nazikçe ile cümle
nazikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dumbledore bunu nazikçe reddetti.Balduin však nepochopitelně odmítl.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Ea întotdeauna l-a speriat pe câinele mic.
Bu tür el öpmede el nazikçe tutulurken dudaklar hafifçe parmakların eklemlerine değdirilir.Sărutarea mâinii, este acel sărut când buzele ating dosul palmei.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.A kutyusnak élénk a fantáziája.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Til og med bikkja oppfører seg pent.
Fil, kadını nazikçe hortumuyla okşamaktadır.老婆は女を優しく招き入れた。
Gün boyunca yanında duran fil zaman zaman nazikçe hortumuyla ona dokunmuştur.Зайченцето бяло цял ден си играло в близката горичка със една сърничка.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Šį šunį lengva dresuoti.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Kapten sai seljast õrnalt kriimustada.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Aber es nimmt einem Menschen nichts weg, zu einem Tier gütig zu sein.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Dar nu-l costa nimic pe om sa arate bunatate unui animal.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Ma in nessun modo la nostra natura di umani viene svilita dal mostrarsi amorevoli verso un animale.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Men det tar inget ifrån en människa att vara snäll mot ett djur.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Pedig semmit nem vesz el egy emberbõl az, hogy kedves legyen egy állathoz.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Tidak ada sesuatu pun yang terambil dari seorang manusia hanya karena baik pada seekor binatang.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Αλλά το να είμαστε άκακοι σε κάποιο ζώο, δε μας στερεί τίποτα.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.אך האדם אינו מפסיד דבר .כאשר הוא טוב לב אל החיה
Ben de hayallerimi seriyorum ayaklarının altına; Nazikçe bas çünkü hayallerimin üzerine basıyorsun."Ich habe Dir meine Träume zu Füßen gelegt; tritt sanft auf sie, denn Du trittst auf meine Träume."
Ben de hayallerimi seriyorum ayaklarının altına; Nazikçe bas çünkü hayallerimin üzerine basıyorsun."Olen levittänyt unelmani haaveeni jalkojesi juureen; etene varoen, kuljet haaveideni päällä."
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Aber es nimmt einem Menschen nichts weg, zu einem Tier gütig zu sein.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Ale člověka nestojí nic být milý ke zvířeti.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Dar nu-l costa nimic pe om sa arate bunatate unui animal.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Ma in nessun modo la nostra natura di umani viene svilita dal mostrarsi amorevoli verso un animale.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Mais cela n'enlève rien à un homme d'être bon envers un animal.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Men det tar inget ifrån en människa att vara snäll mot ett djur.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Mutta ihminen ei menetä mitään ollessaan eläimelle ystävällinen.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Nie ujmuje jednak nic człowiekowi, gdy jest on miły dla zwierząt
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Pedig semmit nem vesz el egy emberbõl az, hogy kedves legyen egy állathoz.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Tapi itu butuh apa-apa jauh dari manusia untuk berbuat baik kepada binatang.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Toda človek nič ne izgubi, če je ljubezniv do živali.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Un humano no pierde nada al ser gentil con un animal.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Но это ничего не убирает из человек, чтобы быть добрым к животному.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.אך האדם אינו מפסיד דבר כאשר הוא טוב לב אל החיה.
Bizi kabul etmen çok nazikçe.Annyira kedves, hogy meghívott.
Bizi kabul etmen çok nazikçe.E foarte frumos din partea ta să mă incluzi şi pe mine.
Bizi kabul etmen çok nazikçe.- Incluirme fue muy dulce de tu parte.
Bizi kabul etmen çok nazikçe.- Não, eu...
Bizi kabul etmen çok nazikçe.هذا لطف منك
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Ako odpoveď mi zopakoval zdvorilejšiu verziu toho istého vysvetlenia. "Do zeleného čaju sa nedáva cukor."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "En respuesta, me dio una versión aún más cortés de la misma explicación. "No se le pone azúcar al té verde."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Hij antwoordde met een nog beleefdere versie van dezelfde uitleg. "Men doet geen suiker in groene thee."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Jako odpověď jsem dostala důraznější verzi stejného vysvětlení: "Zelený čaj si nesladíme."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Kelner jeszcze bardziej uprzejmie wytłumaczył mi: Nie zwykło się słodzić zielonej herbaty."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "제 답변에 그는 저에게 더 정중하게 같은 설명을 했습니다. "우리 가게에서는 녹차에
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Som svar fick jag en ännu artigare version med samma innehåll: "Man tar inte socker i grönt te."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Еще более вежливо он повторил свое объяснение: "В зелёный чай сахар не кладут".
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "У відповідь я почула ще ввічливішу версію того самого пояснення. "Зелений чай п"ють без цукру".
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "בתגובה, הוא נתן לי גרסה אדיבה יותר של אותו ההסבר "לא שמים סוכר
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "وتبعا لردي .. زاد من حدة حديثه واعاد على مسامعي كنوع من التوضيح " لا يتوجب عليك وضع السكر ....
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "同じことを言われました "緑茶には... 砂糖を入れませんので..."
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Anh ta bám rất chắc và di chuyển khéo léo mỗi khi xe rẽ.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Era foarte tenace şi se mişca oarecum graţios când maşina a întors.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Era muito enérgico e movia-se muito graciosamente quando o carro fazia as curvas.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Er war sehr beharrlich und bewegte sich ziemlich geschickt wenn das Auto in eine Kurve fuhr.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Han var meget vedholdende og han bevægede sig ret yndefuldt, når bilen drejede.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Han var väldigt säker och rörde sig graciöst när bilen svängde.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Hij was erg vasthoudend en bewoog vrij elegant wanneer de auto afsloeg.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Houževnatě se držel a ladně se hýbal, když auto zatáčelo.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Húževnato sa držal a ladne sa hýbal, keď auto zatáčalo.
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.Il était très tenace et bougeait de manière assez gracieuse quand la voiture démarrait.