Edu'nun aşağı yukarı bin tane eşcinsel arkadaşı var.Edu has more or less a thousand gay friends.
Tokyo'nun çevirisi "Doğu başkenti"dir.The translation of Tokyo is "the Eastern capital".
Cyrano'nun çok büyük bir burnu vardı.Cyrano had a very large nose.
İşte telefon numaram.Here is my phone number.
Victor Hugo'nun evi Paris'teki Vosges meydanındadır.Victor Hugo's house is in Vosges Square in Paris.
Onun ayakkabı numarası ne?What is his shoe size?
Masum olduğun numarası yapmaya çalışma.Don't try to pretend you're innocent.
Bu otelin faks numarası nedir?What's this hotel's fax number?
Dünya nüfusu yakında ikiye katlanacak.Earth's population will soon double.
Tom'a telefon numaramı verdim.I gave Tom my phone number.
Benim numarama sahipsin.You've got my number.
Güney Tirol İtalya'da olmasına rağmen, nüfusunun çoğunluğu Almanca konuşur.Even though South Tyrol is in Italy, the majority of the population speaks German.
Birçok ülke nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzaladı.Numerous countries have signed a nuclear disarmament agreement.
Bana cep telefonu numaranı verir misin?Could you give me your cell phone number?
Marcel Kittel, Fransa Bisiklet Turu'nun ilk aşamasını kazandı.Marcel Kittel has won the first stage of the Tour de France.
Dünya nüfusu yükselmeye devam ederse herkesi nasıl besleyeceğiz?How will we feed everyone if the world's population keeps rising?
O, ofisine geri döndüğünde, telefonunu aldı ve Charlie'nin numarasını çevirdi.Back in her office, she picked up her phone and dialled Charlie's number.
Sayfada telefon numaralarından bir liste vardı.On the page there was a list of phone numbers.
Bu iyi bir numaraydı.That was a good trick.
Tom zengin numarası yaptı.Tom pretended to be rich.
Tom Mary'nin telefon numarasını biliyor.Tom knows Mary's phone number.
Tom dört yanlış PIN numarasını girdikten sonra ATM onun kartını yuttu.After Tom had entered four wrong PIN numbers, the ATM swallowed his card.
Dr. Patterson, bir psikolog, Koko'nun zekasını test etti.Dr. Patterson, a psychologist, tested Koko's intelligence.
Bir kadın öldürüldüğünde, kocası veya sevgilisi bir numaralı şüphelidir.When a woman is murdered, the husband or boyfriend is always the number one suspect.
Tom çok nüfuzlu bir adam.Tom Jackson is a very influential man.
Tom her zaman nükte yapıyor.Tom is always making witty remarks.
Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşıyor.Half of the world’s population lives in cities.
Leanne ile süpermarkete gittim ve tavuk nuggetler satın aldım.I went to the supermarket with Leanne and bought chicken nuggets.
Biz Amerika ile birlikte nükleer silahlarımızı yok edeceğiz.We will destroy our nuclear weapons with America.
Tom bilgisayarına Mary'nin adını ve telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's name and phone number in his notebook.
Tom'da telefon numaran var mı?Does Tom have your phone number?
Tom telefon numarana sahip mi?Does Tom have your phone number?
Senin telefon numaranı kaybettim.I lost your phone number.
Tom kıza telefon numarasını verdi.Tom gave the girl his phone number.
Mary bir kağıt parçasının üzerine numarasını yazdı ve onu Tom'a uzattı.Mary wrote her number on a piece of paper and handed it to Tom.
Chicago'nun nüfusu Boston'ınkinden çok daha büyüktür.Chicago's population is a lot bigger than that of Boston.
Fransa'nın kalecisi yere daldı ve Ronaldo'nun atışını kurtardı.The goalkeeper for France dived to the ground and saved Ronaldo’s shot.
Bu kağıt parçasına telefon numaranızı ve adresinizi yazmanızı istiyorum.I want you to write your phone number and address on this piece of paper.
Numaramı nasıl bulduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know how you got my number.
Telefon numaramı nasıl bulduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know how you got my phone number.
Tom nüfus cüzdanını bulamadı.Tom couldn't find his birth certificate.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilebilir.Tom might know Mary's phone number.
Babür Babür İmparatorluğu'nu kurdu.Babur established the Mughal Empire.
Shivaji Maratha İmparatorluğu'nu kurdu ve ilk Peshwa Moropant Pingle idi.Shivaji founded the Maratha Empire, and his first Peshwa was Moropant Pingle.
Raigad Maratha İmparatorluğu'nun ilk başkenti idi.Raigad was the first capital of the Maratha Empire.
Senin numaranı unuttum.I forgot your number.
Dünya nüfusu ilk olarak 1804'te bir milyara ulaştı.The world population reached one billion for the first time in 1804.
Açık gecelerde Samanyolu'nu görürüz.On clear nights we see the Milky Way.
Ben Nino'nun kazanmasını istiyorum.I want Nino to win.
Ben telefon numaranızı alabilir miyim?Could I have your phone number?
Üzgünüm. Yanlış numarayı aradım.I'm sorry. I got the wrong number.
Dört numaralı otobüs ne zaman geliyor?When does No.4 bus arrive?
Mary telefon numarasını Tom'a verdiğini itiraf etti.Mary confessed that she had given Tom her phone number.
Artemis, Apollo'nun kız kardeşidir.Artemis is Apollo's sister.
Eski arkadaşının fişini çekerken, "herkes ölür" dedi genellikle nükteci doktor."Everybody dies", said the usually witty doctor as he pulled the plug on his old friend.
"Dazhong" taksi şirketinin numarası nedir?What's the number of the taxi company "Dazhong"?
Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.
Benim ayakkabım 45 numara.My shoe size is 45.
Bu ülkede, nüfusun çoğunluğu Sünni İslam'ı uygular.In this country, the majority of the population practices Sunni Islam.
Bu ülkede nüfusun çoğunluğu Sünni İslamdır.In this country, the majority of the population professes Sunni Islam.