Aforoz son çare olarak başvurulan bir önlemdir ve pek nadir kullanılır.Маршрутът Суам е доста по-дълъг от останалите и рядко използван.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Преливане на кръв е необходимо в редки случаи.
Nâdiren, preeklemsi doğum sonrası dönemde görülebilir.Някои безусловни рефлекси може да се видят в чист вид в първите дни след раждането.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Лекарствата се използват главно за намаляване на развиването на рядко срещани усложнения.
Bu tür, kuzey ve batı Avrupa'ya nadir bir serseridir.Вида е рядък в северна и западна Европа.
Çok nadir istisnalar haricinde embriyo canlılığını sürdüremez.Въпреки силата си Баба рядко прави истински магии.
Nadir toprak elementleri yerkürde düşük konsantrasyonlarda geniş bir alana yayılmış durumdadırlar.Гоцев обектите са събрани на изключително малка площ със голяма концентрация.
Nadir Nadi yazarın eski yazılarını bastı.Издателите започват трескаво да преиздават старите произведения на писателя.
Bu tip bugün nadirdir.Днес тази порода се класифицира като рядка.
Batı Avrupa'da nadir görülür.В Западна Европа се среща рядко.
Ŏ: Çok nadiren kullanılan bir sestir.Съществувала и трета сцена, използвана относително рядко.
Bazı nadir türlerse kadınlar ve çocuklarda daha sık gözlemlenir.По-често се проявява при момичета и жени.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Рядко се налага лекарствено лечение.
Buckyballs, dünyada çok nadir de olsa bulunuyor.Бекасът рядко гнезди в България.
Nadir bulunuşu sebebiyle hakkında fazla bir şey bilinmemektedir.За тази котка не се знае почти нищо защото е много рядка.
İnsana nadir saldırır.Болонките рядко биха нападнали хора.
Ama yarım kanlar ve çok nadiren muggle doğumlu büyücüler ve cadılar da alınmaktadır.Често срещано е от мъгъли да се родят магове и вещици.
Ayrıca Kızıl Kitap'ta geçen nadir bilinen hayvan türleri de vardır.Има и защитени видове, записани в Червената книга.
Lab Cache: Deneysel ve çok nadir bir türdür.Борови (Pinacea) е терциерен реликт и е рядко и необичайно растение.
Nadir olarak kuş da avlayabilirler.Макар и рядко могат да се срещнат и слонове.
Çok nadir raslanılır ve pek tanılmaz.Тя е патологична и се среща рядко.
Bunlar nadir pullardı ve maalesef çok güzel sahteleri üretilmişti.Сградата е триетажна и е била украсена с изключително редки ценни стенописи.
Unvan, Paleologos Hanedanı'na kadar devam etti, ancak nadiren kullanıldı.Съществува до времето на Палеолозите и се e давала рядко.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Проявите на лошо възпитание са изключително редки.
Son on yılda iki kulüp arasındaki transferler nadiren gerçekleşmiştir.Накратко обединението между двата клуба продължава едва две години.
Üstelik bu dönemde ticari ölçekte tarım faaliyetlerine de nadiren rastlanmıştır.През това време бива подложена на безмилостна търговска експлоатация.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Павилиони и други леки постройки се срещат по-рядко.
Kar oldukça nadir görülür.Валежите от сняг са рядкост.
Üreme mevsimde bir nadiren de iki kez kuluçkaya yatılır.Макар и рядко е възможно и второ люпило за един сезон.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Te bakterije mogu živjeti u hrani, no to je vrlo neuobičajeno.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.Za razliku od narodnih knjižnica, građani rijetko smiju posuđivati knjige.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Rijetko su potrebne više od dvije doze.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.Oko dvije trećine slučajeva se pojavljuje u obiteljima, a rijetko je uzrok poremećaj pojedinačnog gena.
Nadir durumlarda, anafilaksinin tek belirtisi çok düşük kan basıncı olabilir.U rijetkim slučajevima, vrlo nizak krvni tlak može biti jedini znak anafilaksije.
Resimlerini çok nadir olarak sergiledi.Rijetko je izlagao svoje slike.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.Pojava aure bez naknadne glavobolje je rijetkost, a naziva se tiha migrena.
Dişi sadece tek bir yavru doğurur (çok nadir 2).Ženka na svijet donosi samo jedno (vrlo rijetko dva) mladunče.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.U rijetkim slučajevima infekcija se može povući bez liječenja.
Yunanistan'da Niks, nadiren bir kült sahibidir.U Grčkoj je Nikta rijetko bila štovana.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Semiensko gorje jedno od rijetkih mjesta u Africi, gdje redovito pada snijeg.
Ama bunu nadiren yapar.Ono to rijetko čini.
Kimyasal denklemlerde plazma halindeki maddeler nadiren kullanılır.U kemiji se cezij rijetko upotrebljava.
Bu türler özellikle kedi türlerinde Van kedisi, Ankara Kedisi, Khao Manee ve (nadiren) Japon Bobtail.U te vrste spada mačka, posebno pasmine kao Turkish Van, Turkish Angora, i (rijetko) Japanese Bobtail.
Yaşam alanı arktik denizler olan bu deniz memelisi, 70° K enleminin güneyinde nadiren görülür.To je životinja izrazito vezana za Arktik, rijetko ju se može sresti južnije od 70° sjeverno.
Büyücülük Dünyası'nda çok nadir bir yetenektir.U Wizardsima proveo je kratko vrijeme.
İnsana nadir saldırır.Rijetko napada ljude.
Batı Avrupa'da nadir görülürler.Rijetko se viđa u zapadnoj Europi.
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Dragocjeni metali su rijetki metalni kemijski elementi velike ekonomske vrijednosti.
Nadiren yaklaşık -2 °C derecede kar taneleri simetrik üçgen şeklinde oluşur.Na primjer, pahulje pri temperaturi od -2 °C imaju neobičan trokutasti oblik.
Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır .To rijetko zahtijeva određeno mjesto.
Ama nadiren de olsa tork sıfır olabilir.Često, ipak, crna žuč može biti mnogo opasnija.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Ovo stanje rijetko zahtijeva hospitalizaciju.
Nadiren viral veya fungal enfeksiyonlara bağlı olarak da ortaya çıkabilirler.Rijetko su uzrok virusne ili gljivične infekcije.
Zenit'in tam karşısındaki nokta ise Nadir olarak isimlendirilir.Nasuprot zenitu je nadir.
Dişi her 2 - 3 yılda tek bir yavru doğurur, ikizler nadirdir.Svake druge godine ženka donosi na svijet jedno mladunče, blizanci su vrlo rijetki.
Bu durum yetişkinlerde daha nadirdir.U odraslih se javlja rijetko.
Çok nadir olarak, küçük omurgalı hayvanlar ile beslenir.Vrlo rijetko hrani se čak i malim kunama.
Nadir de olsa, ölümle sonuçlanabilir.U teškim slučajevima, može doći do smrti.
Bunlar genel olarak güvenli olup, nadiren perianal sepsis gibi ciddi yan etkiler oluşabilir.Iako su općenito bezopasni, može doći i do rijetkih teških neželjenih nuspojava kao što je perianalna sepsa.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Lijekovi se uglavnom rabe za sprječavanje pojave rijetkih komplikacija.