Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Soms zijn deze tonijnen groot, zoals deze vissen voor de kust van Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Понякога рибата тон е наистина огромна, като тази риба в крайбрежието на Нантакет.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.לפעמים הטונות באמת גדולות, כמו הדג הזה שמעל ננטקט (אי באוקיינוס האטלנטי).
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.أحياناُ أسماك التونة تكون ضخمة حقاً مثل التي تم اصطيادها من نانتكت
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.時には ナンタケットで 捕まえたような 巨大なマグロもいます しかしそれでも我々が タグを付けた中では
Benimki fırıncı Bayan Kazu'ya. Sen çok nankör bir evlatsın!Ładna pogoda, więc wywiesiłam pranie.
Benim nanem nerede?Bạc hà của tôi đâu?
Benim nanem nerede?¿Dónde está mi menta?
Benim nanem nerede?Dovè la mia menta?
Benim nanem nerede?Hol a mentám?
Benim nanem nerede?Kde je moje máta?
Benim nanem nerede?Kje je moja meta?
Benim nanem nerede?Onde estão as minhas hortelãs?
Benim nanem nerede?Où est ma menthe ?
Benim nanem nerede?Unde e menta mea?
Benim nanem nerede?Wo ist meine Minze?
Benim nanem nerede?Πού είναι η μέντα μου;
Benim nanem nerede?Где же моя мята?
Benim nanem nerede?Къде е моята мента?
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Bill Joy sprak eerder over de wonderen van koolstofnanobuizen.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ich weiß, dass Bill Joy einen Vortrag über die fantastischen Kohlenstoffnanoröhren gehalten hat.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Je sais que Bill Joy vous a parlé des qualités exceptionnelles des nanotubes de carbone.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.빌 조이가 탄소 나노튜브의 신비함에 신비함에 대해 말했었죠.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Saya tahu Bill Joy telah membicarakan tentang keajaiban carbon nanotubes.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Sei que o Bill Joy esteve a falar sobre as maravilhas dos nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Se que Bill Joy les estuvo hablando acerca de las maravillas de los nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Şiu că Bill Joy vă vorbea despre minunile nanotuburilor de carbon.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.So che Bill Joy vi stava parlando delle meraviglie dei nanotubi di carbonio.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Tôi biết Bill Joy vừa nói với các bạn về sự kì diệu của ống cacbon nano.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Wiem, że Bill Joy opowiadał wam o cudownym świecie nanorurek węglowych.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ξέρω ότι ο Μπιλ Τζόυ σας μίλησε για τα θαύματα των νανοσωλήνων άνθρακα.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Знам, че Бил Джой ви говори за чудесата на карбоновите нанотръби.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.כיצד ייתכן שזה יוביל ליותר משני מיליון מקרי מוות בכל שנה ? אני יודעת שביל ג'וי דיבר איתכם
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.أعلم بأن "بيل جوي" تحدث اليكم بخصوص عجائب "نانو أنابيب" الكربون
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.お話をされていましたね そこで私は炭化した 大きなチューブについて
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una son los poros jerárquicos. Y la otra es una porosidad macromolecular a escala nanométrica en el material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.A primeira são os poros hierárquicos e a outra é a porosidade macromolecular nano-escalar do material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eén ervan zijn hiërarchische poriën. Het andere is macromoleculaire nanoschaal-porositeit in het materiaal.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eine ist das hierarchische Porensystem. Und die andere ist die makro-molekulare Porosität im Nanobereich.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jedna z nich to hierarchiczny układ porów. Kolejna to makro-molekularna nano porowatość materiału.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jednou jsou hierarchické póry. A druhou je makromolekulární nanometrická pórovitost materiálu.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.하나는 계층적 기공이고, 또 다른 건 이 재질의 고분자 나노 기공성입니다.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Một là những lỗ có thứ bậc Và cái khác là một loại xốp có kích thước nano phân tử vĩ mô trong vật liệu.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Prvá sú hierarchické póry. A ďalšia je makromolekulová poróznosť rádovo v nanometroch.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una è data dai pori gerarchici, l'altra è la porosità macromolecolare del materiale a scala nanometrica.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una este porii ierarhici. Și cealaltă este o porozitate macromoleculară de scală nanometrică din material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Μια είναι οι ιεραρχικοί πόροι. Και οι άλλες είναι το νανοκλίμακας μακρομοριακό πορώδες του υλικού.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Едната е йерархични пори. А другата е макромолекулна наномащабна порьозност в материала.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Первое - иерархические поры. А другое - макро-молекулярная нано-уровневая пористость этого материала.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Перша - ієрархічні пори. Друга - макромолекулярна пористість матеріалу на нанорівні.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.אחד הוא נקבוביות היררכיות. והשני הוא ננו-נקבוביות ברמה המקרו מולקולרית בחומר.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.واحد هي هرمية المسام. والآخر هو الجزيئية الكلية المسامية في المواد النانومترية الحجم.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.ナノスケールの高分子多孔質であることなどです 歩き始めるところですね
Birkaç yakın zaman haberi: Nanoarılar gerçek arı zehiri ile tümörlere saldırıyor.Недавние новости: нанометрового размера роботы поражают опухоль настоящим пчелиным ядом.
Bir kırmızı kan hücresi nano büyüklüğünden daha büyüktür.Een rode bloedcel is groot om nano te zijn.
Bir kırmızı kan hücresi nano büyüklüğünden daha büyüktür.תא הדם הוא גדול מכדי להחשב נאנו
Bir kırmızı kan hücresi nano büyüklüğünden daha büyüktür.でも「ナノ」サイズのものでできています
Bir nanometrenin ne kadar küçük olduğuyla ilgili fikir sahibi olmak istersen, bir saç teline ihtiyacımız var.Als je wil weten hoe klein een nanometer echt is dan moet je een stukje haar uit je hoofd trekken.
Bir nanometrenin ne kadar küçük olduğuyla ilgili fikir sahibi olmak istersen, bir saç teline ihtiyacımız var.אם תרצו להבין עד כמה זה קטן תצטרכו לקחת חתיכת שערה מהראש שלכם
Bir nanometrenin ne kadar küçük olduğuyla ilgili fikir sahibi olmak istersen, bir saç teline ihtiyacımız var.かみのけを一本もらうよ いたくないからね