Ana içeriğe geç
Sözlük

nü ile cümle

nü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Demirin atom numarası 26'dır.The atomic number of iron is 26.
Telefonda Ryo'nun sesini duyunca heyecandan dilim tutuldu.I got all choked up when I heard the voice of Ryo over the telephone.
Telefon rehberindeki numaraya bakın.Look up the number in the telephone book.
Telefon rehberinde onun telefon numarasına baktım.I looked up his phone number in the telephone book.
Numara nedir?What's the number?
Yanlış numara çevirdim gibi görünüyor.I seem to have the wrong number.
Bana telefon numaranı ver.Give me your phone number.
Telefon numaranı alabilir miyim?May I have your phone number?
Tokyo Dome için telefon numarası nedir?What's the number for the Tokyo Dome?
Tokyo'nun iklimi Londra'nınkinden farklıdır.The climate of Tokyo is different from that of London.
Tokyo'nun nüfusunun ne olduğu hakkında bir fikriniz var mı?Do you have any idea what the population of Tokyo is?
Tokyo'nun nüfusu New York'unkinden daha büyük.The population of Tokyo is larger than that of New York.
Tokyo on milyondan daha fazla bir nüfusa sahiptir.Tokyo has a population of over ten million.
Tokyo'nun nüfusu Osaka'nınkinden daha büyüktür.The population of Tokyo is larger than that of Osaka.
Tokyo'nun nüfusu Londra'nınkinden daha büyüktür.The population of Tokyo is greater than that of London.
Tokyo'nun gece görüntüsü muhteşemdir.The night view of Tokyo is wonderful.
Tokyo'nun Japonya'daki herhangi bir şehirden daha büyük nüfusu var.Tokyo has a larger population than any other city in Japan.
İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.Statistics suggest that the population of this town will double in five years.
214 dahili numaradaki biriyle konuşmak istiyorum.I'll speak to anyone at extension 214.
45 numarayı bağlar mısınız, lütfen?Extension 45, please.
Nikko, Tokyo'nun yaklaşık yetmiş beş mil kuzeyinde yer almaktadır.Nikko is situated about seventy five miles north of Tokyo.
Japon ithalatının Amerikan tüketici pazarlarına nüfuz etmesi uzun bir zaman aldı.It took a long time for Japanese imports to penetrate the American consumer markets.
Tokyo'nun yanı sıra Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Japonya'nın nüfusu Yeni Zelanda'dan daha büyüktür.The population of Japan is larger than that of New Zealand.
Japonya'nın nüfusu Amerika'dan daha azdır.The population of Japan is less than America.
Japonya'nın nüfusu İngiltere ve Fransa'nın bir araya getirdiği nüfustan daha büyüktür.Japan's population is larger than that of Britain and France put together.
Japonya'nın nüfusu Britanya'nınkinden daha büyüktür.The population of Japan is larger than that of Britain.
Japonya'nın nüfusu Avustralya'dan çok daha büyüktür.The population of Japan is much larger than that of Australia.
Japonya'nın nüfusu nedir.What is the population of Japan?
Japonya'nın nüfusu Çin'in sekizde biri kadardır.The population of Japan is one-eighth as that of China.
Japonya'nın nüfusu yaklaşık 120 milyondur.The population of Japan is about 120 million.
Tokyo, Japonya'yı aramak istiyorum. Numara 3202-5625'dir.I'd like to make a call to Tokyo, Japan. The number is 3202-5625.
Japonya nüfusunun yaşlanmasına karşı koymaya çalışıyor.Japan is trying to cope with the aging of its population.
Japonya yüksek bir nüfus yoğunluğuna sahip.Japan has a high population density.
Japan Airlines 124 numaralı uçuşun biniş kapısı nerededir?Where is the boarding gate for Japan Airlines 124?
Siz yaşlı bir köpeğe yeni numaralar öğretemezsiniz.You can't teach an old dog new tricks.
Numara 932-8647 ama alan kodunu bilmiyorum.The number is 932-8647, but I don't know the area code.
Korkarım ki yanlış numara almışsın.I'm afraid you have got the wrong number.
Sanırım yanlış numara aradınız.I think you have the wrong number.
Korkarım ki yanlış numara çevirdiniz.I am afraid you have the wrong number.
O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.He argued that nuclear weapons were a threat to peace.
Onunla bağlantı kurmak istiyorum. Onun telefon numarasını biliyor musun?I want to contact him. Do you know his phone number?
Onun numarasının ne olduğundan emin değilim. Telefon rehberinde ona bakman gerekecek.I'm not sure what his number is. You'll have to look it up in the telephone directory.
Onun telefon numarasını hatırlıyor musun?Do you remember his telephone number?
Ben onun telefon numarasını unuttum.I forgot his phone number.
Onun kabalığından nutkum kurudu.I was rendered speechless by his rudeness.
O'nun doğru olduğunu kabul etti.He acknowledged it to be true.
O unutmasın diye numarayı yazdı.He wrote down the number lest he should forget it.
O sadece numara yapıyor.He's only shamming.
Bir yelkenliyle Pasifik Okyanusu'nu geçti.He crossed the Pacific Ocean in a sailboat.
O bir nutuk çekti.He delivered a speech.
O nüfuzludur.He is influential.
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.He contends that nuclear weapons are necessary for national defense.
O bana ofis telefon numarasını ve adresini verdi.He gave me his office telephone number and address.
Bana Poe'nun romanlarının ilginç olduğunu söyledi.He told me that Poe's novels were interesting.
Jishuku'nun karşısında uçtu.He flew in the face of Jishuku.
Onlara nüfus artışını araştırmalarını emretti.He ordered them to survey population growth.
O Taro'nun erkek kardeşi.He is Taro's brother.
O,Taro'nun erkek kardeşidir.He is Taro's brother.
Tokyo'nun banliyölerinde yaşıyor.He lives in the suburbs of Tokyo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod