Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.הטמפרטורה בוואן לעיתים נדירות ירדה מתחת ל- 26 מעלות צלזיוס בלילות, מה שהפך את השינה לקשה עד בלתי אפשרית.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.درجات الحرارة في الليل في الفان نادراً ما نقصت عن 80 درجة فهرنهايت، جاعلة من الصعب أو المستحيل النوم.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.ほとんど眠れませんでした 食べ物は暑さで傷み
Genellikle bu tür uyuşturucunun kullanımı deneysel gibi görünmekte ve nadiren sorun olarak rapor edilmektedir.Il consumo di questa sostanza sembra perlopiù di tipo sperimentale ed è raro che vengano segnalati problemi.
Genellikle bu tür uyuşturucunun kullanımı deneysel gibi görünmekte ve nadiren sorun olarak rapor edilmektedir.Zdá sa, že z najväčšej časti je tento druh drogy experimentálny a správy o problémoch zostávajú zriedkavé.
Girişim olarak nadiren büyük bir şirketin radarına takılırsınız.여러분 같은 스타트업은 대기업의 레이더망에 포착되기 힘듭니다
Girişim olarak nadiren büyük bir şirketin radarına takılırsınız.Startup'y są mało widoczne na radarach dużych firm.
Girişim olarak nadiren büyük bir şirketin radarına takılırsınız.У стартапі Вас майже не помітно на фоні великої компанії.
Girişim olarak nadiren büyük bir şirketin radarına takılırsınız.في مؤسسة ناشئة، أنت بالكاد تظهر على رادار شركة كبرى.
Girişim olarak nadiren büyük bir şirketin radarına takılırsınız.実際あなたの会社の全従業員の数は
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Kita sangat jarang memandang langit.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.우리는 너무 가끔 하늘을 봅니다.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Miramos el cielo tan pocas veces.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Nous regardons si rarement le ciel.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Olhamos tão raramente para o céu.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Olyan ritkán nézünk fel az égre.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Privim atât de rar cerul.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Raramente guardiamo il cielo.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Tak málo se díváme na oblohu.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Tako redko pogledamo v nebo.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Vi kigger så sjældent på himlen.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Vi tittar så sällan på himlen.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.We kijken zo zelden naar de lucht.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Wir schauen so selten in den Himmel.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Σπανίως κοιτάμε τον ουρανό.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Ми так рідко дивимося на небо.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Мы так редко смотрим на небо!
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.Толкова рядко гледаме небето.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.אנו רק לעיתים רחוקות מתבוננים בשמיים.
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.نادرا ما ننظر إلى السماء
Gökyüzüne çok nadiren bakarız.雲が行き来し 刻々と 空がどれほど姿を変えるか
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.우리는 너무 가끔, 구름이 흘러감에 따라 하늘이 어떻게 달라지는지에 대해 주의를 기울입니다.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Observăm atât de rar cât de diferit e de la un moment la altul, cu acel dute-vino constant al norilor.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Olyan ritkán vesszük észre, menyire más tud lenni egyik pillanatról a másikra, ahogy a felhők úsznak rajta.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Pocas veces notamos cuán diferente es de un momento a otro, con nubes yendo y viniendo.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Raramente ci rendiamo conto di quanto diverso sia in ogni istante, con le nuvole che vanno e vengono.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Reparamos tão raramente quão diferente é de momento para momento, com nuvens a irem e a virem.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Tako redko opazimo, kako raznoliko je od trenutka do trenutka. Oblaki prihajajo in odhajajo.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Tak zřídka si všimneme, jak se mění, každou chvíli je jiná, mraky se honí sem a tam.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Vi märker så sällan hur mycket den skiljer sig från ögonblick till ögonblick, med moln som kommer och går.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.We merken zo zelden op hoe verschillend die is op ieder moment, met wolken die komen en gaan.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Wir denken so selten daran, wie er sich von Augenblick zu Augenblick verändert. Die Wolken kommen und gehen.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Σπάνια παρατηρούμε πως διαφοροποιείται από στιγμή σε στιγμή, καθώς τα σύννεφα πηγαινοέρχονται.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.А ще рідше помічаємо, як час від часу змінюються хмарки, що пливуть по ньому.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Мы так редко замечаем, какое оно разное, как оно меняется с приходящими и уходящими облаками.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.Толкова рядко забелязваме колко е различно от момент на момент, с облаци, които идват и си отиват.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.אנו רק לעיתים רחוקות מבחינים כיצד הם משתנים מרגע לרגע, עם עננים שבאים והולכים.
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.نادرا ما نلاحظ أن هناك شيء مختلف من لحظة لأخرى, مع السحاب المتحرك
Gökyüzünün gelip giden bulutlarla dakikası dakikasına ne kadar farklı olduğunu çok nadiren fark ederiz.滅多に気が付きません 天気を気にするだけです
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.A přece ji jen málokdo položí.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Aún así, rara vez se plantea.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Cu toate acestea, rar se pune această problemă.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.이런 질문을 던지는 경우는 거의 없습니다.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Maar één die bijna nooit gesteld wordt.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Mégis ritkán tesszük fel.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Nhưng chúng ta hiếm khi nghĩ đến.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.No entanto, é uma pergunta que raras vezes se faz.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Og alligevel stilles det kun sjældent.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Pourtant, elle est rarement posée.
Hâlâ nadiren sorulanlardan biri.Tapi jarang ditanyakan.