Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.Laissez cette malheureuse place à ceux qui repoussent le bonheur.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Refrain Caminemos pisando la senda De nuestra inmensa felicidad.
Mutluluğu temsil eder.Elle est déclarée bienheureuse.
GENÇLERİMİZE BİZE BU MUTLULUĞU YAŞATTIKLARI İÇİN HEPSİNE TEŞEKKÜR EDERİZ.Nous tiens à remercier chacun de vous qui est venu avec nous dans ce voyage.
Fakat bu mutluluğu uzun sürmez.Ce bonheur ne durera toutefois pas.
Ayrıca "Hekimoğlu", Lale Akad'ın "Elveda Mutluluğum Hoşgeldin Acılarım" şarkısı ile beraber yayınlandı.Leurs sourires masquent difficilement leur tristesse de devoir eux aussi dire adieu à « leurs » trolleybus.
Mutluluğu başka yerlerde arar.Il décide de rebondir ailleurs.
Para mutluluğu satın alamaz.El dinero no puede comprar la felicidad.
Mutluluğu aramak seni sadece mutsuz eder.Buscar la felicidad solo te hace infeliz.
Ve tek bir gece zafer yürüyüşünü harekete geçirdi mutluluğun ufkuna.Y una sola noche desencadenó su marcha triunfal hacia el horizonte de la felicidad.
Özellikle, çocukların yaşamlarını ve mutluluğunu amaçlayan kurumlara destekte bulundu.Ella ha contribuido a organizaciones destinadas a mejorar las vidas y el bienestar de los niños en particular.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.La abolición de la religión como felicidad ilusoria del pueblo es la demanda de su felicidad real.
Mutluluğu temsil eder.Estos manifiestan su alegría.
Senin mutluluğunun ve istikbalinin yegane yaratıcısı, İhanetin bütün zincirlerini kıralım!¡Tú que estás maldito por el poder de la oscuridad, líbrate de sus cadenas ahora!
Ama bu mutluluğu uzun sürmez.Pero esta felicidad no duró mucho.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Caminemos pisando las sendas de nuestra inmensa felicidad.
Sefaletin olduğu her yere mutluluğu getirelim!Adonde quiera que te lleve la suerte.
Mutluluğun yılıydı.Año de la Victoria.
Mitolojiye göre bu mekan sonsuz mutluluğun, huzurun ve zevkin olduğu bir yerdir.En donde esté este punto ubicado, habrá siempre prosperidad y dicha.
Gerçek mutluluğu nasıl bulabilirsiniz?¿Cómo lograr la reconciliación?
Her atılım senden öz, senden kuvvet alacak Okulum, sen dostluğun, mutluluğun yolusun.Querida escuela mía, mis penas y alegrías son tuyas.
Yaratıcı'nın mübarek mutluluğu bahşettiği, Kralımızın barış içinde hüküm sürdüğü yer.Con bendiciones Dios-dadas de la felicidad, Nuestros reinados del rey en paz.
""Gerçek mutluluğu bu karakterle tanıdım"".Añadir a todas estas características de verdad la tolerancia».
Mutluluğu barışta değil zaferde ara.Non vi consiglio la pace, ma la vittoria.
Mutluluğu başka yerlerde arar.I giovani ambiziosi cercavano fortuna altrove.
Mutluluğu temsil eder.Ode La felicità.
Bayan Bennet’e ise üç kızını evlendirmiş olmanın mutluluğunu yaşamak düşer.La signora Bennet spera di riuscire ad accoppiarlo con una delle sue tre figlie.
Kvasir barış ve mutluluğun sembolü daha sonra kurban edildi.Questa oasi di pace e conoscenza era condannata, però.
Fakat bu mutluluğu uzun sürmez.Ma la felicità non dura a lungo.
İklim değişiklikleri mutluluğu etkileyen faktörlerdendir.I fattori climatici sono le condizioni che producono variazioni sugli elementi climatici.
Bunlardan cahil şehrin halkı gerçek mutluluğu ne tanır ne de düşünür.Di famiglie nobili nemmeno pensarci.
Engizisyoncular bu yolla tüm insanların mutluluğunu sağladıklarını savunurlar.La polizia cerca di capire chi possa aver tratto beneficio dalla morte di tutte queste persone.
Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum.La felicità che mi era sempre stata negata, avevo il diritto di viverla quella felicità.
Başkalarının mutluluğu yakalaması için uğraşırken, kendi yalnızlığını sorgulamaya başlar.Si curano solo della propria felicità, cibandosi delle disgrazie altrui.
Para mutluluğu satın almaz.Счастье за деньги не купишь.
Mutluluğu temsil eder.Оно приносит счастье.
Ayrıca şunu yazdı: "Mutluluğumun özü başkalarının mutluluğu için savaşıyor, garip".В частности, она отмечала: Содержание моего счастья — борьба за счастье других.
Bu oyunda hiç mutluluğun var olmayacağını söyler ve oyun biter.И почему ей так хочется, чтобы эта игра никогда не заканчивалась?
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Путь к совершенной радости.
""Gerçek mutluluğu bu karakterle tanıdım"".Я действительно влюбился в этого персонажа».
Devlet, vatandaşın refah ve mutluluğunu amaçlar.Государство должно заботиться об интересах и счастье народа.
Engizisyoncular bu yolla tüm insanların mutluluğunu sağladıklarını savunurlar.Такие существа с радостью способствуют распространению зла.
Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin.В тот момент у меня наступила наивысшая степень радости.
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Подростки также понимают, что основа счастья не снижается.
GENÇLERİMİZE BİZE BU MUTLULUĞU YAŞATTIKLARI İÇİN HEPSİNE TEŞEKKÜR EDERİZ.Передайте всем участникам этого славного дела мою сердечную благодарность.
Sitede herkes onun mutluluğuna hayrandır.Её все обожают за кавайность.
Birinin derdi hepsinin derdi, birinin mutluluğu hepsinin mutluluğudur.Если радость на всех одна, На всех и беда одна.
Hilâldeki yeşil renk, huzur ve mutluluğu temsil etmektedir.Жёлтый цвет иногда символизирует счастье и покой.
Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum.جل ما أريد قوله هو أنني أدين لك بسعادتي.
Mutluluğun subjektif ve ölçülmesi zor olması sebebiyle genellikle diğer verilere daha çok önem verilir.إلا أنه ولأن السعادة موضوعية ومن الصعب قياسها، فقد أُعطيت المعايير الأخرى الأولوية.
GENÇLERİMİZE BİZE BU MUTLULUĞU YAŞATTIKLARI İÇİN HEPSİNE TEŞEKKÜR EDERİZ.ومن أجل هذا الوطن العزيز علينا جميعًا.
Mutluluğun yılıydı.يوم السعادة العالمي.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.الطريق الجادة في نيل السعادة.
Gerçek mutluluğu nasıl bulabilirsiniz?كيف تدل المعجزة على صدق الآتي بها؟.
Gerçek mutluluğu nasıl bulabilirsiniz?De que modo se obtém a felicidade?
Iglésias, iki insanın sevgide olan mutluluğunu anlatıyor - "hafifçe utangaç" diye güzel.Iglésias descreve a felicidade de duas pessoas apaixonadas - ele "um pouco tímido" e ela bonita.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.A abolição da religião enquanto felicidade ilusória dos homens é a exigência da sua felicidade real.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Em seguida, é possível fazer o trecho que vai até a Ponta da Felicidade.
Mutluluğun 33 Anı, Piter’deki Almanların Maceraları kitabını yazabilmek için altı ay St. Petersburg’da kaldı.Página 45 Livro de Memórias em Comemoração dos 100 Anos da Imigração Alemã no Estado de Santa Catarina.
Sitede herkes onun mutluluğuna hayrandır.A cachaça é apreciada por todos.