Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler.But it was ungrateful toward Allah’s blessings.
Ne var ki onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler.But it was ungrateful toward Allah’s blessings.
Ne var ki insanların çoğunluğu nankörlükte diretmektedir.But most people are only intent on ingratitude.
İmanı tanımayıp nankörlük edenin ameli boşa gitmiştir.Whosoever denies the belief, his labors will be annulled.
Dikkat edin! Semûd kavmi, Rablerine nankörlük etmişti.Indeed, Thamood disbelieved in their Lord.
Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
Bırak, kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler, zevklensinler. İleride bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
(Kendisi ve getirdikleri) İnkar edilmiş-nankörlük edilmiş olan (Nuh)a bir mükafaat olmak üzere.The flood was a recompense for the deeds of the disbelievers.
Ve şeytan, kendi Rabbine nankörlük etmiştir.Satan was faithless to his Lord.
Taşkınlık ve nankörlük ile o ikisine yük olmasından endişelendik."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?Мы — это те, кто собирает дань с неверных.
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.Воистину, Мы даем им отсрочку, чтобы они погрязли в грехе.
Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?不信仰者には、懲罰がある。
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.在当时,我们的确有财力这么做。
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.한 마디로 유교 교의(敎義)로 불교신앙의 권위에 대신하게 하려 하였다.