nükleer ile cümle

nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.Francia: il presidente Jacques Chirac annuncia la fine definitiva dei test nucleari.
1948 - Fransa, ilk nükleer reaktörün kuruluş çalışmalarına başladı.Nel 1948 sovrintese la costruzione del primo reattore nucleare francese.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Il loro obiettivo principale è sviluppare e testare le componenti non nucleari delle armi nucleari.
Raporlar Karlsruhe Nükleer Araştırma Merkezi ve Amerikan Fizik Enstitüsü'nde bulunmaktadır.Essi sono disponibili presso il Karlsruher Institut für Technologie e l'American Institute of Physics.
Nükleer gama ışınları 4 ve 7 Ağustos 1972’de, 22 Kasım 1977’de solar yanmalardan gözlemlenmişlerdir.I raggi gamma nucleari sono stati osservati dai brillamenti solari il 4 e 7 agosto 1972 e il 22 novembre 1977.
Nükleer enerji üretimi için yakıt hammaddesi ihraç eder.Come materiale fertile per produrre combustibile nucleare.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.Un anno dopo prese il via la prima centrale elettronucleare del mondo ad Obninsk in Unione Sovietica.
İlk başlarda nükleer karşıtı hareketin bir üyesiydi ve konkret adlı radikal sol gazetenin editörüydü.Fu coinvolta anche nel movimento anti-nucleare e fu editrice del giornale radicale konkret.
1944’te Hahn nükleer fizyonun keşfi için Kimya Nobel Ödülü’nü aldı.Nel 1944, Hahn ricevette il Premio Nobel per la Chimica per la scoperta della fissione nucleare.
Çin'in bir nükleer enerji merkezidir.Voce principale: Energia nucleare in Cina.
1968 - Nükleer Silahları Sınırlandırma Anlaşması imzalandı.Nel 1968 venne firmato il Trattato di non proliferazione nucleare.
Bu nükleer santraldeki kaza iyi mi yoksa kötü bir şey miydi?L'animato su internet è un bene o un male?
Güneş doğal bir nükleer füzyon reaktörüdür.Il Sole, ad esempio è un reattore nucleare naturale.
İkinci olarak; büyük-ölçekli nükleer savaş'tır.Poi aggiunse: La Guerra nucleare Rivoluzione nucleare.
Mr. Burns Springfield Nükleer Enerji Santrali'nin sahibidir, ve Homer Simpson'un patronudur.Burns è il multimilionario proprietario della centrale nucleare di Springfield, dove lavora Homer Simpson.
Dünya'da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır.Probabilmente, è la più potente esplosione mai verificatasi sulla Terra.
İsrail nükleer silahlanmış İran'a saldırmaya hazırdı ve 2010 yılı bunun için önemli bir noktaydı.Israele sarebbe pronto ad attaccare l'Iran entro il 2010 se questo si dotasse di armi nucleari.
Mo-99 nükleer izotop endüstrisinde kullanılır.L'isotopo 99Mo è impiegato nell'industria e nella medicina nucleare.
Nükleer reaktörler listesiLista di centrali nucleari
Fransa son nükleer denemesini 27 Ocak 1996'da yaptı.L'ultimo test è stato condotto il 27 gennaio 1996.
1951 - Arco'da (Idaho, ABD) EBR1 nükleer reaktörü, ilk elektrik üretimini gerçekleştirdi.Così, all'inizio di ottobre 1956, il reattore G1 produsse dell'elettricità.
3 Nisan - Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin temeli atıldı.7 aprile – Siberia: fuga di materiale radioattivo da una centrale nucleare.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Alla fine del 1970, l'Iraq acquistò un reattore nucleare di classe "Osiride" (Osirak) dalla Francia.
Topluluk ayrıca Avrupa Birliği içinde yürütülen diğer nükleer çalışmaları da finanse eder.La Commissione europea sta anche proponendo test per i paesi vicini all'UE che fanno uso di energia nucleare.
Artan gerginlikler Sovyetler Birliği ile Çin arasında nükleer savaş olasılığını ortaya çıkarmıştır.Mi sono preoccupata a proposito di una possibile guerra nucleare tra Russia e Stati Uniti.
Temmuz 1945 tarihinde Trinity Nükleer denemelerinde “the Gadget” diye adlandırılan bombanın denetmeni oldu.E fu presente il 14 luglio 1945 al primo test nucleare, nome in codice Trinity.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.La Francia possiede anche un certo numero di bombardieri nucleari.
İnsan uygarlığının da bir nükleer savaşla yok edildiği anlaşılır.Il mondo è stato distrutto da una catastrofe nucleare.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.Lo USS Nautilus (SSN-571) fu il primo sottomarino militare a propulsione nucleare varato al mondo.
Soğuk Savaş boyunca Fransa'nın nükleer caydırıcı programının ana öğesi olmuştur.La dissuasione nucleare è da sempre uno dei pilastri della strategia di difesa della Francia.
Ancak günümüzde toryumla çalışan ticarî ölçekli bir nükleer reaktör bulunmamaktadır.Bielorussia La Bielorussia al momento non ha reattori commerciali funzionanti.
Bu süreçte nükleer teknolojiye önemli faydalar sağlayacak katkılarda bulundu.In quel momento furono raccolte donazioni private aggiuntive per vasti miglioramenti tecnici.
Nükleer tıp uzmanıdır.Fondamenti di Medicina Nucleare.
Fizik'teki dengi Nükleer Fizik'tir.A livello di istruzione, è un tecnico di fisica nucleare.
Birleşik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)'u 1954 yılında denize indirmiştir.Il primo sottomarino nucleare, USS Nautilus (SSN-571), solcò i mari nel 1955.
Fakat Nenetler 1950'lerin başında, nükleer silâh denemeleri yapmak için adadan zor ile göç ettirilmişlerdir.L'isola venne fatta evacuare negli anni cinquanta per consentire i test nucleari a Novaja Zemlja.
1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması imzaya açıldı.Nel luglio dell'anno successivo, il 1968, si arrivò al trattato di non proliferazione nucleare (TNP).
M151A1D – Taktiksel nükleer modeli.Fi 156 A-1: modello di produzione iniziale.
Hindistan'ın azalan uranyum rezervleri ülkedeki nükleer enerjinin yıllarca büyümesini durdurdu.Истощающиеся запасы урана в Индии на протяжении многих лет стагнировали рост ядерной энергии в стране.
Hint-ABD nükleer antlaşması Hindistan'ın diğer ülkelerden uranyum ithal etmesini de kolaylaştırmıştır.Ядерное соглашение между Индией и США также проложило путь Индии к импорту урана из других стран.
Chicago Pile-1 (CP-1) dünyanın ilk yapay nükleer reaktörüdür.«Чикагская поленница-1» (англ. Chicago Pile-1, CP-1) — первый в мире искусственный ядерный реактор.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Главная задача Лаборатории — разработка, создание и испытание неядерных компонентов ядерного оружия.
Bu çalışmaların temaları çoğunlukla nükleer savaştı.Темы работ часто были связаны со страхом перед ядерной войной.
İlk önce nükleer patlama gerçekleştirme kararı almışlar, bu işi РУМО ile NSA beraber yürütmüşlerdir.Сперва их принимают за ядерные взрывы, к делу подключаются РУМО и АНБ.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.В конце 1970-х Ирак закупил у Франции ядерный реактор класса «Осирис».
28 Mayıs 1998 tarihinde Pakistan Haran Çölünde ikinci nükleer denemesi olan Chagai-II'yi bu çölde yapmıştır.В пустыне Харан 28 мая 1998 года произошло второе ядерное испытание Пакистана.
Yolda Stewie nükleer atığa maruz kalır ve mutasyona uğrayarak ahtapotvari bir yaratığa dönüşür.По пути Стьюи попадает в ядерные отходы и превращается в осьминогоподобное создание.
Renkli kenarlar en kararlı nükleer izomer durumları göstermektedir.Цветные рамки показывают время жизни наиболее стабильных ядерных изомеров.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Контроль за ядерным оружием.
Sovyetler Birliği ve ABD'nin stratejik nükleer kuvvetleri 1968 yılında karakter değiştirdi.Стратегические ядерные силы Советского Союза и Соединённых Штатов изменились в характере в конце 60-х.
Nükleer reaktörlerde üretilir.Применяется в ядерных реакторах.
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.В XX веке было проведено большое количество испытаний ядерных бомб.
Şarkının sözleri nükleer savaş ve nükleer soykırım üzerinedir.Песня повествует о ядерной войне и её последствиях.
1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması imzaya açıldı.1 июля 1968 года подписан Договор о нераспространении ядерного оружия.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Как кормилец семьи Гомер работает на Спрингфилдской атомной электростанции.
Nükleer deneyi doğrulayan Rus Savunma Bakanlığı, denemenin 10 ila 20 kilotonluk bir güçte olduğunu ifade etti.Мощность подземного ядерного взрыва, по оценке российских военных, составила от 10 до 20 килотонн.
Daha sonraki araştırmalar nükleer tepkimelerin başlamasında büyük rolü olduğunu gösterdi.Первым этапом работ было исследование ядерной реакции.
İstanbul'da bir nükleer bombanın patlamasına engel olmuştur.На Берлин сброшена атомная бомба.
Bu nükleer santraldeki kaza iyi mi yoksa kötü bir şey miydi?Например, инновационность — это хорошо или плохо?
Hans Bethe, Güneş'in enerjisini sağlayan iki ana nükleer tepkimeyi hesaplamıştır.Бете детально рассчитал две главные термоядерные реакции, которые являются источниками энергии Солнца.
İlgili Sayfalar