nükleer ile cümle
nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nükleer denizaltı, bir nükleer reaktör tarafından güç sağlanmış olan denizaltıdır.Un submarino nuclear es un submarino propulsado por un reactor nuclear.
Hindistan beş adet yeraltı nükleer denemesi gerçekleştirir.El vecino país de la India responde con cinco ensayos atómicos.
Nükleer silah ^ Gunston, Bill.Referencia datos: Gunston, Bill.
Mr. Burns Springfield Nükleer Enerji Santrali'nin sahibidir, ve Homer Simpson'un patronudur.Es el propietario de la Planta de energía nuclear de Springfield y por tanto jefe de Homer Simpson.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Opinión pública sobre la energía nuclear.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.El tratado permite la realización de pruebas nucleares subterráneas.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Prohíbe el despliegue de armas nucleares.
İmzacı olmayan devletler olan Hindistan ve Pakistan son olarak 1998'de nükleer deneme gerçekleştirdi.Los estados no signatarios de India y Pakistán hicieron sus últimas pruebas en el año 1988.
Nötronlar ve protonlar nükleer kuvvetten nerdeyse aynı şekilde etkilenirler.Los neutrones y los protones, ambos nucleones, se ven afectados por la fuerza nuclear de manera casi idéntica.
Rusya 1963 - 1990 yılları arasında bölgede 39 nükleer deneme yapmıştır.Entre 1963 y 1990 se llevaron a cabo en él 39 pruebas nucleares subterráneas.
Göl Ignalina Nükleer Güç Santrali'ni de destekler.El lago apoya Central Nuclear de Ignalina.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.El rompehielos Lenin fue el primer buque de superficie propulsado por energía nuclear del mundo.
Nükleer Silah Saldırısı bilgisayar ağlarına karşı eski bir hizmet reddi saldırısıdır.Un Nuke es un viejo ataque de denegación de servicio contra redes de computadoras.
Önemli nükleer teknolojiler arasında nükleer enerji, nükleer tıp ve nükleer silah vardır.Las tecnologías nucleares más destacadas son: la energía nuclear, la medicina nuclear y las armas nucleares.
Füze krizi Dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.Esta crisis llevó al mundo al borde de la guerra nuclear.
Nükleer kış ^ Robert Campbell Wellman (14 Şubat 1999).Wellman, Robert Campbell (14 de febrero de 1999).
İsrail'in nükleer silahları, İsrail devletinin nükleer silahlanmasıyla ilgilidir.Comisión de Energía Atómica - Es responsable de las actividades nucleares de Israel.
Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü.Instituto Nacional de Investigaciones Nucleares.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.La tripulación está protegida contra ambientes biológicos, químicos y nucleares.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986: Desastre nuclear de Chernóbil.
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.Por ejemplo, los submarinos de Estados Unidos no necesitan repostar durante toda su vida útil.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Es además el primer conflicto entre estas dos naciones después de que éstas desarrollaran armas nucleares.
İki temel nükleer silah türü vardır.Existen dos casos típicos de bases atómicas.
Dış politika değişikliği iki süper güç arasında çıkması olası nükleer savaşın önlenmesini amaçlıyordu.El objetivo de la política era evitar el violento intercambio nuclear inicial entre las superpotencias.
Kuzey Kore ise 2006, 2009, 2013 ve 2016'da nükleer denemeler gerçekleştirdi.Corea del Norte Corea del Norte: realizó un ensayo nuclear en 2006 y en 2009.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.El USS Nautilus (SSN-571) es un submarino nuclear de ataque de la US Navy.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996: en Francia, el presidente Jacques Chirac anuncia un «fin definitivo» de las pruebas nucleares.
Trityum nükleer reaktörlerde Lityum-6 izotopunun nötronla bombardımanında elde edilir.El tritio puede ser producido en reactores nucleares usando la activación por neutrones del litio-6.
Trinity, bir nükleer silah için yapılmış ilk nükleer test teknolojisidir.La prueba Trinity fue la primera prueba de un arma nuclear por los Estados Unidos.
Nükleer fisyon (bölünme) böyle bir reaksiyondur.Es el nucleófilo de la reacción.
Bu elektrik ise Fransa’nın o dönemde yapmış olduğu yeni nükleer santralleri tarafından üretilecekti.La electricidad iba a ser generada por las nuevas centrales nucleares de Francia.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.1954: en Obninsk, cerca de Moscú (Unión Soviética) se abre la primera central nuclear.
Deprem sonucu Fukuşima Nükleer Elektrik Santralinde tsunami sonucu kazalar meydana geldi.Éste tsunami provocó el accidente nuclear de Fukushima.
Kuzey Kore ayrıca nükleer silah programına sahiptir.Corea del Norte posee capacidad para la fabricación de armamento nuclear.
Amacı uzaydaki nükleer patlamaları tespit etmekti.Detectamos la explosión con el satélite.
Fransa elektrik ihtiyacının %77,7'sini nükleer teknolojiden temin etmektedir.Energía eléctrica El de 97.6% de la población dispone de servicio de energía eléctrica.
Uranyumu elde etmeyi amaçlaması, İsrail’in Nükleer Silahlanmasını güçlendirmekti.El ataque de Israel aumentó la determinación de los árabes para producir armas nucleares.
Oppenheimer’in Los Alamos Laboratuvarı bu sorunu içine patlayan tipte nükleer silah tasarımı ile aştı.Eventualmente, el Proyecto Manhattan fabricó armas nucleares basadas en cada uno de estos elementos.
2006 - Kuzey Kore nükleer bir deneme yaptığını açıkladı.2009: Corea del Norte realiza su segunda prueba nuclear.
Birlikte büyüdüğü en yakın arkadaşı Merle Tuve da oldukça başarılı bir nükleer fizikçiydi.Su única hija Harriet quien al crecer se convirtió en productora fílmica nació ahí.
Szilárd ayrıca Nobel ödülü kazanan Enrico Fermi ile birlikte nükleer reaktör patentini elinde bulunduruyordu.Allí trabajó junto al premio Nobel Enrico Fermi.
Ayrıca Donanmanın elinde nükleer başlıklı denizaltı füzesi bulunmaktadır.La ciudad cuenta también con una base naval de submarinos.
Bu enerjinin kaynağı nükleer bağ enerjisidir.La fuente de energía es, obviamente, nuclear.
Nükleer tıpta kullanılır.Se emplea en medicina nuclear.
Bu görev Nükleer silahları savaş alanına taşımak üzerineydi.Su tarea principal era llevar armas nucleares.
Nükleer teknoloji atom çekirdeğinin reaksiyonlarıyla ilgilenen bilimdir.La tecnología nuclear es una tecnología que tiene que ver con las reacciones de los núcleos atómicos.
Diğer taraftan helyum, nükleer reaktörlerdeki yakıt çubuklarında da gaz dolgusu olarak kullanılmaktadır.Es usado en las varillas del combustible nuclear en los reactores nucleares.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Su principal misión es el desarrollo de ingeniería, y la prueba de componentes no nucleares de armas atómicas.
AIR-2 Genie, Nükleer savaş başlığı ile teçhiz edilmiş, havadan havaya güdümsüz roket.FIM-92A: Un misil antiaéreo guiado por calor.
Bu nükleer santraldeki kaza iyi mi yoksa kötü bir şey miydi?¿Es el acero bueno, o malo?
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Guerra nuclear, tipo de guerra que se lleva a cabo mediante el empleo de armas nucleares.
Onunla birlikte nükleer reaktör dizaynı üzerinde çalıştı.Trabajó con reactores y armas nucleares.
Teknolojinin gelişmesiyle uzay ve nükleer silah alanında yarışlar ortaya çıkmıştır.En el momento de su disolución la tecnología nuclear, espacial y aeronáutica se encontraban en pleno auge.
Chicago Pile-1 (CP-1) dünyanın ilk yapay nükleer reaktörüdür.Chicago Pile-1 (CP-1) è stato il primo reattore artificiale a fissione nucleare al mondo.
"NÜKLEER ENERJİ GELECEKTEKİ ENERJİ İHTİYACINA ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?".(«L'energia nucleare può fornire energia per il futuro?
Uzmanlar nükleer tehdidin çok küçük olduğu yönünde görüş bildirdi.Esperti nucleari considerano però la minaccia insignificante.
24 Eylül - ABD Başkanı Bill Clinton Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması'nı imzaladı.24 settembre: il presidente degli USA Bill Clinton firma il trattato di bando complessivo dei test nucleari.
Trinity, bir nükleer silah için yapılmış ilk nükleer test teknolojisidir.Trinity è stato il primo test per un'arma nucleare.
Kaliforniyum nükleer reaktörlerde ve parçacık hızlandırıcılarda üretilir.Il californio viene prodotto in reattori nucleari e acceleratori di particelle.
IŞİD Temmuz 2014'te Musul Üniversitesi'ne ait nükleer materyalleri ele geçirdi.L'ISIS si è anche impossessata di materiale nucleare dall'università di Mosul nel luglio del 2014.