nafi ile cümle
nafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.We knocked at the door for five minutes, but in vain.
O sigarayı bırakmaya çalıştı ama nafile.He tried to give up smoking but in vain.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.He tried to study all night, but in vain.
Bütün çabalarının nafile olduğunu anladı.He found that all his efforts amounted to nothing.
Kırk yıl boyunca hizmet ettiken sonra, Red sonunda nafiyete tabi tuduldu.After serving 40 years, Red is finally paroled.
"Belarus: Gunesh To Sing "Feryadım nafile…""."Belarus: Gunesh To Sing "Son hatiralar"".
Bunu takiben Nafiz Kotan kendi parasıyla yine dört uçak daha almıştır.Wartoto had purchased four airplanes with the funds.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Later he established a woollen mill.
Durun ! Dövüşmeniz nafile dengim değilsiniz ! Bizi mi aşağılyon !Hold it ! useless to fight you are not my equal ! ! you humiliate us!
Ne söylersen söyle, nafile.It's useless, no matter what you say.
Bir diğer deyişle: nafile.In other words, it's useless.
Hadat, Tema, Yetur, Nafiş, Kedema gelir.Hadad, Tema, Jetur, Naphish, and Kedemah.
Yetur, Nafiş, Kedema gelir. Bunlar İsmailin oğullarıydı.Jetur, Naphish, and Kedemah. These are the sons of Ishmael.
Hacerlilere, Yetura, Nafişe, Nodava karşı savaş açtılar.They made war with the Hagrites, with Jetur, and Naphish, and Nodab.
Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl.And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl.And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
Ayrıca, bir nafili, diğer bir deyişle kadınlar için ayrılmış bir bölüm de bulunuyor.It also has a nafili -- a section reserved for women.
Nafi'ul-Medani kıraati.Nafiʽ al-Madani recitation.
Yezid 682'de Ukbe bin Nafi'yi Kuzey Afrika valisi olarak gönderdi.In 682, Yazid restored Uqba ibn Nafi as the governor of North Africa.
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.Das Peristom besitzt nur 4 Peristomzähne (Name).
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Danach zerfiel die Befestigung zusehends.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Il pénètre ensuite la plaine de Cilicie (Çukurova).
Bir gün sonra yeni görevini Faruk Nafız Özak'tan devraldı.Il a acquis un siècle plus tard son style néobaroque actuel.
Faruk Nafız Özak: Eski bakan, siyasetçi.Incompatibilités : hauts fonctionnaires, ministre du culte.
Nafiz Paşa Böl. Nu.Fisquetia Gaudich., Voy.
Ancak 1870 yılından sonra Nafıa Nazırlığı bağımsız bir nazırlık olarak kalmıştır.Pero fue recién a partir de 1880 que el anarquismo se consolida como tendencia propiamente dicha.
Aynı zamanda Hariciye ve Nafia Nazırlığını da birlikte yürüttü.Anche lui cerca in tutti i modi di stare al passo di Naomi.
Verilen sözler nafile.Обещания недостаточно.
Hatta Kastamonu'dan geçmekte olan Faruk Nafiz'in ilgisini çekmeyi başardı.Ему даже удалось привлечь к себе внимание поэта Фарука Нафиза, который проезжал через Кастамону.
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.عصر — предвечернее время) — обязательная четырёхракаатная послеполуденная (предвечерняя) молитва.
Aynı yılın Haziran-Kasım ayları arasında Nafıa nazırı olarak görev yaptı.К ноябрю того же года он стал золотым.
Devlet Bey'in oğulları, Germiyanoğulları zamanında da şehirde nafiz olmuşlardır.Лишь войдя в город Вришни (Дварака), твои сыновья сразу же полюбили его жителей.»
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.После этого Цабар вступил в Пальмах.
F. Nâfiz Uzluk yayınlamıştır.Р. Ф. Усватов—Усыскин.
İmâmları Nâfi bin el-Ezrak, Necdât ibn-i Amîr el-Hanefî ve Abdullah bin Seffâr es-Saadî et-Tamimî'dir.زيادة الألف في﴿تفتؤا﴾، و الياء في﴿بأييد﴾، والواو في﴿أولو﴾.
Charle Babbage, Peter Barlow, John Herschel ve diğerleri bu fenomeni açıklamak için nafile denemeler yaptılar.جرت محاولات عديمة الجدوى من تشارلز بابيج وبيتر بارلو وجون هيرشل وغيرهم لشرح تلك الظاهرة.
Bayındırlık Bakanlığı (o zamanki adı Nafıa Vekaleti) denetimindeki iş 7 yıl devam etmiştir.طلب الوحدة السكنية في وزارة الإسكان يعود إلى ما قبل سبع سنوات من وفاته.
1922'de okulun adı Nafia Fen Mektebi'ne dönüştürülmüştür.في عام 1922، تم تغيير اسم المدرسة إلى"مدرسة الأشغال العامة" (بالتركية: Nafia Fen Mektebi).
Bunu takiben Nafiz Kotan kendi parasıyla yine dört uçak daha almıştır.Cukurs construiu pelo menos três aeronaves sozinho.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Vervolgens doorliep hij het CIOS in Heerenveen.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Następnie przedostaje się do krwi (wiremia).
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.De följde hans råd.
Nâfi, savaş meydanında öldürüldü.Тогрула III був убитий на полі бою.
İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.Ve vzniklém zmatku SIR napadne Saúdské království – chce dobýt Rijád a obsadit svatá města Mekka a Medina.
Bunu takiben Nafiz Kotan kendi parasıyla yine dört uçak daha almıştır.El a propus cubanezilor să cumpere cel puțin patruzeci de avioane de la el.
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.Noi am bătut la ușă timp de cinci minute, dar în zadar.
Bütün çabalarının nafile olduğunu anladı.A înțeles că toate eforturile sale au fost în zadar.
Bir gün sonra yeni görevini Faruk Nafız Özak'tan devraldı.Seuraavaksi kaudeksi Tuomi otti Loimun päävalmentajan tehtävät vastaan.
Aarohi onu kurtarmaya çalışsa da nafiledir.Vil han virkelig ty til mord for å redde seg økonomisk?
Nâfi, savaş meydanında öldürüldü.Koppány tewas terbunuh di medan perang.
Habere göre; “Dilencilerin sokaklardan toplanılması hakkında artık nafile yere söz söylemeyeceğiz.臆病者と言われるのを恐れないと言われることも多い。
İmâmları Nâfi bin el-Ezrak, Necdât ibn-i Amîr el-Hanefî ve Abdullah bin Seffâr es-Saadî et-Tamimî'dir.また彼の約一万一千の格言は『至上の智慧と言葉の珠』と題してまとめられている。
Ancak 1870 yılından sonra Nafıa Nazırlığı bağımsız bir nazırlık olarak kalmıştır.1800年までは、彼は種の不変を信じていた。
Ondan ne kadar yardım istesen de nafile.あなたが彼に援助を求めても、無駄というものだ。
Nafile (tatavvu) namazlar, herhangi bir yükümlülüğü olmadan, içten gelerek kılınan namazlardır.被A班稱做不畏懼的人,不喜歡鋒頭老被A班搶走。
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.帝聞而嘉之,召宗實慰勞數四。
Faruk Nafız Özak: Eski bakan, siyasetçi.小淵惠三:政治家,前首相。
İmâmları Nâfi bin el-Ezrak, Necdât ibn-i Amîr el-Hanefî ve Abdullah bin Seffâr es-Saadî et-Tamimî'dir.자는 명회(溟回), 호는 이천(而泉), 시호는 충무후(忠武侯)이다.
İslam dininde nafile ibadetler vardır.이슬람교를 위해 기도실이 있다.
Bir gün sonra yeni görevini Faruk Nafız Özak'tan devraldı.כעבור שנה זכה לחנינה בעקבות השתדלותו של ניקולאה יורגה.