Ana içeriğe geç
Sözlük

ne de olsa ile cümle

ne de olsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.Depois de tudo, pensei em matar-te.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.Ik had ook het idee om jou te vermoorden.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.في النهاية كان لدي افكار عن قتلك
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.Después de todo, tuve pensamientos de matarte.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.Elvégre bennem felmerült, hogy megöllek.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.La urma urmei, eu mă gândesc să te omor.
Ne de olsa benim kısmım bir dakika. <br1 Lee Tae Ik'den söylemesini iste.Az én részem csak egy perc hosszú, kérd meg a hatalmas Lee Tae Ik-et hogy énekelje el.
Ne de olsa benim kısmım bir dakika. <br1 Lee Tae Ik'den söylemesini iste.Mein stück ist nur eine minute lang. Frag doch den mächtigen Lee Tae Ik es zu singen.
Ne de olsa bir gün bu ilacı alacak olan ben de olabilirim. Hadi yapalım.Asi que vamos a hacerlo.
Ne de olsa bir gün bu ilacı alacak olan ben de olabilirim.더욱 그렇겠죠?
Ne de olsa bir gün bu ilacı alacak olan ben de olabilirim.المريض الذي يتلقى الدواء
Ne de olsa bir kurbansın.Afinal, és um sacrifício.
Ne de olsa bir kurbansın.Al fin y al cabo, eres un sacrificio.
Ne de olsa bir kurbansın.Dopotutto, tu sei un sacrificio.
Ne de olsa bir kurbansın.Du er jo trods alt et offer.
Ne de olsa bir kurbansın.Du ska ju offras trots allt.
Ne de olsa bir kurbansın.Du ska ju offras, trots allt.
Ne de olsa bir kurbansın.Du skal jo trods alt ofres.
Ne de olsa bir kurbansın.És um sacrifício, afinal.
Ne de olsa bir kurbansın.Sinähän olet uhri.
Ne de olsa bir kurbansın.Sinä olet uhri.
Ne de olsa bir kurbansın.Tu sei un sacrificio, dopotutto.
Ne de olsa bir kurbansın.W końcu jesteś ofiarą.
Ne de olsa bir kurbansın.Άλλωστε είσαι θυσία.
Ne de olsa bir kurbansın.Άλλωστε, είσαι θυσίασμα.
Ne de olsa bir kurbansın.В конце концов, ты ведь жертва.
Ne de olsa, Bitcoin sadece bir sayı dizisi, Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?After all, a bitcoin is just a bunch of numbers, what intrinsic value would it conceivably have?
Ne de olsa, Bitcoin sadece bir sayı dizisi, Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?Bitcoinは現実世界での価値があります 多くの事業者がBitcoinでの支払いを受け付けるようになりました
Ne de olsa, Bitcoin sadece bir sayı dizisi,W końcu są one tylko zlepkiem cyfr.
Ne de olsa, Bitcoin sadece bir sayı dizisi,Врешт, Біткоїн - це лише купа чисел.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Az egyik főszerepnek gondoltuk.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Chúng tôi nghĩ đây là một trong những vai chính.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Considerámos isto como sendo um dos papéis principais.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Kami berpendapat ini adalah salah satu peran utama.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.그래서 가족들도 주연 배역인줄 알았죠.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.La consideravamo una delle parti più importanti.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Meistä se oli yksi pääosista.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Pokládali jsme to za jednu z hlavních rolí.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Považovali sme to za jednu z hlavných rolí.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Smatrali smo jo za eno vodilnih vlog.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Uważaliśmy, że to jedna z głównych ról.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Vi ansåg att detta var en av huvudrollerna.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Vi betragtede det som en af de ledende roller.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Wij zagen dit als een van de belangrijkste rollen.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Τον θεωρούσαμε από τους πρωταγωνιστικούς ρόλους.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Ми вважали, що це одна з головних ролей.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Мы тогда подумали, что это — одна из главных ролей.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.Считахме, че това е една от главните роли.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.ראינו בזה את אחד התפקידים הראשיים.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.فقد اعتبرناه من الأدوار الرئيسة.
Ne de olsa biz bunu başrollerden biri olarak düşünüyorduk.会場を「ジェームス・ロビンソンこそヨゼフだ!」と書いた
Ne de olsa, bu da bir olasılık. Ama kötü bir olasılık.לא תרצו שדבר כזה ייפול על רגלכם
Ne de olsa, bu da bir olasılık.그 피해를 상상해봤을 때, 매우
Ne de olsa, bu da bir olasılık.أو رأسكم، لأنه سيسبب ذات التلف له.
Ne de olsa, bu da bir olasılık.最悪でしょう
Ne de olsa, bu da bir olasılık.落係你腳上或者頭上,因為會佢會令你好痛
Ne de olsa burası Amerika.É óbvio, isto passa-se na América.
Ne de olsa burası Amerika. (Gülüşmeler)Claro, esto es Estados Unidos... (Risas)
Ne de olsa burası Amerika.미국이니까요.
Ne de olsa burası Amerika.Natürlich stammt es aus Amerika.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod