mutluluk ile cümle

mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Az emberek sok dolgot szeretnének elérni az életben de szerintem mindennél jobban szeretnének boldogok lenni.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.사람들은 인생에서 많은걸 원하지만, 제 생각에는 무엇보다도 행복을 원하는 것 같습니다
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Las personas desean muchas cosas de la vida, pero pienso que más que nada, quieren felicidad.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Lidé chtějí od života mnoho věcí, já si však myslím, že víc než cokoliv jiného chtějí štěstí.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Ľudia chcú od života veľa vecí, myslím si však, že viac ako čokoľvek iné chcú šťastie.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Ludzie chcą od życia wielu rzeczy, ale najbardziej pragną szczęścia.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Människor vill få ut mycket av livet, men jag tror att de framför allt söker lycka.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Mensen hebben veel verlangens maar hun grootste verlangen is geluk.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Người ta muốn rất nhiều thứ trong cuộc sống, nhưng tôi nghĩ rằng, hơn tất cả, họ muốn hạnh phúc.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Oamenii își doresc multe lucruri în viață, dar mai mult decât orice își doresc fericire.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.On attend beaucoup de choses de la vie, mais d'après moi, ce qu'on veut le plus, c'est le bonheur.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Οι άνθρωποι θέλουν πολλά πράγματα από τη ζωή, αλλά νομίζω περισσότερο από οτιδήποτε άλλο θέλουν ευτυχία.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Люди многого хотят от жизни, но я считаю, что более всего люди хотят быть счастливыми.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Люди хочуть багато чого від життя, але понад усе вони прагнуть щастя.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.Хората искат много неща от живота, но мисля, че повече отвсичко друго, искат щастие.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.ובכן, לאנשים ציפיות רבות מן החיים, אך נדמה לי, יותר מכל, הם חפצים באושר.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.ندرك بأن الناس يريدون الكثير من الأشياء في الحياة، ولكن، أكثر من أي شيء آخر، أعتقد أنهم يريدون السعادة.
İnsanlar hayattan çok şey isterler; ancak bence, her şeyden çok mutluluk isterler.何より追い求めるものは 幸せだと思います アリストテレスは 全ての物事が帰着する
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.As pessoas estão a reconhecer que deveriam pensar na felicidade quando pensam em políticas públicas.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Az emberek felismerik, hogy szükséges a boldogságról gondolkodni, amikor a közszolgálatról gondolkodunk.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Det går op for folk, at de burde tage lykken med i betragtningerne i forbindelse med politik.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Die Leute sind dabei, anzuerkennen, dass sie an Glück denken sollten, wenn sie an Politik denken.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Folk märker att de borde tänka på lycka när de tänker på politik.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.사람들은 공공정책에 관해 생각할때 행복에 관해 생각할 필요가 있다고 판단하기 시작했습니다.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.La gente reconoce que debe pensar en la felicidad cuando piensa en políticas públicas.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Lidé poznávají, že by měli myslet na štěstí, když přemýšlí o politice.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Ľudia si uvedomujú, že by mali uvažovať o šťastí keď uvažujú o verejnej politike.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Ludzie widzą, że powinni raczej myśleć o szczęściu ustalając politykę publiczną.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Mensen erkennen dat ze zouden moeten nadenken over geluk als ze nadenken over openbaar beleid.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Người ta đang nhận ra rằng họ bắt buộc phải nghĩ về sự hạnh phúc khi họ nghĩ về chính sách công.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Οι άνθρωποι αναγνωρίζουν ότι πρέπει να αναλογίζονται την ευτυχία όταν σκέφτονται τη δημόσια πολιτική.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Люди осознают, что они должны принимать счастье во внимание, когда они думают о социальной политике.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Люди усвідомлюють, що вони повинні приймати щастя до уваги, коли вони думають про соціальну політику.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.Хората признават, че трябва да мислят за щастието, когато мислят за обществена политика.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.אנשים מבינים שהם צריכים לחשוב על אושר כשהם חושבים על מדיניות ציבורית.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.يعترف الناس بأن عليهم التفكير بالسعادة عندما يفكرون بالسياسة العامة.
İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar.考慮されています 時間はかかりますし 幸福の経験の研究や
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.A tak si myslíme, že takto to vypadá, když zanesete i tyto každodenní okamžiky.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.A takto to podľa nás vyzerá, keď zobrazíte aj všetky tie chvíľkové pocity.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Ed ecco come pensiamo che appaia quando si stratifica l'esperienza momento dopo momento.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Então, isto é o que achamos que parece quando introduzimos as experiências, momento a momento. (Risos)
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.És amire mi gondoltunk, az az, amikor belemerülünk egy pillanatról pillanatra megélt élménybe.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.I tak naszym zdaniem wygląda to jeśli przyłożymy doświadczenia chwila po chwili.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.그래서 이것이 순간 순간마다의 경험을 껴놓았을 때 우리가 생각하는 평균적인 행복의 모습입니다.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Nous pensons donc que cela devrait ressembler à ça si vous ajoutez le ressenti sur le vif.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Sehingga kami rasa seperti inilah bentuknya saat Anda memasukkan pengalaman dari setiap peristiwa.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Şi deci aşa credem că arată când aşezi deasupra experienţa momentană.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Und so würde es unserer Meinung nach aussehen, wenn man die momentanen Erfahrungen hinzunimmt.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Y así se ve la línea de felicidad si le agregamos la experiencia momento a momento.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Zo ziet het er volgens ons uit als je een plaats geeft aan de ervaring van moment tot moment.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Και έτσι είναι πως νομίζουμε ότι μοιάζει όταν ενώσουμε την εμπειρία λεπτού προς λεπτό.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.И така, според нас изглежда така, когато нанесем преживявянията момент след момент.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.Ось як, на нашу думку, виглядає цей графік, якщо на ньому, шар за шаром, відобразити щосекундні відчуття.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.אז אנחנו חושבים שכך זה נראה כשמכניסים פנימה חוייות רגעיות.
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.لذا نحن نعتقد انه في الحقيقة يبدو هكذا .. عندما تأخذ بعين الاعتبار المواقف والتجارب اللحظية
İşte an be an mutluluk hallerini üstüne giydirdiğinizde mutluluk çizgisi şöyle bir hal alıyor.織り込めば このような形になります 子どもの頃を思い出してみると
İşte mutluluk ile ilgili olan bilinmezlik de bu kadar.Ai atat de multa incertitudine.
İşte mutluluk ile ilgili olan bilinmezlik de bu kadar.Avreste sempre un po' di incertezza.
İşte mutluluk ile ilgili olan bilinmezlik de bu kadar.Bạn có chừng đó sự dao động.
İşte mutluluk ile ilgili olan bilinmezlik de bu kadar.Budete mať veľa pochybností.

İlgili Sayfalar