nükleer ile cümle
nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Daha geniş torpidolar nükleer denizaltılarında kullanılır.Branduoliniai varikliai plačiau naudojami laivuose, povandeniniuose laivuose.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Dalis jų praranda branduolį.
Nükleer tıpta kullanılır.Pagal naudojamą nukleorūgštį.
Çok çeşitte arama radarı, nükleer su bombaları ve hedef güdümlü torpidolar taşıyabilir.Jis gali nešti labai įvairias raketas ir bombas įskaitant ir atominę bombą.
Kokpiti, pilotları NBC (Nükleer, biyolojik, kimyasal) saldırılara karşı koruyabilir.Pabūklas taip pat turi CBRB (Cheminė, Biologinė, Radiologinė, Branduolinė) apsaugą.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 – president Jacques Chirac teatas, et Prantsusmaa tuumakatsetused on alatiseks lõppenud.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.1954 – Moskva lähedal Obninskis avati maailma esimene tuumaelektrijaam (Obninski tuumaelektrijaam).
Mr. Burns Springfield Nükleer Enerji Santrali'nin sahibidir, ve Homer Simpson'un patronudur.Ta on Springfieldi tuumajaama omanik ja Homer Simpsoni ülemus.
Yakıt çubuklarının nükleer reaktörlerden tekrar işlenmesi sırasında 85Kr serbest bırakıldı.85Kr vabaneb kütusevarraste ümbertöötlemisel.
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.Fullereeni kinni jäänud ksenooni aatomit võib jälgida 129Xe tuumamagnetresonantsspektroskoopiat kasutades.
0.7 fm ’den az mesafelerde nükleer kuvvet itici olur.Alates 1,7 fm kahaneb tuumajõud täiesti märkamatuks.
2005 itibarıyla dünyada 1100 civarında nükleer reaktör çalışır durumdadır.2012. aasta 1. veebruari seisuga töötas maailma tuumaelektrijaamades 435 tuumareaktorit.
İsrail bu siyaset kapsamında resmî olarak nükleer silahlara sahip olduğunu açıklamamıştır.Iisrael pole ametlikult kinnitanud tuumarelvade omamist.
Nükleer silahların üretimine başlanmasına neden olmuştur.Uute tuumaelektrijaamade ehitamisele on ta vastu.
Çin ilk nükleer bombasını patlatır.India tegi oma esimese tuumarelvakatsetuse.
NATO üyesi üç ülke (ABD, Birleşik Krallık ve Fransa) nükleer silaha sahiptir.NATO liikmesriikidest kolm on tuumariigid: Prantsusmaa, Suurbritannia ja Ameerika Ühendriigid.
Bu teori ayrıca nükleer fizikte, atomik çekirdekte nukleonların etkileşimini tanımlamada kullanılır.Teooriat kasutatakse ka tuumafüüsikas, et kirjeldada paardumisinteraktsiooni nukleonide ja aatomituuma vahel.
Johannes Hans Daniel Jensen (25 Haziran 1907 - 11 Şubat 1973) Alman nükleer fizikçi.Johannes Hans Daniel Jensen (25. juuni 1907 Hamburg – 11. veebruar 1973 Heidelberg) oli saksa tuumafüüsik.
Nükleer reaktörler listesiNukleofiilne asendusreaktsioon
Ayrıca, nükleer atıkların depolanması için kolemanit kullanılmaktadır.Lähedalasuv Gorleben on kavandatud tuumajäätmete hoiustamiseks.
Uzmanlar nükleer tehdidin çok küçük olduğu yönünde görüş bildirdi.Õhuvägi kinnitas, et see oht on minimaalne.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.10. veebruar – Põhja-Korea teatas ametlikult, et omab tuumarelva.
Dolaşım deneylerinde nükleer füzyon enerji araştırmasında önemlidir.Need laserid on olulisel kohal tuumafusiooni energeetika uurimisel.
Nükleer Güvenlik Standartlarını hazırlamaktadır.Kategooria ohutusstandartidele.
2006 - Kuzey Kore nükleer bir deneme yaptığını açıkladı.Põhja-Korea teatas 9. oktoobril 2006, et nad tegid edukalt tuumarelvakatsetuse.
Yapay 135Xe izotopu nükleer fisyon reaktörlerindeki işlemlerde dikkate değer bir öneme sahiptir.135Xe on olulise tähtsusega fissioonreaktorite töös.
Paks şehrinde, Macaristan' ın tek nükleer enerji santrali bulunmaktadır.Paksi tuumaelektrijaam on tuumaelektrijaam Ungaris.
Göl Ignalina Nükleer Güç Santrali'ni de destekler.Järve vett kasutatakse Ignalina tuumaelektrijaamas.
Nükleer reaksiyonların araştırılması nükleer fizik ve parçacık fiziği alanlarının konusudur.Muhhini peamised uurimisalad on tuumafüüsika ja osakestefüüsika.
Nükleer patlamaların sonuçlarıTuumareaktsioonid Radioaktiivsus
Fransa son nükleer denemesini 27 Ocak 1996'da yaptı.21. jaanuar – Prantsusmaa tegi oma viimase tuumakatsetuse.
Şehirde bir adet nükleer santral bulunmaktadır.Linnas asub tuumafüüsika uurimiskeskus.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.Aastal 1986 toimus Tšornobõli tuumakatastroof Ukrainas.
Çoğu nükleer silahlı devlet, kendi nükleer konumlarını nükleer bir deneme yoluyla kamuya açıklamaktadırlar.Valdav enamik nukleosünteesist toimub tuumasünteesi teel.
USS Scranton, ikinci bir Los Angeles sınıfı nükleer saldırı denizaltısı.USS Thresher on USA tuumaallveelaev.
Bu savaşta ilk kez nükleer silahlar kullanılmıştır.Seda relva kasutati esimest korda Afganistani sõjas.
Nükleer enerji, günümüzün ve geleceğin en önemli enerji kaynaklarından biri olarak kabul görmektedir.Foorumil on esindatud riigid, kelle jaoks tuumaenergia on oluline praegu ja tulevikus.
Bir nükleer güç reaktöründe iki tür yakıt vardır.Jõuallikateks on 2 tuumareaktorit.
Bundan sonraki yaşamında Nükleer savunma sistemlerine karşı mücadele verdi.Hilisemas elus oli ta rahuaktivist ja võttis osa tuumarelvade vastasest võitlusest.
Daha çok nükleer manyetik rezonans ve süperiletkenlik çalışmaları ile biliniyordu.Nad avastasid tuumaaine juures ka ülijuhtivuse ja ülivoolavuse ilminguid.
Avrupa'da taktik nükleer silahlar bulunduran altı NATO üssünden biridir.NATO tuumarelvade paigutusstrateegia alusel hoitakse Itaalias 90 USA-le kuuluvat tuumarelva.
En sık kullanılan nükleer yakıtlar plütonyum-239 (239Pu) ve uranyum-235 (235U)'dur.Kõige levinumad tuumakütused on U235 ja Pu239 (uraan aatommassiga 235 ja plutoonium aatommassiga 239).
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.그리고 100까지 내려가면, 그들은 자신들의 목적이라 얘기한 민간용 핵 에너지를 만들 것입니다.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.A na úrovni 100 by vyvíjeli civilní jadernou energetiku, což tvrdí, že je jejich cíl.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.En op 100 zouden ze gaan voor civiele nucleaire energie, waarvan ze zeggen dat het hun doel is.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Et en dessous de 100, ils construiraient de l'énergie nucléaire civile, ce qui, selon eux, est leur objectif.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Ở mốc 100 họ có thể chế tạo năng lượng hạt nhân dân sự, và theo như họ nói thì nó chính là mục đích của họ
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Przy 100 wytworzą energię jądrową na potrzeby cywilne, jak mówią, to jest ich celem.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Şi jos la 100 ar produce energie nucleară pentru civili, ceea ce ei susţin că ar fi obiectivul lor.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Und weiter unten bei 100 würden sie zivile Atomkraft errichten, was sie auch als Ziel angeben.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.А надолу към 100 биха изградили цивилна ядрена енергетика, което казват, че е тяхна цел.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.למטה ב-100 הם ייצרו אנרגיה גרעינית לשימושים אזרחיים, שזהו לדבריהם היעד שלהם.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.وفي الأسفل عند 100 يستطيعون بناء طاقة نووية سلمية , الذي هو ما يقولون أنه هدفهم .
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.彼らはこれが最終目的だと主張しています 黄色い線は最も可能性の高いイランの将来です
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15년전 스위스에서 있었던 일입니다. 핵폐기물 매립지를 어디에 지을지 결정하고 있었습니다.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15 років тому в Швейцарії йшло обговорення питання, де поховати ядерні відходи.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Circa 15 anni fa in Svizzera stavano cercando di decidere dove localizzare le discariche di scorie nucleari.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Di Swiss, sekitar 15 tahun lalu mereka mencoba memutuskan di mana tempat membuang limbah nuklir.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suisse il y a environ 15 ans ils essayaient de décider où stocker des déchets nucléaires.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suiza hace cerca de 15 años estaban intentando decidir dónde depositar los desechos nucleares.