Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Ale mámť něco proti tobě, totiž že jsi tu první lásku svou opustil.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.az a [mondás]om ellened, hogy az elsõ szeretetedet elhagytad.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Dar ce am împotriva ta, este că ţi-ai părăsit dragostea dintîi.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Ho però da rimproverarti che hai abbandonato il tuo amore di prima
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.그러나 너를 책망할 것이 있나니 너의 처음 사랑을 버렸느니라
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Mais ce que j`ai contre toi, c`est que tu as abandonné ton premier amour.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Men jag har det emot dig, att du har övergivit din första kärlek.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Men jeg har det imod dig, at du har forladt din første Kærlighed.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Men jeg har imot dig at du har forlatt din første kjærlighet.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Mutta se minulla on sinua vastaan, että olet hyljännyt ensimmäisen rakkautesi.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Nhưng điều ta trách ngươi , là ngươi đã bỏ lòng kính_mến ban_đầu .
Ne var ki, bu kolay bir yol değildir.하지만, 폭탄의 피해자 들에게 대화란
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Nhưng điều ta trách ngươi, là ngươi đã bỏ lòng kính mến ban đầu.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın."Sin embargo, tengo contra ti que has dejado tu primer amor
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Tenho, porém, contra ti que deixaste o teu primeiro amor.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Tetapi ini keberatan-Ku terhadapmu: Kalian tidak lagi mengasihi Aku seperti semula
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Toch heb Ik één ding op u tegen. U houdt niet meer zoveel van Mij als in het begin.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Toda imam zoper tebe, da si opustil prvo ljubezen svojo.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Πλην εχω τι κατα σου, διοτι την αγαπην σου την πρωτην αφηκας.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Но имею против тебя то, что ты оставил первую любовь твою.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.Тільки ж маю проти тебе, що ти любов твою перву оставив.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.אך יש לי עליך כי עזבת את אהבתך הראשונה׃
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.لكن عندي عليك انك تركت محبتك الاولى.
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.然 而 有 一 件 事 我 要 責 備 你 、 就 是 你 把 起 初 的 愛 心 離 棄 了
Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.然而 有 一 件 事 我 要 責備 你 、 就是 你把 起初 的 愛心 離棄了
Ne var ki, bir zaman sonra Federal Devre Temyiz Mahkemesi kuruldu.Tuttavia, poi ci fu la creazione della Corte d'Appello del Circuito Federale.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Das gefiel Samuel übel, daß sie sagten: Gib uns einen König, der uns richte. Und Samuel betete vor dem HERRN.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Estas palabras desagradaron a Samuel, porque dijeron: "Danos un rey que nos gobierne." Samuel oró a Jehovah
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.I nelíbila se ta řeč Samuelovi, že řekli: Dej nám krále, aby nás soudil. Protož modlil se Samuel Hospodinu.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.우리에게 왕을 주어 우리를 다스리게 하라 한 그것을 사무엘이 기뻐하지 아니하여 여호와께 기도하매
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Men det ord gjorde Samuel ondt, da de sa: Gi oss en konge til å dømme oss! Og Samuel bad til Herren.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Men det vakte Samuels Mishag, at de sagde: "Giv os en Konge, som kan dømme os!" Og Samuel bad til HERREN.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Samuel vit avec déplaisir qu`ils disaient: Donne-nous un roi pour nous juger. Et Samuel pria l`Éternel.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Samuël was geschokt dat het volk een koning wilde en wendde zich tot de HERE om raad.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Tetapi Samuel tidak senang dengan usul mereka itu. Lalu ia berdoa kepada TUHAN
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.To pa se je hudo videlo Samuelu, da so rekli: Daj nam kralja, da nas sodi. In Samuel je molil h GOSPODU.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Обаче на Самуила не бе угодно гдето рекоха: Дай ни цар, който да ни съди. И Самуил се помоли на Господа.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.וירע הדבר בעיני שמואל כאשר אמרו תנה לנו מלך לשפטנו ויתפלל שמואל אל יהוה׃
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.فساء الأمر في عيني صموئيل اذ قالوا اعطنا ملكا يقضي لنا. وصلى صموئيل الى الرب.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.撒 母 耳 不 喜 悅 他 們 說 、 立 一 個 王 治 理 我 們 . 他 就 禱 告 耶 和 華
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.撒母耳 不 喜 悅 他 們說 、 立 一 個 王 治理 我 們 . 他 就 禱告 耶和華
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz.Eppure non siamo molto bravi ad ascoltare.
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz.Et pourtant, nous ne sommes pas très bons pour écouter.
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz.Mimo to nie potrafimy zbyt dobrze słuchać.
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz. Peki neden?ועם זאת, אין אנו טובים במיוחד בהקשבה. ומדוע?
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz.Și totuși, nu suntem prea buni la ascultat.
Ne var ki, bizler dinlemede o kadar iyi değiliz.Tuy nhiên, chúng ta không hề giỏi trong việc lắng nghe
Ne var ki, böyle bir bileşik gösterge, belirli kaynaklardaki gelişmeler hakkında bilgi sağlamaz.byťzraniteľnejšieakrehkejšieakosapredpokladalopredniekoľkýmirokmi.
Ne var ki, böyle bir bileşik gösterge, belirli kaynaklardaki gelişmeler hakkında bilgi sağlamaz.Die Gründe hierfür sind gestiegene Nachfrage, gesunkenes Angebots und Angebotsschwankungen.
Ne var ki, böyle bir bileşik gösterge, belirli kaynaklardaki gelişmeler hakkında bilgi sağlamaz.No obstante, dicho indicador compuesto no revela información sobre la evolución de recursos específicos.
Ne var ki, böyle bir bileşik gösterge, belirli kaynaklardaki gelişmeler hakkında bilgi sağlamaz.Takovýto kombinovaný ukazatel však neposkytuje informace o vývoji konkrétních zdrojů.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.A környezetvédelmi problémák súlya azonban nem szabad, hogy cselekvésképtelenséget eredményezzen.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.A nakonec hovoříme o přehodnocení základních prvků života.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Estas tendencias pueden alterar nuestra relación con el medio natural, pero no nuestra dependencia del mismo.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.In fin dei conti, stiamo parlando di ridare valore agli elementi fondamentali della nostra vita.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Letztendlich geht es dabei um eine Neuausrichtung der Grundwerte unseres Lebens.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Men omfanget af disse miljøproblemer må ikke medføre, at vi bliver handlingslammede.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Men vi ska inte låta oss lamslås av miljöproblemens överväldigande skala.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Näiden ympäristöongelmien laajuuden ei kuitenkaan pitäisi lamaannuttaa meitä.
Ne var ki, bu çevresel sorunların büyüklüğü bizi kımıldayamayacak şekilde felce uğratmamalıdır.Néanmoins, l'étendue de ces problèmes environnementaux ne devrait pas nous condamner à l'inaction.