Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Entre as causas mais comuns estão picadas e mordeduras de insetos e determinados alimentos ou medicamentos.
Yeterli nedenler: Eğer x y’nin yeterli nedeni ise böylece x’in yeterli varlığı y’nin varlığını ifade eder.Exemplo: Para cada entidade X, se X existe, então há uma explicação suficiente do porquê X existe.
Çeşitli nedenlerle doktora yapamadı.Por vários motivos, elas não puderam fazer as personagens.
Saldırı için en uygun zaman olduğunu düşünmesinde geçerli nedenleri vardı.Mas ele deixou passar, no entanto, o melhor momento para atacar.
Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?Qual a origem dos sujeitos e dos objetos?
Siyasi nedenlerden dolayı tutuklanıp cezaevinde 12 yıl kaldı.Foi condenado por sua militância política a pena de 12 anos de reclusão.
"31 Mart Ayaklanması: Nedenleri ve Sonuçları".«8 de março: conquistas e controvérsias».
73 yaşında doğal nedenlerle Las Vegas'ta evinde 24 Kasım 2005 tarihinde vefat etti.Morita morreu de causas naturais em 24 de novembro de 2005 em sua casa em Las Vegas, Nevada aos 73 anos.
24 Ağustos'ta sağlık nedenlerinden dolayı SM Entertainment'a kontratını sona erdirmek için dava açtı.Em 24 de agosto, ele apresentou uma ação judicial contra a SM Entertainment para encerrar seu contrato.
Gökyüzü, çeşitli nedenlerden ötürü tanımlaması zor bir kavramdır.O carbono é um elemento notável por várias razões.
Yine aynı nedenlerle taş piskoposlar için özel bir önem arz etmiştir.Embora ele também, com significado diverso, o atribuí aos bispos igualmente.
Truva savaşının nedenlerinden biri de zaten budur.Uma vem da lenda da Guerra de Troia.
472 yılında doğal nedenlerle ölmüştür.Morreu de causas naturais alguns anos após 274.
Bu bellek yitiminin nedenleri konusunda başlıca üç teori ortaya atılmıştır.Distinguiu três momentos essenciais dessa teorização.
Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur.Entretanto, são frustrantes por várias razões.
Karōshi (過労死), Japonca sözcük anlamı "fazla çalışma ölümü" olan mesleki nedenlerle ani ölüm durumudur.Karoshi é um termo que se refere a morte pelo excesso de trabalho no ambiente de trabalho japonês.
Kısmî hidrojene edilmiş yağlar, çeşitli nedenlerle besinlerde kullanılmaktadır.NaK é usado em muitas outras aplicações de transferência de calor por razões similares.
Ne zaman ve nedenleri için Emekli/Çekilenlere bakınız.Os espectadores assistem quando e o quanto quiserem.
Renk körlüğü kalıtsal nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.A mesma cor aparece sobre materiais funerários.
Eylül 1983'te paraşüt kazasından sonra tıbbi nedenlerle uzay programından emekli oldu.Ele deixou o programa espacial em 1979 por razões médicas.
Bütün bu nedenlerle Balkanlar'daki Slav saldırıları devam etti.Por tudo isso, as incursões eslavas nos Bálcãs seguiam com pouca resistência.
Başbakan Barkat Gourad Hamadou uzun bir süre sonra Şubat 2001'de sağlık nedenleriyle istifa etti.Cardeal Husar renunciou em fevereiro de 2011, por motivos de saúde.
Çeşitli göç nedenleri olmuştur.Há várias causas de origem interna.
Sinanlı'lar farklı nedenlerden göçlerle Türkiye'nin birçok yerine dağılmışlardır.Os habitantes da ilha tiveram de emigrar em diversas ocasiões por motivos bem diferentes.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Bu çocukların bu hale gelme nedenleri nelerdir?De onde será que vem tanta criança!
Max adında bir domuzu var.18 yaşında doğal nedenlerden öldü.Ana morreu aos 82 anos, de causas naturais.
Hamnet bilinmeyen nedenlerden dolayı 11 yaşında öldü ve 11 Ağustos 1596'da gömüldü.Hamnet foi sepultado em Stratford em 11 de agosto de 1596."
Ölümü 21 Şubat'ta, 68 yaşındaki Belgrad'da açıklanmayan nedenlerle öldü.Brüel morreu de causas não divulgadas oficialmente em 23 de fevereiro de 1996, com 68 anos.
Bu durumun nedenleri halen tartışmalıdır.As circunstâncias para o ocorrido permanecem controversas.
Gay olan yazar, AIDS'e bağlı nedenlerle öldü.Sabe-se que morreu de causas relacionadas com a AIDS.
Ancak 1993'te kişisel nedenlerden dolayı gruptan ayrıldı.Em 1992 desligou-se da banda por motivos pessoais.
1968'de politik nedenlerden Kanada'ya taşındı ve on yıl orada kaldı.Durante a década de 1980 ele se mudou para o Canadá, onde permaneceu por seis anos.
Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.As perturbações hipertensivas da gravidez são uma das causas mais comuns de morte durante a gravidez.
1988 yılında siyasal nedenlerden dolayı ailesiyle birlikte İran’dan Hollanda’ya kaçtı.Ele fugiu para os Países Baixos como refugiado político em 1988.
Ancak 1992 yılından beri, yukarıda açıklanan nedenlerle atmosferik konsantrasyonları düşüş göstermektedir.No entanto, desde 1992 a sua concentração atmosférica tem vindo a decair pela diminuição da sua utilização.
Saçma nedenlerle ayrılmıştır.Faleceu de causas naturais.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Ook hier waren persoonlijke motieven in het spel.
Bunun nedenlerinden biri, ölüm yılının karıştırılarak 1591 yerine 1597 olduğuna inanılmasıydı.Dit berust op een misverstand, omdat niet 1597 maar 1591 het jaartal is van haar dood.
Doğumundan sadece dört ay sonra doğal nedenlerle ölmüştür.Ze stierf vier maanden na haar geboorte echter een natuurlijke dood.
Ancak bilinmeyen nedenlerle bu albümü yayımlamadı.Dit album werd echter om onbekende redenen nooit uitgebracht.
Bu nedenlerden dolayı UNICS ismi; UNI(versity), C(ulture), S(port)'un kısaltmasıdır.De naam 'UNICS' is een samenvoeging van UNI(versiteit), C(ultuur), S(port).
Karōshi (過労死), Japonca sözcük anlamı "fazla çalışma ölümü" olan mesleki nedenlerle ani ölüm durumudur.Karōshi (Japans: 過労死, "dood door overwerk") heeft betrekking op het plotseling overlijden van werkenden.
(Ancak yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı bu gruplar homojen değildirler.)Daarom kloppen de getallen boven niet precies.)
Anlaşılır nedenlerle...Illustratief is...
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Er zijn aanzienlijke verschillen in de lokale verspreiding van oorzaken van bacteriële meningitis.
Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur.Deze werden afgegraven om diverse redenen.
Şimdilerde ise bilinmeyen nedenlerden dolayı kartallar uzun zamandır bu bölgeye uğramaz oldu.Vanwege deze afsluiting bleven de Gurtalen lange tijd onbekend voor de buitenwereld.
Örneğin, "Kirliliğin bütün nedenlerini görmek istermisiniz?"'Iedereen is bezig met het verwoorden van gevoelens, toch?'
1957 - Birleşik Krallık Başbakanı Anthony Eden, sağlık nedenleriyle istifa etti.De Britse minister-president Anthony Eden moest aftreden.
Günümüzde kızlara Güneş adının verilmesinin nedenlerinden birisi de budur.Tegenwoordig wordt de naam ook soms gebruikt voor meisjes.
1991-92 sezonunun sonunda mali nedenlerden dolayı liglerden çekilmişlerdir.De 'NZSL' werd na afloop van het seizoen 1991/92 wegens financiële redenen ontbonden.
Nedenler zincirini başlatan varlıktır.In het eerste geval bestaat er een noodzakelijk wezen aan het begin van de keten dat de oorzaak ervan is.
Bilinmeyen nedenlerden dolayı anormal derecede düşük berilyum zenginliğine sahiptirler.Om redenen die onzeker blijven, hebben zij een abnormaal lage aanwezigheid van het element beryllium.
Burada Aslı'ya aşık olur ama çeşitli nedenlerle görüşemezler.Hij wordt onmiddellijk verliefd op haar, maar kan vanwege de verschillende standen niets met haar beginnen.
Bütün bu nedenlerle Balkanlar'daki Slav saldırıları devam etti.De Slaven begonnen ook aan een lange reeks invallen op de Balkan.
Göçün İsveç'ten kaynaklanan temel nedenleri nüfus artışı ve tarım alanlarının azlığıdır.Een belangrijke aanjager was de bevolkingsgroei in Zweden en het toenemende tekort aan goede landbouwgrond.
Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?Welke kenmerken en hoeveel?
40 yaşın üzerinde görülmesinin nedenlerinden biri budur.Dit was de oorzaak van zijn dood op 42-jarige leeftijd.
Filmin, 1941 versiyonundan daha başarı olma nedenlerinden biri de buydu.Dit was ook al het geval met het aanplakbiljet van de oorspronkelijke film uit 1933.