Ana içeriğe geç
Sözlük

mutsuzluk ile cümle

mutsuzluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
30
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.È uno spazio in cui i cittadini possono esprimere il malcontento e mostrare la loro forza.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.E un spațiu unde cetățenii pot să-și exprime nemulțumirea, să-și arate puterea.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Het is een ruimte waar burgers hun ongenoegen kunnen luchten en hun macht tonen.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.그곳은 시민들의 그들의 불만을 이야기하고, 대중의 힘을 보여주는 장소입니다.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Przestrzeń, gdzie obywatele mogą wyrazić swe niezadowolenie i pokazać swą siłę.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.То е пространство, където гражданите могат да изразят недоволството си и да покажат силата си.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Это место, где граждане могут высказать своё недовольство и показать свою мощь.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.זה מרחב בו אזרחים יכולים להביע את חוסר שביעות רצונם ולהראות את כוחם.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.أنها مساحة حيث يمكن للمواطنين التعبير عن سخطهم وإظهار قوتهم.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.市民が意見を述べ 力を示せる場所です ここは アメリカ史における
Er ya da geç hakikat ortaya çıkacak; ve sonra mutsuzluk ve ısdırap.Früher oder später wird sich die Realität zeigen dann gibt es Kummer, Leiden.
Er ya da geç hakikat ortaya çıkacak; ve sonra mutsuzluk ve ısdırap.Prima o poi la realtà si svela, allora c'è infelicità, sofferenza.
Er ya da geç hakikat ortaya çıkacak; ve sonra mutsuzluk ve ısdırap.Sớm hoặc muộn sự thật... Biểu lộ chính nó Sau đó có
Er ya da geç hakikat ortaya çıkacak; ve sonra mutsuzluk ve ısdırap.عاجلاً ام اجلاً الحقيقة تظهر نفسها؛
Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.실제로는 프로이드가 보통 비참이라고 부르는 것입니다
Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.היא להשיג מה שפרויד כינה "אומללות רגילה".
Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.هو في الواقع ما أسماه فرويد البؤس الاعتيادي.
Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.(笑)
'Güzellik' insan görünüşüne de uygulanır. Tersi de 'çirkin'dir. Bu, toplumda büyük mutsuzluk yaratır.La "Beauté" est également appliquée à l' avec son opposé, la "Laideur", et cela cause beaucoup société
Orası mutsuzluktur. O burada, içeride aslında.Het is hier [Mooji wijst naar hoofd], binnenin eigenlijk.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.Así que el objetivo máximo de la psicoterapia psicoanalítica era lo que Freud llamaba la miseria ordinaria.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.Astfel, ţelul suprem al psihoterapiei psihanalitice era ceea ce Freud numea nefericirea banală.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.Het uiteindelijke doel van de psychoanalytische psychotherapie was volgens Freud gewone ellende.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.So ist das letzte Ziel der analytischen Psychotherapie was Freud das gewöhnliche Elend nannte.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.Vì thế mục tiêu cuối cùng của liệu pháp tâm lý thật ra chính là cái mà Freud gọi là sự đau khổ thông thường.
Öyleyse, psikoanalitik psikoterapinin nihai hedefi Freud'un çağırdığı gibi olağan mutsuzluktu.Zatem ostatecznym celem psychoterapii psychoanalitycznej było to, co Freud nazywał zwyczajną niedolą.
Yılda 60.000 dolar, ve insanlar mutsuz oluyorlar, hatta fakirleştikçe mutsuzlukları daha da büyüyor.60،000 دولار سنوياً، الناس ليسوا سعداء، ويصبحون أكثر تعاسة كلما كانوا أكثر فقراً.
Yılda 60.000 dolar, ve insanlar mutsuz oluyorlar, hatta fakirleştikçe mutsuzlukları daha da büyüyor.6만불을 버는 사람들은 불행합니다. 그리고 6만불보다 소득이 낮은 사람들은 순차적으로 더 불행하죠.
Yılda 60.000 dolar, ve insanlar mutsuz oluyorlar, hatta fakirleştikçe mutsuzlukları daha da büyüyor.6万ドル以上の場合は変化はありません そこまで平らな線が出るのも珍しいのです
Yılda 60.000 dolar, ve insanlar mutsuz oluyorlar, hatta fakirleştikçe mutsuzlukları daha da büyüyor.מתחת ל 60,000 דולר בשנה, אנשים לא מאושרים, וככל שהם עניים יותר, כך הם פחות מאושרים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod