Benim iş arkadaşlarım bu numarayı bilir.My business acquaintances know this number.
Biz Hanako'nun piyano çalmasını rica ettik.We asked Hanako to play the piano.
Lütfen bana telefon numaranı söyle.Please tell me your phone number.
Besleyecek altı nüfusum var.I have six mouths to feed.
Köpeğim çoğunlukla uyuyor numarası yapıyor.My dog often pretends to be asleep.
Doğduğum yer Hokkaido'nun merkezidir.My hometown is in the center of Hokkaido.
Benim şehrin nüfusu bu şehrin üçte ikisi kadar büyüktür.The population of my city is about two-thirds as large as that of this city.
Kasabam yaklaşık 30,000 kişilik bir nüfusa sahiptir.My town has a population of about 30,000 people.
Altı numara eldiven giyerim.I wear size six gloves.
Joe'nun grubuna katılmak istiyorum.I want to join Joe's group.
Ben İpek Yolu'nu ziyaret etmeyi aklıma koydum.I have a good mind to visit the Silk Road.
Kyoto'nun ilginç yerlerini ziyaret etmek istiyorum.I do want to do the sights of Kyoto.
Telefon numarasını not aldım.I made a note of the telephone number.
Picasso'nun çalışmalarını severim.I like the works of Picasso.
Her öğrenci için numaralandırılmış dizin kartları kullanırım.I use numbered index cards for each student.
Nükleer testlere karşı açıklamaya hazırım.I am willing to go on record as opposing nuclear tests.
Keiko'nun okuldan sonra tenis oynadığını gördüm.I saw Keiko playing tennis after school.
Sachiko'nun partisine davet edildim.I was invited to Sachiko's party.
Bir kağıt parçasına onun telefon numarasını not aldım.I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Bir telefon rehberinde onun telefon numarasına baktım.I looked up his telephone number in a telephone directory.
Yanlış numara çevirmiş olmalıyım.I must have the wrong number.
Onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number.
Onun telefon numarasını bulmaya çalıştım.I tried to find out her telephone number.
Babama Kumiko'nun Çin'de çalışmasını önerdim.I suggested to my father that Kumiko study in China.
Yoko'nun sigarayı bırakmasını umuyordum.I expected Yoko to give up smoking.
Hepimiz nükleer silahlardan kurtulmak istiyoruz.All of us would like to get rid of nuclear weapons.
Nükleer güç çağında yaşıyoruz.We are living in the age of nuclear power.
Eğer işler kontrolden çıkarsa beni dün sana verdiğim numaradan aramalısın.If things get out of hand, you should call me at the number I gave you yesterday.
Samanyolu'nu ilk gördüğüm geceyi hatırlıyorum.I remember the night when I first saw the Milky Way.
Çocuk bir sürü sihirli numaralar biliyor.The boy knows many magic tricks.
Otobüs hangi numaralı kapıdan kalkıyor?What gate number does the bus leave from?
Joe'nun yeni tür bir araba fikri onu müthiş zengin yapacak.Joe's idea for a new kind of car will make him filthy rich.
Shinko'nun erkek kardeşi sekiz yaşındadır.Shinko's brother is eight.
İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.People are protesting against nuclear weapons.
Nüfus artışı ciddi bir sorundur.The increase of the population is a serious problem.
Yoksulluğun nedeni nüfus artışıydı.It was the increase in population that caused the poverty.
Nüfus artışı, ciddi sosyal sorunlara yol açmıştır.Population growth has given rise to serious social problems.
Nüfusta sürekli bir artış vardı.There was a steady increase in population.
Nüfus son beş yıl içinde iki katına çıkmıştır.The population has doubled in the last five years.
Nüfus artmaktadır.The population is increasing.
Nüfus sabit kalır.The population remains stationary.
Nüfus patlaması, ciddi bir sorundurThe population explosion is a serious problem.
Hidrojenin atom numarası 1 'dir.The atomic number for hydrogen is 1.
Umarız dünya asla bir nükleer savaşın eşiğinde olmaz.Let us hope the world will never be on the brink of a nuclear war.
Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year.
Dünyanın nüfusu çok geçmeden ikiye katlayacak.The population of the world will double before long.
Dünya nüfusunda hızlı bir artış var.There is a rapid increase in world population.
Sanayi devriminden beri dünya nüfusu üç kattan daha fazla arttı.Since the Industrial Revolution, the world population has more than tripled.
Dünya nüfusu yükselme eğilimindedir.The world's population tends to increase.
Shizuoka City'nin nüfusu ne kadar?How large is the population of Shizuoka City?
Taro'nun acelesi vardı ve cüzdanını geride bıraktı.Taro was in a hurry and left his wallet behind.
Osaka şehrinin nüfusu Kyoto şehrinin nüfusundan daha fazladır.The population of Osaka City is larger than that of Kyoto City.
Tomoko'nun bana ödünç verdiği çizgi roman hiç ilginç değildi.The comic book that Tomoko lent me was not at all interesting.
Çin'in nüfusu Hindistan'ınkinden daha büyüktür.The population of China is larger than that of India.
Çin'in nüfusu Japonya'nınkinin 8 mislidir.The population of China is 8 times that of Japan.
Çin'in nüfusu Japonya'nınkinin 8 misli kadar büyüktür.The population of China is about eight times as large as that of Japan.
Çin'in nüfusu Japonya'dan daha büyüktür.The population of China is larger than that of Japan.
Sadık köpek Hachiko'nun heykeli Şibuya İstasyonu önünde duruyor.The statue of Hachiko, the faithful dog, stands in front of Shibuya Station.
Şehrin nüfusu yıldan yıla azalmaktadır.The population of the town decreases year by year.