narin ile cümle
narin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fakat bu, hoş, narin, çok kötü bir pest.והחרק הנחמד והצנום הזה הוא מזיק רע מאד.
Fakat bu, hoş, narin, çok kötü bir pest.ولكن هذا الحيوان اللطيف, النحيف, ضار بشكل كبير.
Fakat bu, hoş, narin, çok kötü bir pest.悪質な害虫です ピーマンです
Fazla narin.Trop vulgaire.
Fazla narin.Túl giccses.
Fazla narin.انه باهت جدا
Frida, Rivera'nın yanında oldukça minyon duruyor, çok narin.Vypadá tak malá a drobná vedle něj a tak křehká.
Frida, Rivera'nın yanında oldukça minyon duruyor, çok narin.Изглежда толкова малка и дребничка до него, толкова крехка.
Narin bir yaratık.Dibuat lemah
Narin bir yaratık.Een kwetsbare creatie.
Narin bir yaratık.Ein zerbrechliches Geschöpf.
Narin bir yaratık.Křehkým stvořením.
Narin bir yaratık.Une création fragile.
Narinyocolombia. kgmasia. kgm
Narinyocolombia. kgmasia. kgm
Narinyocolombia. kgmcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNancyitalyprovince. kgm
Narinyocolombia. kgmNariñocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNariñocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNariñocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia.kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia.kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmNarinyocolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmΝαρίνιοcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmНариньоcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmНаріньйоcolombia. kgm
Narinyocolombia. kgmナリニョ県colombia.kgm
Odası yağ kokardı. Yumuşak, narin elleri vardı. Eller aldatıcıdır.Стаята му вонеше на мас, но той имаше меки, нежни ръце.
Odası yağ kokardı. Yumuşak, narin elleri vardı.Es roch nach Frittüre, aber er hatte weiche und ruhige Hände.
Odası yağ kokardı. Yumuşak, narin elleri vardı.Kicsit konyhaszagú volt, de a keze meleg és puha.
Odası yağ kokardı. Yumuşak, narin elleri vardı.Там немного пахло кухней, но у него были нежные руки.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.1人でいると絶望や悲観をしがちです
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.De är våra hantverksföretag. De är sårbara, fristående personer.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.De er vores bomuldsindustrier. De er følsomme, enlige mennesker.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Eles são as nossas indústrias caseiras. Eles são vulneráveis, solitários.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Họ là nền công nghiệp thủ công của chúng ta. Họ yếu đuối, những con người đơn lẻ.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Ils sont notre artisanat. Ils sont des personnes seules et vulnérables.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.그들은 홀로 일하는 취약한 가내 공업자들입니다.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Mereka tak terorganisir dan tersebar meski begitu produktif. Mereka adalah orang-orang penyendiri dan rapuh.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Ők a mi háziiparunk. Sebezhető, egyedülálló emberek.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Są swoistymi chałupnikami. Są wrażliwi i samotni.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sie sind unsere Heimgewerbe. Sie sind verletzbare, einzelne Menschen.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.So naši obrtniki. So ranljivi, samski ljudje.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Son industrias artesanales. Son personas vulnerables, solas.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sono il nostro artigianato. Sono vulnerabili, persone sole.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sunt oamenii din umbră. Oameni vulnerabili, singuri.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sú to zraniteľní ľudia, ktorí trávia čas osamote.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Zij zijn onze kleinschalige producenten; kwetsbare, eenzame mensen.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Αποτελούν την οικοτεχνία μας. Είναι ευάλωτοι, μοναχικοί άνθρωποι.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Вони працюють удома.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Каждый из них в своем маленьком мирке. Это ранимые и одинокие люди.