nükleer ile cümle

nükleer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2006 - Kuzey Kore nükleer bir deneme yaptığını açıkladı.2006 : la Corée du Nord annonce son premier essai nucléaire réussi.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.En 1976, l'Irak avait acheté Osirak, un réacteur nucléaire de classe Osiris à la France.
15 nükleer bomba taşıma kapasitesine sahiptir.Il a une longueur de 56 nucléotides.
Bu nükleer santraldeki kaza iyi mi yoksa kötü bir şey miydi?Mais cette noyade est-elle vraiment un accident ?
Kurumsal alıntı: Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Üniversitesi, Chicago, Chicago, Illinois.Times Cited: 1 Tout à l'Institut d'études nucléaires de l'Université de Chicago, Chicago, Illinois.
1934’te Hideki Yukawa nükleer kuvvetin doğasını açıklamak için en eski girişimi yaptı.En 1935, Hideki Yukawa fut le premier à tenter d'expliquer la nature de la force nucléaire.
2005 itibarıyla dünyada 1100 civarında nükleer reaktör çalışır durumdadır.Il existe 440 réacteurs nucléaires en opération dans le monde en 2005.
Hindistan'ın 1998 nükleer silah denemesi bildirildiğine göre ABD'yi şaşırttı.De plus, les essais nucléaires indiens de 1998 entraînèrent des sanctions américaines.
Dünya Nükleer Birliği.Terrorisme nucléaire.
Alınan bir bilgiye göre Crowe, Krieger'le birlikte adada taktik nükleer silahları varmış.D'après les informations que ce dernier portait sur lui, Krieger posséderait une bombe nucléaire sur l'île.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Traité sur l'interdiction des essais nucléaires.
Meitner ve yiğeni Otto Robert Frisch bu sonuçların nükleer fizyon olduğunu doğru şekilde yorumlamıştır.Meitner et son neveu Otto Frisch concluent, de façon exacte, qu'il s'agit d'une fission nucléaire.
Szilárd ayrıca Nobel ödülü kazanan Enrico Fermi ile birlikte nükleer reaktör patentini elinde bulunduruyordu.Szilárd a déposé avec Enrico Fermi le brevet du réacteur nucléaire.
Fizik'teki dengi Nükleer Fizik'tir.Thèse de doctorat en physique nucléaire.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.L'URSS est ainsi en mesure de faire son premier essai nucléaire en 1949.
Nükleer reaktörlerde üretilir.Safety of Nuclear Reactors.
1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması imzaya açıldı.Le 1er juillet 1968 est signé le Traité de non-prolifération nucléaire.
Saddam 1991 yılında nükleer programına son verdi.La Libye qui a officiellement abandonné son programme nucléaire en 2003.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.Le brise-glace Lénine, premier bateau de surface nucléaire.
Ordu uzaylıları durdurmak için nükleer füze atar.Shoot spatial consistant à éradiquer les aliens.
Nükleer silah geçmez, fosfor bombaları geçmez.Sans cela, pas de bombes atomiques.
ABD, nükleer saldırılar altında kalır...Les États-Unis ont adopté une échelle des accidents nucléaires.
1990) 1907 - Edwin McMillan, Amerikalı nükleer fizikçi (ö.1907 : Edwin McMillan, physicien nucléaire américain († 7 septembre 1991).
Manhattan Projesi: İlk nükleer silahı ortaya çıkardı.Il rejoint le projet Manhattan destiné à mettre au point la première arme nucléaire.
MGR-1 Honest John, Nükleer ve nükleer olmayan başlık kullanma kabiliyetinde bir rokettir.Le MGR-1 Honest John était un missile américain capable d'emporter une ogive atomique.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.En 1955, l’USS Nautilus (SSN-571) est le premier sous-marin propulsé par un moteur nucléaire.
Yine iki ülke arasında Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesi planlanmaktadır.L'acquisition de deux centrales nucléaires est programmée à terme.
Hemen nükleer reaksiyonu sonlandırmak için tasarlanmıştır.Le réacteur est en cours de démantèlement nucléaire.
İtalya'nın ilk nükleer enerji santrallarından biri bu şehirde kurulmuştu.Une des premières méridiennes solaires construites en Espagne se trouvait dans ces bâtiments.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Un essai nucléaire souterrain fait référence à un essai nucléaire effectué en sous-sol.
Oyunun konusu nükleer savaştır.Le thème de discussion est l'énergie nucléaire.
Bangladeş İran'ın tartışmalı nükleer programının barış amaçlı olduğunu savunmaktadır.L'Iran continue à affirmer que son programme nucléaire est pacifique.
Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.Ses recherches serviront de socle à l'exploitation de l'énergie nucléaire.
Aynı zamanda Hindistan'ın nükleer programının güvenliği ile ilgili yer almaktadır.L'autre objectif est de saboter le programme nucléaire irakien.
1958 - ABD Nevada'da bir yeraltı nükleer deneme yaptı.En 1955, il assiste aux essais nucléaires dans le Nevada.
İki antlaşma da, her silaha bir nükleer başlık olmasını konu ediniyordu.Les deux exemples précédemment cités énoncent clairement le rôle de l'arme nucléaire.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 : catastrophe nucléaire de Tchernobyl.
Kendisi ayrıca Bertrand Russell ile birlikte bir anti-nükleer manifesto yayımlamıştır.Elle eut aussi une relation fort médiatisée avec Bertrand Russell.
Iki nükleer etkileşimler küçük, atomaltı mesafelerde güçlü kuvvetler üretirler.Irradiation très faible de deux agents.
Bu enerjinin kaynağı nükleer bağ enerjisidir.L'excès de masse représente ainsi l'énergie de liaison nucléaire.
Bu elektrik ise Fransa’nın o dönemde yapmış olduğu yeni nükleer santralleri tarafından üretilecekti.C'est un des seuls orgues à transmission électrique en France datant de cette époque.
Aynı zamanda şehre 7 km mesafede nükleer santral inşaası bulunmaktadır.Une troisième ligne de sept km est également en projet.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.L'ordre de tir nucléaire ne sera pas déclenché.
Sonrasında mü mezonunun güçlü nükleer kuvvetten hiçbir şekilde etkilenmediği bulundu.L'article fut plus tard influent dans la compréhension de la force nucléaire faible.
Kuzey Kore'nin tartışmalı nükleer füzeleri burada bulunur.La question du nucléaire nord-coréen est abordée.
1964 - Çin, ilk atom bombasını patlatarak dünyanın 4. nükleer gücü oldu.1964 : la Chine fait exploser sa première bombe atomique.
Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.Il y étudie la radioactivité et la physique nucléaire.
Bu füzeler başlıklarında kimyasal, biyolojik, nükleer ve klasik patlayıcı taşıyabilir.Leurs ogives peuvent inclure des explosif conventionnel, chimique, biologique, ou des ogives nucléaires.
Dünyanın sorunlarının nükleer silahlarla çözülebileceği yanılsaması yeter.Basta ya de la ilusión de que los problemas del mundo se puedan resolver con armas nucleares.
Karl, Dünya'yı nükleer bir savaştan kurtardı.Karl salvó el mundo de una guerra nuclear.
Buradaki amaç, 2020 yılı itibarıyla ülkenin herhangi bir yerinde nükleer enerjinin kullanılmamasıdır.La idea es que en 2020 no se utilice la energía nuclear en ninguna parte del país.
Çin nükleer silah programı, "02" kod adı ile belirlendi.El programa de armas nucleares chino estuvo designado bajo el nombre clave de "02".
Chicago Pile-1 (CP-1) dünyanın ilk yapay nükleer reaktörüdür.El Chicago Pile-1 (CP-1) fue el primer reactor nuclear artificial​ del mundo.
1999'da Japonya'da bir nükleer santralde bir sorun çıkar.1997: en Japón sucede un problema nuclear.
1948 - Fransa, ilk nükleer reaktörün kuruluş çalışmalarına başladı.En 1948 supervisó la construcción del primer reactor atómico francés.
Paks şehrinde, Macaristan' ın tek nükleer enerji santrali bulunmaktadır.En Paks se localiza la única central nuclear de toda Hungría.
Günümüzde Almanya; dünyanın dördüncü büyük nükleer enerji kullanan ülkesidir.Por el momento Alemania es el 4º país consumidor de energía eléctrica nuclear del mundo.
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.Hubo un tiempo en que la Unión soviética mantuvo el arsenal nuclear más grande en el mundo.
M151A1D – Taktiksel nükleer modeli.M151A1D - Variante nuclear táctica.
Nükleer Denemelerin Kısıtlanması Anlaşması'nın onaylanması, Temmuz 1963.La ratificación del Tratado de prohibición parcial de ensayos nucleares, en julio de 1963.
İlgili Sayfalar