Ana içeriğe geç
Sözlük

nedenler ile cümle

nedenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onu yapmaman için çok sayıda nedenler var.There are a good many reasons why you shouldn't do it.
Başarısızlığımız için nedenler aşağıdaki gibidir.The reasons for our failure are as follows.
Kişisel nedenlerden dolayı.For personal reasons.
Kişisel nedenlerle.For personal reasons.
Stresin ortak nedenleri iş ve insan ilişkileridir.Common causes of stress are work and human relationships.
Gitmiyorum.çünkü,diğer nedenler arasında,param yok.I am not going, because, among other reasons, I don't have money.
Onu özel nedenlerle geri çevirdi.I refused it for private reasons.
Orada kalmak için onun nedenleri var.He has his reasons for staying there.
O, bazı nedenlerden dolayı popüler değildir.He is unpopular for some reason.
Kişisel nedenlerden dolayı şirketten ayrıldı.He left the company on account of personal reasons.
Ekonomik nedenlerden dolayı plandan vazgeçti.He gave up the plan for economic reasons.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Bazı nedenlerden dolayı işini bıraktı.She quit her job for some reason.
Birkaç yüzeysel nedenler var.There are a number of superficial reasons.
Nedenler aşağıdaki gibi.The reasons are as follows.
Aşırı içki içmek, iktidarsızlık nedenlerinden biridir.Excessive drinking is one of the causes of impotence.
Ereksiyon problemlerinin çeşitli nedenleri olabilir.Erection problems can have various causes.
Dürüst olmak gerekirse, bu tür eylemlerin nedenlerini anlamıyorum.To be honest, I don't understand the reasons for such actions.
Onu yapmamak için bir sürü iyi nedenler var.There are many good reasons not to do it.
Gösteri Stokçular Amerika'da koltuk psikolojinin başlıca nedenlerinden biridir.The show Hoarders is one of the primary causes of armchair psychology in America.
Ama o iyi nedenleri olduğuna inanıyordu.But he believed he had good reasons.
İnsanlar arasındaki nedenler nedir?What are the causes of among the people?
Size sizi niçin işe almadığımızın nedenleri söylenildi mi?Have you been told the reasons why we didn't hire you?
Seninle aynı fikirde olmamamın nedenleri sana söyleyeyim.Let me tell you the reasons that I don't agree with you.
Anlaşılabilir nedenlerden dolayı reddedildiler.For understandable reasons, they have been rejected.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
Kürtajın çeşitli nedenleri olabilir.An abortion can have various causes.
Ben kişisel nedenler için reddedildim.I declined for personal reasons.
Bazı nedenlerden dolayı başarısız olursam, tekrar denerim.If for some reason I failed, I'd try again.
Benim kendi nedenlerim var.I have my own reasons.
O, doğal nedenlerden öldü.He died of natural causes.
Lonesome George, türünün kalan son kaplumbağası, bilinmeyen nedenlerden öldü.Lonesome George, the last remaining tortoise of his kind, died of unknown causes.
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.Fossil fuels are the main causes of global warming.
Nedenlerimi netleştirdiğimi düşündüm.I thought I made my reasons clear.
Sadece nedenlerini duymak istiyorum.I just want to hear your reasons.
Kalbin nedenin bilemeyeceği nedenleri vardır.The heart has reasons reason cannot know.
Bir fotoğraf, nedenleri izah edemez.A photograph cannot explain the reasons.
Bir fotoğraf, nedenleri açıklayamaz.A photograph can't explain the reasons.
Bazı nedenlerden dolayı mikrofon şu ana kadar çalışmıyordu.For some reason the microphone wasn't working until now.
Kızgın olmak için herhangi bir nedenleri yoktu.They didn't have any reasons to be angry.
Sinirlenecek iyi nedenlerim var.I've got good reasons to be nervous.
Bunu yapmak için nedenlerim var.I have my reasons for doing that.
Gitmek istemek için nedenlerim var.I have my reasons for wanting to go.
Sanırım o Tom'un burada olmama nedenlerinden biri.I suppose that's one of the reasons Tom isn't here.
Nedenlerimi açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my reasons.
Tom'un onu yapmak için iyi nedenleri olduğundan eminim.I'm sure Tom had good reasons for doing that.
Nedenlerin açık olduğuna eminim.I'm sure the reasons are obvious.
Ben kişisel nedenler için buradayım.I'm here for personal reasons.
Tom'un nedenleri olduğuna eminim.I'm sure Tom had his reasons.
Suriye'deki Birleşik Devletler elçisi güvenlik nedenlerinden dolayı ülkeyi terk etti.The United States Ambassador in Syria left the country for security reasons.
Kızgın olmak için nedenlerin var sanırım.I guess you have your reasons for being angry.
Tom'un bunu yapmamak için nedenleri var.Tom has his reasons for not doing that.
Tom'un onu yapmak için nedenleri var.Tom has his reasons for doing that.
Tom'un nedenleri olmalıydı.Tom must've had his reasons.
Tom'un kızmak için nedenleri vardı.Tom had reasons to be angry.
Herkesin nedenleri vardı.Everyone had their reasons.
Onların nedenleri var.They have their reasons.
Tom'un nedenleri vardı.Tom did have reasons.
Bizim nedenlerimiz vardı.We had our reasons.
Çeşitli nedenlerden dolayı onu çabucak yapmak mümkün olmadı.For various reasons, it has not been possible to do that quickly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod