nazikçe ile cümle

nazikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben yağmurun durmasını bekliyorken o beni nazikçe arabayla götürdü.While I was waiting for the rain to stop, he kindly gave me a lift.
Bebeği nazikçe tut.Hold the baby gently.
Beni nazikçe istasyona götürdü.He kindly drove me to the station.
Tutuklularla nazikçe ilgilendiler.They dealt with the prisoners kindly.
O, nazikçe bana yolu gösterdi.She kindly showed me the way.
O soruları nazikçe cevapladı.He kindly answered questions.
Benimle nazikçe konuştu.He spoke kindly with me.
O nazikçe soruyu cevapladı.He kindly answered the question.
Nazikçe beni itti.He pushed me gently.
O bana nazikçe güler.He smiles kindly at me.
Tom nazikçe konuştu.Tom spoke gently.
Tom'un davetini ellerinden geldiğince nazikçe reddettiler.They declined Tom's invitation as politely as they could.
Tom Mary'yi nazikçe öptü.Tom kissed Mary gently.
Tom nazikçe Mary'yi dürttü.Tom gently nudged Mary.
Tom nazikçe Mary'ye sarıldı.Tom gently hugged Mary.
Size nazikçe davranılacak.You will be treated kindly.
Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe salladı.Tom gently shook Mary awake.
Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı.Tom gently shook Mary awake.
Tom nazikçe Mary'nin omzuna dokundu.Tom gently touched Mary's shoulder.
Tom soruları nazikçe yanıtladı.Tom kindly answered questions.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Tom nazikçe içeceği kabul etti.Tom politely accepted the drink.
Uçuş görevlisi William'a gülümsedi ve nazikçe onu koltuğuna yönlendirdi.The flight attendant smiled at William and kindly directed him to his seat.
Madam Roulin'in elleri çocuğu nazikçe tutar şekilde çizlmiştir.Madame Roulin's hands are positioned, delicately holding her child.
Başını nazikçe tutarak, tulumu sadece kafasından geçirin.And gently holding the head, you would just pull the shirt over their face.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.And when I was done, he actually offered me his shirt to wipe off my feet and kindly walked me out.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.But it takes nothing away from a human to be kind to an animal.
Nazikçe kazdık.We dropped them gently in.
Senin için perde kapandı artık, Dr. Korkunç. Nazikçe kapandı perdeler.Lacy, gently wafting curtains.
Jeff Bezos bana nazikçe şöyle dedi,Jeff Bezos kindly remarked to me,
♫ ve nazikçe ♫♫ and so softly ♫
Her şeyi yavaş ve nazikçe yapmaya çalışıyorum.I'm trying to do everything very gently.
Burdaki gibi bakın, pedi alıyorum güzelce ama nazikçe sürüyorum.If using glycolic pads, gently wipe your entire face, always avoiding the eye area.
Kademeli şekilde, nazikçe sürdür.Take it gently, in stages.
Nazikçe, kademeli olarak.Gently, in stages.
Kirpikleriniz yuvarlak hacimli olana kadar maskaranızı nazikce sürün.Kirpikleriniz yuvarlak hacimli olana kadar maskaranızı nazikce sürün.
# Yaralarımı okşa nazikçe# Caressing my wound gently
Çocuk çok güçlü idi ve araba dönünce o da nazikçe hareket ederdi.He was very tenacious and he moved rather gracefully when the car turned.
Nazikçe bas çünkü hayallerimin üzerine basıyorsun."Tread softly because you tread on my dreams."
Nazikçe söylemek gerekirse, pek başarılı olmadım.To put it mildly, I didn't do very well.
Logistikonun işlevi, öğrenme sevgisiyle nazikçe yönetmektir.The function of the logistikon is to gently rule through the love of learning.
Gel, gel kızım, benimle dans et şimdi polka çok nazikçe çınladığında.Come, come girl, dance with me now, when the polka jingles so delicately.
Sonra arkalarına süzülür, kafaları öne düşmeye başlayana kadar nazikçe üflerdi.Then he creeps behind them, and blows softly upon their necks, till their heads begin to droop.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Er sucht verzweifelt nach dem Hund.
Nazikçe şapkasını kaldırarak eğildi.Il s'est poliment incliné, enlevant son chapeau.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Le gentilé est Taillepiétais.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Il est saisi d'effroi par son apparition et fou de joie quand il se rend compte qu'elle est bien réelle.
Benimle nazikçe konuştu.Habló amablemente conmigo.
Bruce bunu duyunca Alfred e nazikçe yol verir.Para su sorpresa, Bruce estaría de acuerdo.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Ella le devolvió la sonrisa, feliz de estar cerca de él nuevamente.
Fil, kadını nazikçe hortumuyla okşamaktadır.Il maschio attira la femmina con un corteggiamento molto serrato.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Собака недовольно заворчала.
Dumbledore bunu nazikçe reddetti.Корбулон разумно отказался.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Очень переживала, когда та исчезла, и бурно радуется её возвращению.
Dumbledore bunu nazikçe reddetti.Jamerson recusou educadamente.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.O menino chorava copiosamente.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Het meisje aaide de hond.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Hij is geobsedeerd door zijn haar en zijn uiterlijk en heeft altijd zijn gelukskam bij zich.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Han stryker henne varsamt över håret och visar hur glad han är över att hon kom tillbaka.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Вона повністю покриває собаку.
İlgili Sayfalar