nükleer ile cümle
nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.Prvá energetická jadrová elektráreň na svete bola pripojená k sieti v roku 1954 v Obninsku pri Moskve.
Deprem sonucu Fukuşima Nükleer Elektrik Santralinde tsunami sonucu kazalar meydana geldi.Zdraženie spôsobili bezpečnostné opatrenia po havárii v jadrovej elektrárni Fukušima.
Nötron bombası, teknik olarak gelişmiş bir taktik nükleer silahtır.Neutrónová bomba je typ taktickej jadrovej zbrane, ktorá vo zvýšenej miere vyžaruje neutróny.
Bu görev Nükleer silahları savaş alanına taşımak üzerineydi.Zodpovedal za rozmiestnenie jadrových zbraní na ostrove.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Vyskytujú sa v jadrových pohoriach.
Halen kullanım alanı yoktur, fakat nükleer tıpta kullanılması düşünülmektedir.V súčasnosti sa nepoužívajú, pretože môžu byť považované za maskovanú skúšku jadrovej zbrane.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Vzniká hnutie proti jadrovým zbraniam.
Diğer taraftan helyum, nükleer reaktörlerdeki yakıt çubuklarında da gaz dolgusu olarak kullanılmaktadır.V jadrových reaktoroch sa používa ako obal palivových tyčí.
SSM-N-8 Regulus nükleer savaş başlığı taşımak için tasarlanmıştır.BTR-60 R-975 je verzia pre riadenie vzdušného útoku.
Meitner ve yiğeni Otto Robert Frisch bu sonuçların nükleer fizyon olduğunu doğru şekilde yorumlamıştır.Meitnerová so svojím synovcom Ottom Frischom tento nový objav správne vysvetlili.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Protóny (ióny vodíka) a neutróny sa začali kombinovať do atómových jadier v procese jadrovej fúzie.
2005 itibarıyla dünyada 1100 civarında nükleer reaktör çalışır durumdadır.Aj Palestína je rovnoprávne zastúpená od roku 2007 v kruhu 150 krajín.
Çok az çözünür, az reaktiftir, ve nükleer reaksiyonlardan meydana gelir.Produkuje veľmi málo alebo žiadnu energiu prostredníctvom jadrovej reakcie.
Metsamor Nükleer Santrali de deprem nedeniyle kapanmıştır.Pre otrasy musela byť uzatvorená aj jadrová elektráreň Metsamore.
TAEK Türkiye'nin resmi nükleer enerji kurumudur.V kornčine to znamená Atómová energia?
Bir nükleer santral kurmak için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır.Na prípravu rádiologickej zbrane postačuje dostatočne veľký a funkčný jadrový reaktor.
Bu planlar dahilinde nükleer sığınaklar inşa edilmiştir.Pre túto činnosť boli v pumovniciach zabudované fotografické prístroje.
Artan gerginlikler Sovyetler Birliği ile Çin arasında nükleer savaş olasılığını ortaya çıkarmıştır.Následne sa konflikt v Kambodži stal príkladom zástupnej vojny medzi Čínou a Sovietskym zväzom.
Nükleer reaktörlerin karakterisitik mavi ışığının kaynağı Çerenkov ışımasıdır.Charakteristická modrá žiara jadrových reaktorov je spôsobená Čerenkovovým žiarením.
Çoğu nükleer silahlı devlet, kendi nükleer konumlarını nükleer bir deneme yoluyla kamuya açıklamaktadırlar.Večina držav javno napove njihovo jedrsko moč skozi jedrsko testiranje.
Nükleer silah ^ Gunston, Bill.Seznam letalskih motorjev Gunston, Bill.
Nükleer silahlanma yarışı, Soğuk Savaş sırasında başladı.Razvoj helikopterja se je začel v času Hladne vojne.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından nükleer silahlar azaltıldı.Po razpadu Sovjetske zveze se je proizvodnja zmanjšala.
Sovyetler Birliği’nin nükleer silah çalışmaları burada yapılmıştır.Tu je bilo nastanjeno glavno središče za jedrska orožja v Sovjetski zvezi.
Bu savaşta ilk kez nükleer silahlar kullanılmıştır.To je bila prva uporaba jedrskega orožja v vojni.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi.Evropska organizacija za jedrske raziskave.
Askerî ve sivil nükleer reaktörlerde birçok nükleer erime yaşanmıştır.Marsikje so civilni in vojaški programi jedrske energije povezani.
Daha tipik haliyle nükleer atık nükleer patlama tarafından radyoaktif kirlenmenin yayılmasıdır.Manj značilne so jedrske padavine, ki so distribucija radioaktivne kontaminacije zaradi jedrske eksplozije.
Buna karşılık, fosil yakıt ve nükleer kaynaklar ise tükenebilir kaynaklardır.Za primer dajmo fosilna goriva, ki so neobnovljivi vir energije.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Jedrska eksplozija povzroči sevanje in radioaktivne smeti.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.Po vojni se je ostredotočil na raziskave jedrske indukcije in magnetizma jedra.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Sprva so domnevali, da je vzrok v pridobivanju jedrske energije.
İsrail'in nükleer silahları, İsrail devletinin nükleer silahlanmasıyla ilgilidir.V mednarodni politični javnosti se pojavljajo ugibanja, ali Izrael poseduje jedrsko orožje.
Demek ki nükleer silahların sebebi falanca ülkedir.Jedrske sile so države, ki posedujejo jedrsko orožje.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Tam je vlada ZDA izvajala podzemeljska jedrska testiranja.
Libyadaki nükleer tesislere giren ilk gazeteci oldu.Namestitev prvega radijskega oddajnika v Ljubljani.
Denizaltında bir nükleer füze bulunmaktadır.Rojen je voden podmorniški projektil.
"NÜKLEER ENERJİ GELECEKTEKİ ENERJİ İHTİYACINA ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?".Je jedrska energija prihodnost ali zabloda?
Bu, nükleer denizaltılar için bile oldukça çarpıcı bir rakamdır.Prav tako je bilo nekaj nezgod podmornic na jedrski pogon.
Nükleer bilimler ve teknoloji alanlarında araştırma yapmak ve araştırmayı teşvik etmek.Drugi nameni so znanstveno raziskovanje in študiranje jedrskih orožij.
Kurumsal alıntı: Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Üniversitesi, Chicago, Chicago, Illinois.Univerza v Chicagu je ameriška zasebna univerza s sedežem v Chicagu, Illinois, ZDA.
Renkli kenarlar en kararlı nükleer izomer durumları göstermektedir.Spalvotos celės rodo stabiliausius izotopus.
Nükleer Silahların kullanım anahtarı sadece cumhurbaşkanında bulunur.Galią įsakyti paleisti balistines raketas su branduoliniais užtaisais turi tik Prancūzijos prezidentas.
1946 ve 1958 yılları arasında ABD tarafından adalar civarında tam 67 kez nükleer bomba denemeleri yapılmıştır.1946–1958 m. amerikiečiai įvairiuose atoluose atliko 67 branduolinius bandymus.
Temmuz 1945 tarihinde Trinity Nükleer denemelerinde “the Gadget” diye adlandırılan bombanın denetmeni oldu.1945 m. liepos mėnesį jis buvo pakviestas dalyvauti į atominės bombos „Trinity“ testavimą.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Protonai ir neutronai jungiasi į branduoliu branduolių sąlajos proceso metu.
Şarkının sözleri nükleer savaş ve nükleer soykırım üzerinedir.Dainoje pateikiamos ironiškos užuomenos apie atominį karą ir terorizmą.
Volkanik kışa benzer bir etki, (varsayılan) bir atom savaşıyla ortaya çıkan nükleer kıştır.Branduolinė vasara – pasaulinio klimato kaitos scenarijus po branduolinio karo sukeltos branduolinės žiemos.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Jemenas yra pasirašęs branduolinio ginklo nenaudojimo sutartį.
Pakistan burayı nükleer deney yapmak için kullanır.Jos teritorijos buvo naudojamos branduoliniams bandymams.
Nükleer silahların üretimine başlanmasına neden olmuştur.Abi valstybės netrukus pradėjo gaminti termobranduolinius ginklus.
Bir nükleer güç reaktöründe iki tür yakıt vardır.Branduolyje yra vienas du branduolėliai.
Deprem sonucu Fukuşima Nükleer Elektrik Santralinde tsunami sonucu kazalar meydana geldi.Dėl cunamio iš Fukušimos atominės elektrinės pradėjo tekėti radioaktyvios atliekos.
Ancak bu koalisyon iki partinin nükleer enerji konusunda anlaşamamaları üzerine dağıldı.Po dvejų metų koalicija žlugo dėl nesutarimų atominės energijos plėtojimo klausimu.
Nükleer bir zincirleme reaksiyon bir seri hızlı nükleer bölünmelerdir.Branduolinis sprogimas – ypač greitos branduolinės reakcijos energijos išsiskyrimas.
Bu durum bir nükleer reaktörde olabilecek en ciddî kazadır.Šitoks branduolio dalijimasis gali būti naudingas branduoliniuose reaktoriuose.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Kadangi jis šeimos aprūpintojas, Houmeris dirba Springfildo atominėje elektrinėje.
Matt Groening, Homer'ın nükleer santralde çalışmasının sebebini tahribat riskinden ötürü olduğunu söylemiştir.Matt Groening teigė, jog norėjo matyti Houmerį dirbantį elektrinėje, nes jis galėtų nuniokoti ją.
Japonya'da harcanan elektriğin bir çeyreği nükleer enerjiden oluşur.Branduolinėse jėgainėse pagaminama ketvirtadalis visos elektros Japonijoje.
Nükleer silahlanma yarışı, Soğuk Savaş sırasında başladı.Tarptautinis vystomasis bendradarbiavimas prasidėjo šaltojo karo laikais.