Beni duymamış numarası yaptı.He affected not to hear me.
Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.They make up about 12.5 percent of the total population.
Onlar 17 numaralı karayolu ile geldiler.They came by Route 17.
Onlar nükleer savaş çıkacağından korkuyorlar.They are afraid that nuclear war will break out.
Nükleer silahlar hakkında endişeleniyor gibi görünüyorlar.They seem to be worrying about nuclear weapons.
Geçen yıl onlar Joe'nun sınıfındaydı.They were in Joe's class last year.
Onlar Kyoto'nun fotoğraflarını çekmek istedi.They wanted to take pictures of Kyoto.
Onlar Kyoto'nun manzaralarını seyrediyorlar.They are seeing the sights of Kyoto.
Dizinde onun telefon numarasını bulabilirsiniz.You can find her phone number in the directory.
Telefon numarasını bilmeyince onu arayamıyorum.Not knowing her telephone number, I couldn't call her.
Telefon numaranı biliyor mu?Does she know your phone number?
O her zaman telefon numaramı unutuyor.She is always forgetting my phone number.
O, yanlış numara çevirdi.She dialed the wrong number.
O gençken Tokyo'nun banliyölerinde yaşıyordu.She lived in the suburbs of Tokyo when she was young.
Ona adını ve telefon numarasını verdi.She gave him her name and telephone number.
O onun ne adresini ne de telefon numarasını biliyordu.She knew neither his address nor his phone number.
O, masum numarası yaptı.She pretended innocence.
Ben genellikle sekiz numara ayakkabı alırım.I usually take size eight shoes.
Sizin oda numaranız, lütfen?Your room number, please?
Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.Civilization is now threatened by nuclear war.
Hyogo vilayetinin nüfusu ne kadar?What is the population of Hyogo prefecture?
Biz annelerimizin onuruna Anneler Günü'nü kutlarız.We celebrate Mother's Day in honor of our mothers.
Unutmadan önce onun telefon numarasını yaz.Write down his phone number before you forget.
Unutmayayım diye onun telefon numarasını yazdım.I wrote down his phone number lest I should forget it.
Hokkaido'nun caddeleri çok geniştir.The streets of Hokkaido are very wide.
Hokkaido Honshu'nun kuzeyine doğrudur.Hokkaido is to the north of Honshu.
Gözümün nurusun.You're the apple of my eye.
Takuboku'nun şiirlerini bir çoğunu ezbere öğrendim.I learned many of Takuboku's poems by heart.
Her yıl Hamamatsu'nun bir uçurtma festivali var.Each year Hamamatsu has a kite festival.
Acil bir durumda, beni bu numaradan ara.In case of an emergency, phone me at this number.
Onlar ücretsiz numuneler veriyor.They're giving away samples free.
Nogoya Kyoto'nun doğusundadır.Nagoya is to the east of Kyoto.
Akiko'nun adı Hana olan bir teyzesi var.Akiko has an aunt whose name is Hana.
Akiko'nun Fransa'da bazı arkadaşları var.Akiko has some friends in France.
Sorun nükleer savaştan nasıl kaçınılacağıdır.The question is how to avoid nuclear war.
Lütfen odayı ayırttığında sana söylenilen onay numarasını bana bildir.Please let me know the confirmation number you were told when you reserved the room.
Yoshiki meteliksizdi ve Goro'nun ona 20.000 yen ödünç vermesini istedi.Yoshiki was hard up and asked Goro to lend him 20,000 yen.
Yaşlanan bir nüfus sağlık üzerinde daha fazla harcama gerektirecektir.An aging population will require more spending on health care.
Taeko'nun korktuğundan ve Yuri'yi kendine eşlik ettirmeye çalıştığından eminim.I'm sure Taeko was scared and tried to get Yuri to go along with her.
Görünüşe iPod nano'nun iyi sesi var.Apparently the iPod nano has good sound.
Numarayı tamamıyle unuttum.I completely forgot the number.
Habarovsk, Rus Uzak Doğusu'nun en büyük şehirleri arasındadır.Khabarovsk is among the largest cities of the Russian Far East.
Telefon numaranızı alabilir miyim, lütfen?May I please have your telephone number?
O tekneyle Pasifik Okyanusu'nu geçmeyi başardı.She was able to cross the Pacific Ocean by boat.
Unutmamak için onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number so I wouldn't forget it.
Onu görünce, Nick'e onun yeni adresini ve telefon numarasını sormalıyım.I must ask Nick for his new address and telephone number when I see him.
Onun bana nutuk atmasından usandım.I'm tired of him bawling me out.
Bay Popescu'nun ofisi onuncu katta.Mr. Popescu's office is on the tenth floor.
Fransa'nın nüfusu nedir?What is the population of France?
Auckland bir milyon nüfusa sahiptir.Auckland has a population of a million.
Bana adresini ve telefon numaranı ver.Give me your address and telephone number.
Bir yerel çağrı yapmak istiyorum, numara 20-36-48I want to make a local call, number 20-36-48.
Üzgünüm yanlış numara çevirmiş olmalıyım.Sorry, I must have dialed the wrong number.
Bu nükleer çağda dünyada hiçbir ülke güvenli değildir.No country on earth is safe in this nuclear age.
Telefon numaramı bırakabilir miyim?May I leave my phone number?
Hastanın hasta numarası yapmadığını nasıl biliyorsunuz?How do you know that the patient is not feigning illness?
O, Taro'nun ağabeyidir.He is Taro's older brother.
Telefon numaran nedir?What's your phone number?
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.The name of Marco's car is 'Thunder Giant'.
Gözleriniz, Venüs de Milo'nun kolları kadar güzel.Your eyes are as beautiful as the arms of the Venus de Milo.