ne olursa olsun ile cümle
ne olursa olsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçek ne olursa olsun neticede Silius, Messalina ve yakınlarının büyük bölümü idam edildi.Em qualquer caso, o resultado foi a execução de Sílio, Messalina e grande parte do seu círculo.
Her ne olursa olsun dikkatimi başka her şeyden çekip 'Ben' duygusunda kalmaya devam ettim.O que aconteceu, eu retirei a minha atenção de tudo e permaneci com o sentimento "eu sou".
Ama her ne olursa olsun genellikle çok güzel görüntüleri vardır.Os seus filmes são normalmente fantasias altamente imaginativas.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.É uma sala retangular e ampla de aspeto recolhido e simples.
Her ne olursa olsun, olsun.O que quer que aconteça, acontece."
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Para evitar um conflito na sucessão, Adriano ordenou que os dois fossem executados.
Herkes benim ingilizcemin çok kötü olduğunu söylüyor ancak ben ne olursa olsun ders çalışmaya devam ediyorum.Todos dizem que meu inglês é ruim, mas eu continuo estudando mesmo assim.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Maurits moest de poging staken, en keerde terug.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Net zoals eerder kocht Heidrek de man om zo tegen zijn vader in te gaan.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Het is het intronummer van het album Restless and Wild.
Yani kinetik enerji ne olursa olsun pozitif bir ifadedir.Hiervoor gebruikt men kinetische energie.
Ne olursa olsun, vazgeçmemelisin.Wat er ook gebeurt, je moet niet opgeven.
Ne olursa olsun bizden daha fazla tecrübesi var.Hij heeft hoe dan ook meer ervaring dan wij.
Her ne olursa olsun, olsun.Ola Aina, właśc.
Yaşı ne olursa olsun tüm kadınların erkek bir velisi olmalıdır.Każdy, bez względu na wiek, może zostać wolontariuszem.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Wypadek powoduje, że ojciec chce zbliżyć się do niej.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Obszar występowania tego ślimaka, pomimo szerokiego zasięgu, jest niepełny i ograniczony.
Ne olursa olsun, gülebiliyorum ve ne yapmak istiyorsam onu yapıyorum.'I po prostu będę tym, czym jestem, i będę robić to co chcę zrobić”.
Kanunun türü ne olursa olsun dini içeriklidir.Bo cechą zakonu są dożywotnie śluby.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Monk zamierzał utrzymać się do zmierzchu, a następnie spróbować się wycofać.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.Kradzież tych przedmiotów jest zawsze przestępstwem, niezależnie od ich wartości.
Her ne olursa olsun, olsun.För andra betydelser, se Olsa.
Yine de her ne olursa olsun iyimser biridir ve dünyasını korumak için her şeyi yapabilir.Han påstår att han är en bra hjälte och gör allt vad han kan för att skydda någon.
Ama her ne olursa olsun genellikle çok güzel görüntüleri vardır.Hans filmer är vanligtvis mycket fantasifulla.
Kanunun türü ne olursa olsun dini içeriklidir.Detta oavsett vad religionen föreskriver om detta.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.Låtarna skriva av Black Sabbath, om inget annat anges.
Ne olursa olsun bir umuttu benim için.För andra betydelser, se Hope Mine.
Trakya güvercinlerinin rengi ne olursa olsun göz renkleri açık renktir.Oavsett färgform är hårspetsarna ljusa.
Sebep her ne olursa olsun, Philip Gordian'ın ölümünden sonra İmparatorluğun bordo kaftanın ele geçirdi.Як би то не було, після смерті Гордіана імператором став Філіпп.
Bu durumda puanlar ne olursa olsun hepsi sıfıra düşülür ve oyun biter.Якщо Ви знайшли міну, то все підривається і гра закінчена.
Her ne olursa olsun, olsun.Попри те, що І.
Her ne olursa olsun dalga boyunun ölçülmesi gerekiyordu.У вигляді функції, випадкова величина повинна бути вимірною.
Ne olursa olsun, gideceğim.Хай там як, я піду.
Ne olursa olsun!Хай буде що буде.
Bu tarihten sonra yaşadığı topraklar ne olursa olsun kişinin babası Filistinli ise kendisi de Filistinlidir.Kdokoliv, kdo se narodil po tomto datu palestinskému otci, i mimo Palestinu, je Palestincem.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Řeč díla je charakterizována jako obšírná a málo plynulá.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.Dát Black Sabbath opět dohromady ovšem nebylo vůbec jednoduché.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Ale ani přesto bez sebe nemohou být.
Japonya amacı ne olursa olsun bu haksız ve kabul edilemez terörizmi kesin olarak kınamaktadır.Nejvyšší státní zastupitelství však neshledalo napadený procesní postup nezákonným ani nedůvodným.
Sebep her ne olursa olsun Aurelian, Tyana kentini bağışladı.Oricare ar fi motivul, Aurelian a cruțat Tyana.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.Funcția constantă: are valoare fixă, indiferent de argument.
Ama ne olursa olsun bir köpek hiçbir zaman bağlı bırakılmamalıdır.Természetesen ennek ellenére semmikor se hagyjuk egyedül egy kisgyermeket bármilyen kutya társaságában!
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Végül is Marduk elvállalta a feladatot és útnak indult, hogy megtalálja Zút.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Végeredményben kezd hasonlóvá válni az apjához.
Ne olursa olsun bir umuttu benim için.Ha sikerül, mindenki számára van remény.
Her ne olursa olsun Roma, durumunu hızla güçlendirmiş oldu.A római város igen gyorsan fejlődött.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.Yhtye joutui käyttämään Black Sabbathin nimeä, vaikka ei olisi halunnut.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Asemu puolestaan toteaa taistelevansa eri tavalla kuin isänsä.
Sebep her ne olursa olsun Aurelian, Tyana kentini bağışladı.Apolloniosta ihaillut Aurelianus säästi Tyanan.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Mourelle hylkäsi lopulta aikeensa ja lähti paluumatkalle.
Ne olursa olsun amaçlarını gerçekleştirmek için çalışmalarını hızlandırıyorlar.Agentit pyrkivät toiminnallaan maksimoimaan halujensa täyttymisen.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Όποια και να είναι η αλήθεια, ο Αδριανός τους καταδίκασε σε θάνατο.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Η Ντέιβις αποχώρησε από τα γυρίσματα, αλλά τελικά επέστρεψε και συμβιβάστηκε.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.Regulatorer prøver at fastholde belastninger på et konstant niveau, uanset hvad der sker i miljøet.
Bu etki hızı ne olursa olsun mermiye aynı gücü sağlıyordu.Denne type panserbrydende granat har stort set samme virkning i målet uanset granatens hastighed ved anslaget.
Ama her ne olursa olsun genellikle çok güzel görüntüleri vardır.Har som regel en udmærket farveægthed.
Gerçek ne olursa olsun neticede Silius, Messalina ve yakınlarının büyük bölümü idam edildi.Resultatet ble uansett at Silius, Messalina og de fleste i hennes nærmeste krets ble henrettet.
Belirteç türü ne olursa olsun görüntüleme prosedürü genellikle çok benzerdir.Til tross for mange likheter til Trajansøylen er den visuelle stilen helt forskjellig.
Her ne olursa olsun olylar kendiliğinden gelişti.Men ut av det grusomme har det vokst noe godt.
Sebep her ne olursa olsun, Philip Gordian'ın ölümünden sonra İmparatorluğun bordo kaftanın ele geçirdi.I uansett tilfelle kunne Filip overta den keiserlige purpurkappen etter Gordianus' død.