neşeli ile cümle
neşeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom neşeli bir adam.Tom is a bright guy.
Umarım neşeli bir Noel geçirirsin.I hope you have a merry Christmas.
Noel neşeli bir zamandır.Christmas is a joyful time.
Bayramlardan nefret ederim, çünkü bayramlarda neşeli ve mutlu olmalıyım ve olamıyorum.I hate holidays, because I ought to be merry and happy on holidays, and can't.
Dükkanlar, parlak oyuncakları ve yeşil dallarıyla neşeli görünüyor.The shops look merry with their bright toys and their green branches.
Pandomim neşeli kalpler ile doludur.The pantomime is crowded with merry hearts.
Tom çok neşeliTom is very chipper.
Tom çok neşeliydi.Tom was very cheerful.
Tom neşeli görünüyordu.Tom seemed cheerful.
Bu neşeli olacak.It's going to be hilarious.
Tom her zaman neşeli, değil mi?Tom is always cheerful, isn't he?
Albümüm de neşeli, sıcak, pozitif bir enerji taşıyor.My album also carries a cheerful, warm, positive energy.
Nona (Maree Cheatham), Cat'in neşeli, destekleyici ve bağımsız büyükannesidir.Maree Cheatham as Nona, Cat's cheerful, supportive, and independent grandmother.
Emily neşeli ve arkadaş canlısı biridir, Bella ile Yeni Ay'da arkadaş olmuştur.Emily, who is described as a cheerful, friendly person, befriends Bella in New Moon.
Mutlu, aptal ve neşeli olmak istedim.I wanted to be happy, silly and buoyant.
(Desdemona, Otello: Dio ti gıocondi, o sposo - "Tanrım seni neşeli yapsın, kocacığım".)(Desdemona, Otello: Dio ti giocondi, o sposo / "God keep you merry, husband".)
Hallel oluşur altı Zebur (113-118), hangi okunduğu gibi bir birim, neşeli günler.Hallel consists of six Psalms (113–118), which are recited as a unit, on joyous occasions.
Neşeli bir genç kızdır.She is a cheerful girl.
Bayramlar neşeli geçer.Games are Fun.
Çoğu bestesi gösterişli, neredeyse neşeli ve coşkuludur.Many of his compositions are flamboyantly, almost playfully, exuberant.
Yapıt, neşeli bir Akdeniz öyküsüdür.It is a Known Space story.
Bu grupta bulunan 14 tablo iyimser, neşeli ve tomurcuklanan baharın görsel dışavurumudur.The 14 paintings are optimistic, joyous and visually expressive of the burgeoning spring.
Bazen ortalık kızışır, ama sonunda neşeli beste türküler söyleyerek ortalık yatıştırılır.They end up being honest, but go through some amusing antics to get there.
The Sound of Music (Türkçe: Neşeli Günler)in uyarlamasıdır.'Sound of Music' simplifies everything.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.The Cluj years were the most productive and happiest of his life.
Neşeli bir çocuktur.Un homme de joie.
Sadece neşeli.Knowing only joy.
Çok sakar, neşeli ve biraz da salaktır.He is noisy, cheerful and a bit of an idiot.
Hayatının bu aşamasında Anne, "tatlı ve neşeli" olarak tanımlanıyordu.During this time, he was described as "cheerful and popular."
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.The camp went wild with joy.
Genellikle çok neşelidir.She is usually very happy.
Neşeli koca Rosemary'e artık bir çocukları olması gerektiğini söyler.Guy suggests to Rosemary that they have a baby.
Josh her zaman neşelidir.I'm Still Josh.
"Neşeli futbol öğretmeni"."Fantasy football manager".
Buna rağmen neşeli ve umursamaz görünmeye çalışır; ama içten içe kederlidir.He may look jolly and funny, but deep inside he is yearning for love.
Bunu Neşeli ve Düşünceli adlı şiirleri izledi.Only let them call on him with a calm, cheerful heart.
Şarkıcı aslında neşeli biri olduğunu ancak şarkılarını hüzünlü zamanlarda yazdığını söylemiştir.Unknown to the public, he actually needed someone to sing for him during his days in Dreamer.
(Neşeli Pazar, 1983)'ta başrolleri Fanny Ardant'la paylaştı.The ceremony was chaired by Fanny Ardant.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.A Guide has courage and is cheerful in all difficulties.
Grace, yere devrildiğinde, yedi yaşındaydı; dünyalar güzeli, neşeli bir çocuktu.Grace was seven years old when she was struck down, just a gorgeous, caring, joyful little girl.
Neşeli kahya geride bırakmıştı sanki.It was as if I had left a cheerful housekeeper behind.
Ben hala ihale, medeni, neşeli lila renk işaretleyin.I mark its still tender, civil, cheerful lilac colors.
Bunu duymak nasıl neşeli!How cheerful it is to hear of!
Avcılar eskiden burada çok sayıda ve neşeli mürettebat vardı.The hunters were formerly a numerous and merry crew here.
Neşeli piçin tekiymiş, değil mi?He was a cheerful bastard wasn't he?
"Bir kitap gibi bir şey geliyordu ve Mary neşeli hissediyorum vermedi.It sounded like something in a book and it did not make Mary feel cheerful.
"Evet," Martha neşeli bir sırıtma dedi."Aye," said Martha with a cheerful grin.
"Tha 'ne düşünüyor," diye neşeli bir sırıtma ile, dedi."What does tha' think," she said, with a cheerful grin.
Ve yine de çok neşeli.And yet he's very jolly.
Son derece neşeli.He's extremely jolly.
Ben neşeli iyi bir zihin - "I'm a jolly good mind--"
(Neşeli sesler) 15 yaşındaki erkek kardeşi reşit olmak üzere.His 15-year-old brother is coming of age.
Üç gün içinde güzelliğiniz tamamen gidip de kel olduğunuzda nasıl neşeli kalabilirsiniz?How do you keep cheer when you go from beautiful to bald in three days?
O kadınların akıllılık içinde neşeli yapmak için kullanılan, ancak ben onu yapmak duymadım geç.He used to make merry over the cleverness of women, but I have not heard him do it of late.
NEŞE: Çünkü neşe yaşamın anlamıdır; yaşama sanatı neşeli yaşama sanatıdır.JOY: because life is about joy, the art of living is the art of joyful living.
Video: ♪♫ Frosty, kömür adam, neşeli ve mutlu.Video: ♪♫ Frosty the coal man is a jolly, happy soul.
Sopalarını geminin indiği yere doğrulttular ve olabilecek en neşeli şekilde karşıladılar.They pointed with their sticks to the boat landing place and met us in the most cheerful manner.
Karım cok neşeli, doğasında heyecanlı birisi.She's a very upbeat, naturally excited person.
KULU Ye dürüstçe söyleyin: neşeli dinlenmek!SERVANT Ye say honestly: rest you merry!
Neşeli istirahat! [Çıkın.][Exit.]
İlgili Sayfalar