Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Así, pueden ser inversionistas en efectivo o en una causa.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Astfel încât aceștia pot deveni fie investitori financiari, fie investitori într-o cauză.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Dus ze kunnen investeren om geld of een reden.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Họ có thể là người đầu tư vì tiền hoặc là vì mục đích nào đó.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Joten he voivat olla sijoittajia rahan tai asian takia.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.투자자의 입장에서는 현금 또는 명분을 얻을 수 있습니다.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Lahko so torej vlagatelji za denar ali za dobri namen.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Maka mereka dapat menjadi investor untuk uang ataupun untuk sebuah gerakan.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Mohou to dělat pro peníze nebo dobrý pocit.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.On peut investir pour du cash ou pour une cause.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Quindi possono investire per soldi oppure in favore di una causa.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Sie können also ein Bar- oder ein Sachinvestor sein.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Takže môžu dostať hovotosť alebo začať niečo ďalšie ako investor.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Tehát pénzért vagy egy ügyért.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Οπότε μπορούν να είναι επενδυτές των χρημάτων ή της αιτίας.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.И така могат да са инвеститор за пари или за кауза.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Таким образом, они могут стать либо денежными, либо деловыми инвесторами.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.Таким чином вони можуть стати або грошовими або діловими інвесторами.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.וכך הם יכולים להשקיע בכסף או במטרה.
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.اذا .. اما يتم الحصول على العوائد نقداً .. او يتم توظيفها لقضية ما
Böylece ya nakitçi ya da hayırcı yatırımcı olabiliyorlar.こんな仕組みによってアイデアのある人が誰でも
Bu 350,000 TL nakit olarak kasamıza girmiş olabilir.或は、 $350,000 を貸しているかもしれません。
Bu 4 milyar $'ı nakit olarak vereceğiz. . . .40億ドルの現金。 それは、40億の株主の為としましょう、 私達はそれを作りたく、 それは非常に激しいです。
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Așa că, aceasta era o injecție vitală de numerar în economia SUA.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Bola to teda vitálna injekcia hotovosti do ekonomiky USA.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Byla to životně důležitá injekce hotovosti pro ekonomiku USA.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Det var en vital indsprøjtning af penge direkte ind i den amerikanske økonomi.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Dit was een essentiële geldinjectie in de Amerikaanse economie
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Dla amerykańskiej gospodarki był to istotny zastrzyk gotówki.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Entonces, esta era una inyección vital de dinero efectivo a la economía estadounidense.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Era dunque un'iniezione vitale di contante nell'economia americana.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Es handelte sich also um eine wichtige Geldspritze für die US-Wirtschaft.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Il s'agissait d'une injection d'argent vitale pour l'économie américaine.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.이 돈은 미국 경제에 있어서 중요한 현금 공급원이었습니다.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Ήταν μία κρίσιμη εισροή μετρητών στην αμερικανική οικονομία.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Така че, това беше жизненоважно инжектиране на пари в икономиката на САЩ.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Це була нагальна ін'єкція грошей в економіку США.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.Это была насущная иньекция денег в экономику США.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.לפיכך, הייתה זו הזרקת מזומנים חיונית לתוך הכלכלה האמריקאית.
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.لذا , هذا كان حقن حيوي من الأموال السائلة لجسد الإقتصاد الأمريكي .
Bu, Amerikan ekonomisi için hayati bir nakit girişiydi.カンフル剤だったのです ここで米国の貨幣供給の数字を見てみると
Bu bankada ise artık daha da çok nakit var, burada da arz arttı.A potom tenhle člověk poskytuje více, takže to zvyšuje nabídku.
Bu bankada ise artık daha da çok nakit var, burada da arz arttı.この現金が入金され、それが保有されれば、供給が増加します。
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.Basis-Geld hüllt. In diesem Fall bilden die elektronischen Zentralbankrücklagen und Cash das Basis-Geld.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.Cette monnaie de base, c'est les réserves électroniques de banque centrale plus les espèces.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.Ebben az esetben a jegybanki pénz a készpénz és a jegybanki számlapénz.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.En este caso, la base son las reservas electrónicas del banco central y el dinero en efectivo.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.I detta fall är basen elektroniska centralbankspengar och kontanter.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.In dit geval, bestaat de base money uit de central bank reserves en contant geld.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.In questo caso, la base monetaria consiste nel denaro contante più le Riserve presso la Banca Centrale.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.Tässä rahakannan muodostavat elektroniset keskuspankkivarannot ja käteinen.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.V tomto případě bázi představují elektronické rezervy u centrální banky a hotovost.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.Στην περίπτωση αυτή, τα χρήματα της βάσης είναι η ηλεκτρονική Κεντρική Τράπεζα αποθεμάτων και μετρητά.
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.של כסף בסיס. במקרה זה, הכסף בסיס, הוא רזרבות של הבנק המרכזי ומזומן.
Bu kredilerin vadesi henüz gelmediği için, Banka A bu kredilerden nakit girişi sağlayamıyor.Banka A se nemůže těchto úvěrů zbavit. ...
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Ale musím držet nějaké rezervy v hotovosti pro případ, že si někteří budou chtít své peníze vybrat.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Aşadar va trebui să păstrez nişte rezerve lichide, în caz că oamenii îşi vor dori banii înapoi.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Maar ik moet wat geld reserve houden voor het geval dat mensen hun geld terug willen.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Ma devo mantenere della liquidità di riserva nel caso la gente voglia indietro il suo denaro.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Mais j'ai besoin de garder des réserves d'argent dans les cas où les gens veulent récupérer leur argent.