Toplaklar değişik nedenlerle oluşabilirler: yağmur suları, kar erimeleri gibi.Dit kan verschillende oorzaken hebben: getijde regenval smelten van sneeuw
Özellikle Kore Savaşı'nda bunun nedenleri belirtilmişltir.Reden hiervoor was de Koreaanse Oorlog.
1953'te sağlık nedenleriyle serbest bırakıldı.Hij werd echter in 1951 vrijgelaten om gezondheidsredenen.
1995-2000 arasında gözaltındaki 65 vatandaş çeşitli nedenlerle ölmüştür.Tussen 1950 en 1965 werden diverse terreinen in het gebied ontgonnen.
Bunun nedenleri de yüksek altın değeri ve bu değerin istikrarıdır.De waarde van het goud is en was aanzienlijk.
Besinleri pişirmenin başka nedenleri de vardır.Ook bij fonteinen komen spaarbekkens voor.
Antlaşmalar çeşitli nedenlerle son erebilir.De arbeidsovereenkomst kan op verschillende manieren eindigen.
En önemli nedenlerden biri multipl sklerozdur.Het komt onder andere voor bij multiple sclerose.
Priebke, doğal nedenlerden, 100 yaşındayken 11 Ekim 2013 tarihinde Roma'da öldü.Priebke overleed enkele maanden later, op 11 oktober 2013, in Rome.
Eski gizli polise göre Belgrad'da politik nedenlerle işkenceye uğrayan kişi sayısı 10.000'dir.In Istanbul zijn volgens de politie 10.000 mensen op de been.
Ancak bu neden, nedenlerden sadece biriydi.Alleen al daarom was het uniek.
Abdüllatif Şener, 27 Ağustos 2012 tarihinde çeşitli nedenlerden dolayı partiyi kapattığını açıkladı. ^Bouckaert verliet de VLD op 27 oktober 2006 omdat hij de partij te links vond.
Ama şirket finansal nedenlerden ötürü grup dağılmıştır.Om economische redenen werd de groep echter gedoemd tot uiteenvallen.
Kuark çeşnilerinin isimleri ise farklı nedenlere bağlı olarak verildi.Heerenveen was echter ook gemotiveerd om een andere reden.
5 Şubat 2013 yılında ABD'deki yasal nedenlerden dolayı grup ismini Ghost B.C olarak değiştirmek zorunda kaldı.Om juridische redenen heette de band in de Verenigde Staten van 2013 tot 2015 Ghost B.C..
Bu nedenlerden dolayı insan ticareti ile insan kaçakçılığı birbirlerinden farklıdırlar.Wel werd erkend dat migrantenhandel en mensenhandel ten dele niet hetzelfde waren.
Ancak farklı nedenlerle düzenli olarak yapılamadı.Deze wordt echter steeds door verschillende omstandigheden onmogelijk gemaakt.
Siyasî nedenlerin yanında ekonomik ortaklık da ilişkilerin olumlu yönde gelişmesine fayda sağlamıştır.Omgekeerd kunnen goede politieke relaties ook in het voordeel werken van de bedrijven.
Truva savaşının nedenlerinden biri de zaten budur.Deze zijn gebaseerd op het verhaal van de Trojaanse Oorlog.
Doğal nedenlerle oluşmuş veya insan eliyle hazırlanmış olabilir.Alkalische gronden kunnen op natuurlijke zijn ontstaan of door de mens worden veroorzaakt.
Her ikisi de farklı nedenlerle onu geri çevirdi.Beiden ontkenden de verschillende beschuldigingen.
Olumlu duyguların nedenlerini araştırmıştır.Over het ontstaan van goede gevoelens.
O, doğal nedenlerden öldü.Hij stierf een natuurlijke dood.
Bu nedenlerden dolayı NF-Board turnuva düzenleme hakkını Oksitanya'ya verdi.Skutkiem tego federacja NF-Board zdecydowała przekazać prawa do organizacji turnieju Oksytanii.
Orada meleklerin yaratılış nedenlerini, nasıl yaratıldiklarını ve Adam-Kadamon'un bedenini görürler.Na jednych unoszą go aniołowie, na innych trzyma palmę męczeństwa, na kolejnych są sceny z jego życia.
NOT: Chris Watrin 20.08.2008 tarihinde sağlık nedenleri dolayısıyla gruptan ayrılma kararı aldı.20 sierpnia 2008 r. z powodów zdrowotnych z zespołu odszedł Chris Watrin.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Innymi czynnikami wywołującymi dnę są urazy fizyczne i operacje chirurgiczne.
472 yılında doğal nedenlerle ölmüştür.Zmarł z przyczyn naturalnych w 1974.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Głównym celem organizacji jest gospodarcza i (w mniejszym stopniu) polityczna integracja państw członkowskich.
2001 yılında Be Inc. ekonomik nedenlerden Palm'e satılmıştır.Niestety w 2001 r. prom z powodów ekonomicznych został sprzedany do Estonii.
1987'de sağlık nedenleriyle siyasetten çekildi.Ustąpiła w 1987 z powodów zdrowotnych.
Baş dönmeleri çok çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.Zawroty głowy mogą mieć szereg różnych przyczyn.
1983 yılında T.C. vatandaşlığını siyasi nedenlerden dolayı kaybetti.W 1983 opuścił Czad z powodu wojny domowej.
Politik nedenler ile üniversiteden ayrıldı.Z powodów politycznych był usuwany z uczelni.
Bu nedenlerden ötürü türün korunma durumu "asgari endişe" olarak değerlendirilmiştir.Z tych powodów gatunek jest opisany jako najmniejszej troski.
Bu gibi nedenlerden dolayı Kıbrıs'ın alınması gerekli görüldü.Należy wnioskować, iż z tych względów Pan Bałagan z niej zrezygnował.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Karoshi to zjawisko nagłej śmierci w wyniku przepracowania i stresu.
Ocak 2005'te Levy doğal nedenlerden öldü.Shaw zmarł w 1994 roku z przyczyn naturalnych.
Doğal nedenlerle oluşmuş veya insan eliyle hazırlanmış olabilir.Może być pochodzenia naturalnego bądź skutkiem celowej działalności człowieka.
Horlama Nedenleri ve TedavisiPrzyczyny, objawy i leczenie.
En sık ölüm nedenleri ise dolaşım ve kanser hastalıklarıdır.Najczęstszymi przyczynami śmierci były choroby układu krążenia oraz nowotwory.
Bu nedenlerle, atasözlerinde evrensel ve toplumsal düzen ile bu düzendeki iyi, kötü bütün özellikler görülür.Do tego, w zabobonnym społeczeństwie powszechna była wiara w dobre i złe wpływy określonych układów planet.
Diğerleri yangın ya da deprem gibi nedenlerle yok olmuşlardır.4 z nich zostały utracone na skutek sztormów lub pożaru.
Daha sonralarda benzer nedenlerden dolayı "en az on beş işten" daha çıkarıldı.Niektórzy ze względów praktycznych zakładają, że „duża próba” ma np. co najmniej 50 obserwacji.
Ağustos 1946'da yarbay rütbesinde iken sağlık nedenlerinden ötürü askerliği bıraktı.W kwietniu 1946 w stopniu majora został zwolniony do rezerwy ze względu na stan zdrowia.
Ekonomik nedenler güderek gazeteciliğe başladı.Działalność zawodową rozpoczął od dziennikarstwa.
Hapiste kötüleşen sağlık nedenlerinden dolayı serbest bırakıldı.Z powodów zdrowotnych zwolniony z więzienia.
Ancak, şarkı bilinmeyen nedenlerden dolayı yayınlanmadı.Jednak walka została anulowana z nieujawnionych powodów.
35 yılının son günlerinde doğal nedenlerle öldü.Zmarł następnego roku z przyczyn naturalnych.
Bu nedenlerle epilepsiye mutlaka müdahale edilmelidir.Z tego powodu Epiroci postanowili coś z tym zrobić.
Ancak 1980'lerin hemen başında bazı hukukî nedenlerden dolayı kapatıldı.W związku z działalnością polityczną w latach 80. był kilkakrotnie aresztowany.
Ama şirket finansal nedenlerden ötürü grup dağılmıştır.Cukrownia jednak zrezygnowała z budowy obu linii z powodów finansowych.
Bunlar, nedenler toplamı olarak oluşan "mukadderat"tır.Są one konieczne ze względu na „realizm wcielenia”.
40 yaşın üzerinde görülmesinin nedenlerinden biri budur.Jego wiek szacuje się na 40 lat.
Böyle bir sonuç çıkmasının nedenleri çeşitlidir.Powody takiej decyzji bywają różne.
Bunların çıkış nedenleri sosyal oluşumlardır.Te własności są wynikiem procesów społecznych.
1980 yılında kişisel nedenlerden ötürü, gruptan ayrıldı.W lipcu 2014 odszedł ze względu na problemy osobiste.
Bu, Krallığın maddi nedenlerden dolayı birçok reform yapmasına neden oldu.Przeprowadził wiele reform, które przyczyniły się do poprawy warunków życia królestwa.
Özellikle nedenler üzerine yapılmış karşılaştırmalı araştırmaların sayısı azdır.Wynikają one przede wszystkim z małej ilości badań, na których można się oprzeć.
Bazı bilinmeyen nedenlerle Underground Railroad çabucak dağıldı.Wewnętrzny okrężny korytarz został z nieznanych powodów zasypany ceglanym gruzem.