For some reason, my name isn't on the list.
Çeşitli nedenlerle kalkış ertelenecek.For various reasons, the departure will be postponed.
Şeylerin nedenlerini öğrenebilen kişi mutludur.Happy is he who was able to learn the causes of things.
Tom nedenleri bilmeli.Tom needs to know the reasons why.
Tom nedenlerini açıkça açıkladı.Tom explained his reasons clearly.
Bunu yapmak için nedenlerim vardı.I had my reasons for doing that.
Sami doğal nedenlerden ötürü ölmedi.Sami didn't die of natural causes.
Sami, Leyla'nın doğal nedenlerden ölmediğine ikna oldu.Sami was convinced Layla did not die from natural causes.
Bana bunu neden yaptığının nedenlerini söyler misin?Could you tell me the reasons why you did that?
Bazı nedenlerden dolayı, müşteri kaybediyor gibi görünüyoruz.For some reason, we seem to be losing customers.
Buraya bariz nedenlerden dolayı sıkça gelmiyorum.I don't often come here for obvious reasons.
Ocak 2005'te Levy doğal nedenlerden öldü.In January 2005, Levy died of natural causes.
Teknik ve tarihsel nedenlerle, üçünün her biri farklı reaktör türleri ile ilişkilidir.For technical and historical reasons, the three are each associated with different reactor types.
Bu zamana kadar 500,000'den fazla insan Petrograd'a çeşitli nedenlerden dolayı protesto ediyorlardı.By this time, well over 500,000 people were protesting Petrograd for several different reasons.
Hayalet yazarlar çeşitli nedenlerle işe alınırlar.Ghostwriters are hired for numerous reasons.