Bu ülkede nüfusun çoğunluğu Sünni Müslüman'dır.In this country, the majority of the population professes Sunni Islam.
Bu ülkede, nüfusun çoğunluğu Sünni İslam'ı savunmaktadır.In this country, the majority of the population espouses Sunni Islam.
Bana numara yapmak zorunda değilsin.You don't have to pretend with me.
Tom numara yapmakta iyi değil.Tom isn't good at pretending.
Sadece bir numara al.Just take a number.
Tom, Mary'nin telefon numarasını almaya çalıştı.Tom tried to get Mary's phone number.
Hey, numaranı almalıyım.Hey, I should get your number.
Bana Tom'a bu numaradan ulaşabileceğim söylendi.I was told I could reach Tom at this number.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.Tom is the only one who knows Mary's phone number.
Tom'un telefon numaramı bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows my telephone number.
Bu benim cep numaram.This is my cell number.
Tom telefon numarasının ne olduğunu Mary'ye söylemedi.Tom wouldn't tell Mary what his telephone number was.
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilebilir.Tom might know what Mary's phone number is.
Tom'un ayakkabı numarası nedir?What's Tom's shoe size?
Burada Tom'un telefon numarasını bilen biri var mı?Does anybody here know Tom's phone number?
Esperanto'nun grameri çok kolaydır.The grammar of Esperanto is very easy.
Bu kitap Paolo'nun.This book is Paolo's.
Nut, Mısır gökyüzü tanrıçasıydı.Nut was the Egyptian goddess of the sky.
Sizin telefon numaranızı alabilir miyim, lütfen?May I have your phone number, please?
Ev numaranı, mahalleni, posta kodunu ve sokağını ayrı ayrı yazmak zorundasın.You have to enter your house number, suburb, post code and street seperately.
Onlar nükleer silahlardan endişe duyuyor gibi görünüyorlar.They seem to be concerned with nuclear weapons.
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what Mary's phone number was.
Neden numaramı istedin?Why did you want my number?
Telefon numarama hâlâ sahip misin?Do you still have my phone number?
Buradaki herhangi biri Tom'un telefon numarasını biliyor mu?Does anyone here know Tom's phone number?
Ev numaranız nedir?What's your home number?
Telefon numaram değişti.My phone number has changed.
Tom'un telefon numarası değişti.Tom's phone number has changed.
Adın listede üç numaraydı.Your name was number three on the list.
Bana telefon numaranı söyleyen kişi Tom.Tom is the one who told me your phone number.
Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.An aircraft carrier can only be destroyed with a tactical nuclear weapon.
Onlar evliymiş numarası yaptı.They pretended that they were married.
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.Afghan democracy needs to be preserved even with nuclear bombs.
Şehrin nüfusunu yeniden inşa etmemiz gerekiyor.We need to rebuild the population of the town.
Onlara numaranı verme.Don't give them your number.
Onlara numaramı verme.Don't give them my number.
Ona numaranı verme.Don't give him your number.
Ben zaten senin numaranı onlara verdim.I already gave them your number.
Ona senin numaranı zaten verdim.I already gave him your number.
Ben zaten ona senin numaranı verdim.I already gave her your number.
Tom'a numaramı verme.Don't give Tom my number.
Üzgünüm, fakat aradığınız numara yanlış.I'm sorry, but the number you have dialled is incorrect.
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım.""Follow me!" Echo's mother called out. "Let's find some yummy beetles for breakfast."
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmek istiyordu.Tom wanted to know Mary's phone number.
Lupita Nyong'o'nun elbisesi onun otel odasından çalındı.Lupita Nyong'o's dress was stolen in her hotel room.
Galileo'nun keşifleri astronominin yüzünü sonsuza kadar değiştirdi.Galileo's discoveries forever changed the face of astronomy.
Newton, Galileo'nun öldüğü yılda doğdu.Newton was born in the same year that Galileo died.
Galileo'nun babası, Vincenzo Galilei, tanınmış bir müzisyendi.Galileo's father, Vincenzo Galilei, was a well-known musician.
Stephen Hawking, Galileo'nun ölümünden tam 300 yıl sonra doğdu.Stephen Hawking was born exactly 300 years after the death of Galileo.
Amerika Birleşik Devletleri dünya mahkum nüfusunun neredeyse dörtte birine sahip.The United States has almost a fourth of the world's prison population.
Dan oda numarasını bile istemedi.Dan didn't even ask for his room number.
Dan hasta numarası yapmadı bile.Dan didn't even act sick.
# 2416352 numaralı cümle benim Tatoeba'da şimdiye kadarki ilk katkımdır.Sentence #2416352 is my first ever contribution in Tatoeba.
Yanlış numarayı çevirdin.You dialed the wrong number.
Yanlış numarayı aradın.You called the wrong number.
Yaroslav az nüfuslu büyük bir ülke olan Yeni Zelanda'yı sever.Yaroslav likes New Zealand, a big country with a small population.
2015'te, Yeni Zelenda'nın nüfusu 5 milyondan azdır.In 2015, New Zealand's population is less than 5 million.
Tom, Mary'ye karısı numarasını yapmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his wife.
Kaç numara bot giyiyorsunuz?What size boots do you wear?