Bunu önceden biliyor muydun?Wusstest du das schon?
Onu zaten biliyor muydun?Wusstest du das schon?
Onu yapmam gerekmiyor muydu?Hätte ich das nicht tun sollen?
Kanadalı olduğumu biliyor muydun?Weisst Du, dass ich Kanadier bin?
Dün kursun yok muydu?Hattest du gestern keinen Kurs?
Tom seninle görüşüyor muydu?Habt du und Tom euch getroffen?
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Eine reale Bedeutung hatten sie nicht.
Çünkü bırakılması gereken bir esaret gerçekten mevcut muydu ki?Erlebte Rede: Musste sie wirklich gehen?
Bunu bilmiyor muydun?Tu ne le savais pas ?
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydun?Savais-tu qu'en mélangeant du rouge et du bleu on obtient du violet ?
Petrolün suda yüzdüğünü bilmiyor muydun?Ne savais-tu pas que le pétrole flotte sur l'eau ?
Biz dost muyduk Tom?On était des amis Tom ?
Çünkü bırakılması gereken bir esaret gerçekten mevcut muydu ki?Comment pouvait-on s'empêcher de croire à une chose qui était là, qui existait manifestement ?
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Possède-t-elle une véritable signification dans l’absolu ?
O zaman, bebek ağlıyor muydu?¿Estaba el bebé llorando en aquel momento?
Onun iki yıl önce öldüğünü bilmiyor muydun?¿No sabías que murió hace dos años?
Onu bilmiyor muydun?¿No lo sabías?
Bazı tilkilerin bu dağda yaşadığını biliyor muydun?¿Sabías que en esta montaña viven zorros?
O zaman bir kitap okuyor muydunuz?¿Entonces estabais leyendo un libro?
Dün sabah tenis oynuyor muydun?¿Estabas jugando al tenis ayer por la mañana?
Tom'un kasabadan ayrıldığını biliyor muydun?¿Sabías que Tom se había ido del pueblo?
Kocası Almanya'da çalışmış mıydı yoksa okumuş muydu?¿Su esposo había trabajado o estudiado en Alemania?
O kadar zor muydu?¿Era tan difícil?
Tom yaptığının yanlış olduğunu biliyor muydu?¿Sabía Tom que lo que hizo estaba mal?
Tom mutlu görünüyor muydu?¿Tom se veía feliz?
Bu dağda tilkilerin yaşadığını biliyor muydun?¿Sabías que en esta montaña viven zorros?
Mutlu muydun?¿Estabas feliz?
Biz birlikte gerçekten mutlu muyduk?¿De verdad fuimos felices juntos?
Tom ve Mary'nin önceden evli olduklarını biliyor muydun?¿Sabías que Tom y Mary antes estaban casados?
Tom'un Avustralya'da akrabaları olduğunu biliyor muydun?¿Sabías que Tom tiene familia en Australia?
Tom'un üç yıldır komada olduğunu biliyor muydun?¿Sabías que Tom estuvo tres años en coma?
Eskiden radyodan kasete çok şarkı kaydediyor muydun?¿Solías grabar muchas canciones de la radio en una casette?
Tom'un araba kullanamadığını bilmiyor muydun?¿No sabías que Tom no sabe conducir?
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"¿No sabíais que yo debía estar en la casa de mi Padre?»
(Ör: Yadata = biliyordun; Hayadata = Biliyor muydun?)«SUPERTRAMP: Did you know ? - ¿Sabías qué?».
"Nâzım Hikmet'in Moskova'daki Oyunları ve Görmediği "İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu?"«What if Hurricane Ivan Had Not Missed New Orleans?» (en inglés).
Tom'un bir vejetaryen olduğunu biliyor muydun?Sapevi che Tom è vegetariano?
Ona söylediğinin hepsi bu muydu?È questo tutto quello che gli hai detto?
Bana tüm söylemek istediğin bu muydu?È tutto qui quello che volevi dirmi?
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydun?Sapevi che il viola si ottiene mescolando il rosso e il blu?
Tom'la konuşuyor muydun?Stavi parlando con Tom?
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Ma non si arrivò a niente di concreto.
(Ör: Yadata = biliyordun; Hayadata = Biliyor muydun?)(Per esempio, Yadata, tu sapevi; Hayadata?, sapevi?)
O sırtüstü yatıyor muydu?Он лежал на спине?
Farklı bir şey olacağını umuyor muydun?Ты ожидал, что случится что-то другое?
Onu dikizliyor muydunuz?Вы подсматривали за ней?
Onun aptal olduğunu biliyor muydun?Ты знал, что он был глупым?
Ellen White Mason muydu?Была ли Елена Уайт масонкой?
Sana nerede yaşadığımı söyleyen Tom muydu?Том был тем, кто сказал тебе, где я живу?
Ayıların ıslık çalabildiğini biliyor muydun?Ты знал, что медведи умеют свистеть?
Az kalsın dünyayı yok etmiyor muydun sen?Вы же ведь не плавали, чтобы добраться сюда?
"Çölaşan'ın Minik Kuş'u yok muydu".«Птица была без оперения.
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Осталось ли ещё хоть что-нибудь подлинное во мне?
(Ör: Yadata = biliyordun; Hayadata = Biliyor muydun?)Ты там никогда не была!» (англ. «How would you know?
Düzenli bir şekilde doğum kontrol hapı alan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?هل تعلم أن الرجال الذين يتناولون حبوب منع الحمل بانتظام لا يحمِلُون؟
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"Não sabíeis que devia estar na casa de meu Pai?»
Bu kabul edilebilir olur muydu?Isto seria aceitável?
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Hij speelde echter geen rol van betekenis.
Onu tanıyor muydunuz?Kende u haar?
Dün gece yorgun muydun?Was je gisteravond moe?