nükleer ile cümle
nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.Em 10 de janeiro de 2003, a Coreia do Norte se retirou do Tratado de não proliferação de armas nucleares.
Nükleer reaktörlerin karakterisitik mavi ışığının kaynağı Çerenkov ışımasıdır.A cor azul característica de reatores nuclear deve-se à radiação de Cherenkov.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Em 1976, o Iraque adquiriu um reator nuclear classe "Osiris" da França.
Volkanik kışa benzer bir etki, (varsayılan) bir atom savaşıyla ortaya çıkan nükleer kıştır.O mecanismo é semelhante ao do Inverno Nuclear e ao do Inverno vulcânico.
İki antlaşma da, her silaha bir nükleer başlık olmasını konu ediniyordu.Todos os signatários assumiam como objectivo o desarmamento nuclear.
Nükleer enerji, nükleer fiziğin birkaç temel presibine dayanır.Estabilidade nuclear é relacionada ao número de nucleos que constituem o núcleo.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.O USS Nautilus (SSN-571) foi um submarino da Marinha dos Estados Unidos, sendo o primeiro submarino nuclear.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Prótons (íons de hidrogênio) e nêutrons começam a combinar em núcleos atômicos no processo de fusão nuclear.
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Guerra nuclear, ou guerra atômica, é uma guerra na qual são usadas armas nucleares.
24 Eylül - ABD Başkanı Bill Clinton Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması'nı imzaladı.24 de abril: Presidente Bill Clinton assina uma legislação antiterrorista.
İtalya'nın ilk nükleer enerji santrallarından biri bu şehirde kurulmuştu.Um dos primeiros parques industriais na Bulgária foi construído nesta cidade.
Nükleer enerji üretimi için yakıt hammaddesi ihraç eder.Como material para produzir combustível nuclear.
Saddam 1991 yılında nükleer programına son verdi.A África do Sul terminou o seu programa de armas nucleares em 1989.
Amacı uzaydaki nükleer patlamaları tespit etmekti.É a detonação da bomba genética alienígena.
Döteryum ayrıca nükleer füzyon için potansiyel yakıttır.Plutônio-Alumínio também pode ser um componente do combustível nuclear.
Aynı zamanda Hindistan'ın nükleer programının güvenliği ile ilgili yer almaktadır.Também é responsável pela execução de todos os aspectos da política nuclear da Índia.
Kuzey Kore ise 2006, 2009, 2013 ve 2016'da nükleer denemeler gerçekleştirdi.A Coreia do Norte conduziu seis testes nucleares, em 2006, 2009, 2013, duas vezes em 2016, e 2017.
1944’te Hahn nükleer fizyonun keşfi için Kimya Nobel Ödülü’nü aldı.Em 1944 Hahn recebeu o Prêmio Nobel de Química por sua pesquisa em fissão nuclear.
James Watson Cronin (29 Eylül 1931 - 25 Ağustos 2016), Amerikalı nükleer fizikçi.James Watson Cronin (Chicago, 29 de setembro de 1931 – 25 de agosto de 2016) foi um físico estadunidense.
Ayrıca yoğun madde fiziği ve nükleer fiziği fazlasıyla etkiledi.Fizemos um trabalho nutricional e de preparação física com muita intensidade.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Detecção de testes nucleares proibidos.
Daha sonra Moskova nükleer füzeleri çekme kararı alır.Por isso, a África do Sul desenvolveu sua própria linha de mísseis.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.Diversas bombas nucleares foram detonadas.
Rusya 1963 - 1990 yılları arasında bölgede 39 nükleer deneme yapmıştır.Entre 1963 e 1990 foram executados no estreito ou proximidades 39 testes nucleares.
Nükleer tepkimelerde, doğada bulunmayan radyoaktif çekirdekler elde edilebilir.Existe o risco de explosivos não detonados serem encontrados na ilha.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Realizou um trabalho extensivo de monitoramento do subsolo em testes nucleares.
Daha tipik haliyle nükleer atık nükleer patlama tarafından radyoaktif kirlenmenin yayılmasıdır.O termo refere-se, frequentemente, ao pó radiactivo criado quando uma arma nuclear explode.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Anos mais tarde, essa descoberta abriria caminho para tecnologia nuclear.
1971) 25 Haziran - Johannes Hans Daniel Jensen, Alman nükleer fizikçi.(ö.1973 — Johannes Hans Daniel Jensen, físico alemão (n. 1907).
Dünya'da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır.Esta última foi a maior arma nuclear já produzida e detonada pelo homem.
Örneğin Fransa, elektrik ihtiyacının %77'sini nükleer reaktörlerinden sağlamaktadır.Na França, que tem mais de 80% de sua eletricidade de origem nuclear, todos os reatores são desse tipo.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Esta foi a segunda guerra terrestre direta entre os dois países após ambos desenvolverem armas nucleares.
Nükleer silahların üretimine başlanmasına neden olmuştur.Inicia-se então a fusão nuclear.
Trinity - bir nükleer silah için yapılmış ilk nükleer test teknolojisiOutros Experiência Trinity - primeiro teste nuclear da História.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 — Ocorre o acidente nuclear de Chernobil.
İlk defa nükleer terör saldırısı gerçekleşti.Visto pela primeira vez durante o acidente nuclear de Chernobyl.
Birkaç Sovyet nükleer denizaltısında reaktör erimesi gerçekleştiği bildirilmiştir.Algumas fontes chinesas indicam que o submarino já está em fase de testes.
Mark 4 nükleer bombası dünyanın ilk seri üretimene geçilern atom bombası oldu.A Mark 26 foi uma bomba nuclear relacionada com o a arma nuclear Mark 21.
İran’la 2015’te yapılan nükleer anlaşmaya karşı çıktı.Ela foi uma das pessoas que apoiaram o acordo nuclear com o Irã em 2015.
Nükleer alanda görev yapacak personel yetiştirmek.Criado a partir do Centro de Energia Nuclear.
Ancak Jack, nükleer bomba düzeneğini hemen aktif hale getirir.Jack deve impedir que uma bomba nuclear seja detonada no centro da cidade.
Nükleer güç tesisleri herkesin ilgisini çekmiyor.As usinas nucleares não agradam a todo mundo.
Nükleer reaktörler listesiLijst van kernreactoren
Denizaltında bir nükleer füze bulunmaktadır.Aan boord is een nucleair wapen.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 - President Jacques Chirac kondigt aan de Franse kernproeven te beëindigen.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Het verdrag stond ondergrondse kernproeven echter wél toe.
İmzacı olmayan devletler olan Hindistan ve Pakistan son olarak 1998'de nükleer deneme gerçekleştirdi.India en Pakistan die beide niet getekend hebben, hebben hun laatste kernproef in 1998 verricht.
Çoğu nükleer silahlı devlet, kendi nükleer konumlarını nükleer bir deneme yoluyla kamuya açıklamaktadırlar.De meeste kernmachten hebben hun nucleaire status aan de wereld geopenbaard door middel van een kernproef.
Mr. Burns Springfield Nükleer Enerji Santrali'nin sahibidir, ve Homer Simpson'un patronudur.Mr. Burns is de eigenaar van de kerncentrale van Springfield, en daarmee Homer Simpsons baas.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Kernexplosies veroorzaken grote hoeveelheden straling en radioactief afval.
Nükleer reaktörlerde üretilir.Het wordt geproduceerd in kernreactors.
Mo-99 nükleer izotop endüstrisinde kullanılır.De radioactieve isotoop 99Mo wordt in de isotopenindustrie gebruikt.
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.Door de 20e eeuw heen hebben de meeste landen die kernwapens hebben ontwikkeld ook tests hiermee gedaan.
Aynı zamanda nükleer başlık da taşıyabilme kapasitesine sahiptir.Daarnaast zou hij ook de mogelijk tot het meenemen van nucleaire lading hebben.
Hiroşima, Dünya tarihine nükleer saldırıya maruz kalan ilk şehir olarak geçmiştir.Hiroshima was de eerste stad in de geschiedenis van de mensheid die met een atoombom werd aangevallen.
1986'da büyük bir nükleer kazaya sahne olan Çernobil Nükleer Santralı Kiev Oblastının kuzey kesimindedir.In Tsjernobyl, ten noorden van Kiev, voltrok zich in 1986 een grote nucleaire ramp.
İran 1968’te Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NSYÖA) imzaladı ve 1970’te onayladı.Iran tekende het non-proliferatieverdrag in 1968 en ratificeerde het in 1970.
Sovyetler Birliği Küba'ya nükleer çıkartmalar yapar.De Sovjets wilden kernraketten plaatsen op Cuba.
Sovyet nükleer fizikçisi Giorgi Flyorov'un adına ithafen flerovyum denmiştir.Het element werd genoemd naar de Russische kernfysicus Georgi Flerov.
Nükleer Silahların kullanım anahtarı sadece cumhurbaşkanında bulunur.De enige die het gebruik van de Franse kernwapens kan bevelen is de Franse president.