nüans ile cümle
nüans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sözcüğün ince bir nüansı var.This word has a subtle nuance to it.
Bay Jones, İngiliz ve Amerikan kullanımları arasındaki nüanslara çok duyarlıdır.Mr Jones is very sensitive to the nuances of English and American usage.
Her nüans çeviride kaybolur.Every nuance is lost in translation.
Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.Lullabies can be found in every human culture.
Ve hava durumuyla ilgili bile, hava durumunun pekçok nüansını düşünmeyiz.And even of the weather, we don't think of all the many nuances of weather.
-- bunu görmenin bir yolu, ve ileride bu nüans farkına biraz daha iyi anlayacağız,-- one way to view it, and we'll get a little bit of nuance in the future
Aslında süreksizlikler bir nüanstır. Bu nedenle fiyat çalışmasında, bir kenara bırakılırlar.Now discontinuities are a nuisance, so in many studies of prices, one puts them aside.
İnsan dilinin nüansları hakkında,It's about the nuance of human language.
Bu nüans büyük bir farka dönüşecek.And that subtle difference will make a big difference.
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -That's a little bit of a nuance, and it's good to think about why this works.
Çok daha doğal. Çok daha nüanslı.It's much more nuanced.
Neyse, umarım bu video evrim üzerinde biraz nüans verecek.So the only thing that happens at that point is now not being selected for.
Burada çok önemli bir nüansı göstermek istiyorum. -Now, I want to make a very subtle nuance here to point out something here.
Diğeri ise nüanslarla.The other, in nuances.
Şimdi, eğer bir oyuncu değilseniz, bu fotoğrafın bazı nüanslarını kaçırabilirsiniz.Now, if you're not a gamer, you might miss some of the nuance in this photo.
Bu, günlerin bir tavrı bir nüansı olmaktadır.This has been the tone for days.
Kosova'nın bağımsızlığı ile Sırbistan'ın parçası olarak tam bir bütünleşme arasında nüanslar var.There are many nuances between independence for Kosovo and complete integration as part of Serbia.
Yine de, Ankara'nın tutumu nüanslı olmaya devam ediyor.Nevertheless, Ankara's position remains nuanced.
Bulaşma nüanslarıNuances of contamination
Aynı açıklığa ve doygunluğa sahip ancak farklı tondaki renklere nüans denir.Colors of the same lightness and saturation, but of different hue, are called nuances.
İngilizcede bu ayrım yok, ama Türkçede aralarında nüans farkı var.В английском языке нет такого различия, но в турецком языке есть между ними различие в нюансах.
Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.يمكن العثور على التهويدات في كل ثقافة إنسانية. .
Müzikte nüans olarak da kullanılır (forte, piyano, fortessimo vb).Võimalusel tuleks kasutada elavat muusikat (klaver, puupillid).
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.A folytonosság megszakadásai kellemetlenek.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Alors, les discontinuités embêtent.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.As descontinuidades são um incómodo.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Các điểm gián đoạn này sẽ gây nhiều bất lợi.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Discontinuitățile sunt o pacoste.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.불연속은 골칫거리입니다.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Le discontinuità sono un fastidio.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Nepravidelnosti sú otrava.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Nespojitosti jsou velmi nepříjemné.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Pieken zijn een pest.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Poikkeamat ovat kiusankappaleita.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Por cierto las discontinuidades son un incordio.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Te wahania to niedogodność.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Unstimmigkeiten sind doch stets lästig!
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Οι ασυνέχειες τώρα είναι μπελάς.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.Непоследователностите са неудобство.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.עכשיו חריגות הן מטרד.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.تمثّل الثغرات مصدر ازعاج.
Aslında süreksizlikler bir nüanstır.多くの価格研究では
Birisi kallavi genellemelerle ilgileniyor. Diğeri ise nüanslarla.Jedno jest zainteresowane szerzeniem uogólnień, drugie niuansami.
Birisi kallavi genellemelerle ilgileniyor. Diğeri ise nüanslarla.Кто-то заинтересован в общностях, кто-то в нюансах.
Bir öncekine benzer, ama bir nüansı var. -AUTOMATICKY PREKLAD!! je treba cele predelat Velmi podobná té poslední, ale s jemným rozdílem.
Bir öncekine benzer, ama bir nüansı var. -.
Bir öncekine benzer, ama bir nüansı var. -Vamos a hacer otro problema.
Bölgeyi size gösterdim. Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -Agora, vocês talvez se lembrem disso--bem, há um fator sutil nisso, que daria a vocês a resposta errada.
Bu, günlerin bir tavrı bir nüansı olmaktadır.Este ha sido el tono hace días.
Bu, günlerin bir tavrı bir nüansı olmaktadır.Такой тон задаётся уже много дней.
Bu nüans büyük bir farka dönüşecek.A to jemný rozdíl bude velký rozdíl.
Bu nüans büyük bir farka dönüşecek.Digamos que hacemos la integral de línea sobre una curva c-
Bu nüans büyük bir farka dönüşecek.E esta pequena diferença vai fazer uma grande diferença.
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -E' un po' una sfumatura, ed è bene pensare al perché funziona cosi'.
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -Jest to mały niuansik i byłoby dobrze pomyśleć dlaczego to działa.
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -그건 약간의 차이인데 이것이 왜 작동하는지 알면 좋습니다
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -Има малко разлика и е хубаво да помислим, защо това върши работа
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -انه فارق بسيط، ومن الجيد ان تفكر بسبب نجاحه
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -このように見てください。 では、この問題を解いてみましょう。
-- bunu görmenin bir yolu, ve ileride bu nüans farkına biraz daha iyi anlayacağız,-- 12라는 수를 이해하는 한가지 방법이죠 이 수와 관련하여 여러분은 나중에 약간의 미묘한 변화를 보게 될 것입니다.