nan ile cümle
nan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Balina gemisi Küre kurulu gemi korkunç işlemlerin meydana biz ilişkilendirmek Nantucket adasında aitti. ""גלוב ספינת לוויתן, על סיפונה של ספינה אשר התרחשו העסקאות איומה אנחנו עומדים להתייחס, שייך האי ננטאקט ".
"Balina gemisi Küre kurulu gemi korkunç işlemlerin meydana biz ilişkilendirmek Nantucket adasında aitti. "ナンタケット島に属し、関係しようとしています。" - レイアウトしハッセー生存者が"地球の物語、"。 AD 1828。
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.Alcune persone il nome del loro bambini Nancy.
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.Alguna gente llama a sus hijas Nancy.
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın. Biz dün gece yerde seks yaptık. Ve oldukça eğlenceli oldu.除いて私は彼女の名前を言うことができませんでした。 何らかの理由で、私はそれのまわりで私の口を得ることができませんでした。
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.Certaines personnes appellent leur bébé Nancy.
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.Manche Leute nennen ihre Babys Nancy.
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.Некоторые люди называют своих детей Нэнси.
Bazı insanlar bebeklerini Nancy adlandırın.بعض الناس اسمهم الأطفال نانسي.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.A tonhalak néha hatalmasra nőnek mint pl. ez a nantucketi példány.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.A veces los atunes son muy grandes, como este pez de la costa de Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Câteodată tonul este foarte mare, cum este acesta din apele Nantucket-ului.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Czasami tuńczyki są naprawdę wielkie, jak na przykład ta ryba z Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Dovete sapere che a volte i tonni sono davvero grandi, come questo pesce catturato al largo di Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.난터켓 섬 해안가의 이 참치처럼 아주 큰 참치가 있습니다
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Maintenant, parfois les thons sont vraiment grands, tel que ce poisson au large de Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Manchmal sind die Thunfische wirklich groß, so wie dieser Fisch von Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Soms zijn deze tonijnen groot, zoals deze vissen voor de kust van Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Понякога рибата тон е наистина огромна, като тази риба в крайбрежието на Нантакет.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.לפעמים הטונות באמת גדולות, כמו הדג הזה שמעל ננטקט (אי באוקיינוס האטלנטי).
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.أحياناُ أسماك التونة تكون ضخمة حقاً مثل التي تم اصطيادها من نانتكت
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.時には ナンタケットで 捕まえたような 巨大なマグロもいます しかしそれでも我々が タグを付けた中では
Benimki fırıncı Bayan Kazu'ya. Sen çok nankör bir evlatsın!Ładna pogoda, więc wywiesiłam pranie.
Benim nanem nerede?Bạc hà của tôi đâu?
Benim nanem nerede?¿Dónde está mi menta?
Benim nanem nerede?Dovè la mia menta?
Benim nanem nerede?Hol a mentám?
Benim nanem nerede?Kde je moje máta?
Benim nanem nerede?Kje je moja meta?
Benim nanem nerede?Onde estão as minhas hortelãs?
Benim nanem nerede?Où est ma menthe ?
Benim nanem nerede?Unde e menta mea?
Benim nanem nerede?Wo ist meine Minze?
Benim nanem nerede?Πού είναι η μέντα μου;
Benim nanem nerede?Где же моя мята?
Benim nanem nerede?Къде е моята мента?
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Bill Joy sprak eerder over de wonderen van koolstofnanobuizen.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ich weiß, dass Bill Joy einen Vortrag über die fantastischen Kohlenstoffnanoröhren gehalten hat.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Je sais que Bill Joy vous a parlé des qualités exceptionnelles des nanotubes de carbone.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.빌 조이가 탄소 나노튜브의 신비함에 신비함에 대해 말했었죠.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Saya tahu Bill Joy telah membicarakan tentang keajaiban carbon nanotubes.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Sei que o Bill Joy esteve a falar sobre as maravilhas dos nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Se que Bill Joy les estuvo hablando acerca de las maravillas de los nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Şiu că Bill Joy vă vorbea despre minunile nanotuburilor de carbon.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.So che Bill Joy vi stava parlando delle meraviglie dei nanotubi di carbonio.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Tôi biết Bill Joy vừa nói với các bạn về sự kì diệu của ống cacbon nano.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Wiem, że Bill Joy opowiadał wam o cudownym świecie nanorurek węglowych.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ξέρω ότι ο Μπιλ Τζόυ σας μίλησε για τα θαύματα των νανοσωλήνων άνθρακα.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Знам, че Бил Джой ви говори за чудесата на карбоновите нанотръби.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.כיצד ייתכן שזה יוביל ליותר משני מיליון מקרי מוות בכל שנה ? אני יודעת שביל ג'וי דיבר איתכם
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.أعلم بأن "بيل جوي" تحدث اليكم بخصوص عجائب "نانو أنابيب" الكربون
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.お話をされていましたね そこで私は炭化した 大きなチューブについて
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una son los poros jerárquicos. Y la otra es una porosidad macromolecular a escala nanométrica en el material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.A primeira são os poros hierárquicos e a outra é a porosidade macromolecular nano-escalar do material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eén ervan zijn hiërarchische poriën. Het andere is macromoleculaire nanoschaal-porositeit in het materiaal.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eine ist das hierarchische Porensystem. Und die andere ist die makro-molekulare Porosität im Nanobereich.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jedna z nich to hierarchiczny układ porów. Kolejna to makro-molekularna nano porowatość materiału.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jednou jsou hierarchické póry. A druhou je makromolekulární nanometrická pórovitost materiálu.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.하나는 계층적 기공이고, 또 다른 건 이 재질의 고분자 나노 기공성입니다.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Một là những lỗ có thứ bậc Và cái khác là một loại xốp có kích thước nano phân tử vĩ mô trong vật liệu.